Teşekkür

Bildiğiniz gibi 16 Kasım Pazar günü, 33. İstanbul Uluslararası Kitap Fuarında Carpe Diem standında imzam vardı. Allah’ım böyle yazınca ne kadar havalı duruyor yaa. ;)

İmzaya gelen olmazsa yayıncıya rezil olmayayım diye kendi ekibimi yanımda götürdüm. Anam, babam, kayınbabam, kocam, benim bebeler, büyük bacım, eniştem, küçük bacım, ortanca kaynım, eltim, küçük kaynım, eski ev arkadaşım ve kadim dostum Saliha, sevgili komşum Ayşe… (Bu kadar kişi bir aradayken keşke oğlanın sünnetini yapıp aradan çıkarsaydım, tüh hiç aklıma gelmedi. ;) )

Pinterest

Kedicik

Kedileri çok severim. Çocukluğumu bir silkelesem şuraya düzinelerce kedi hikâyesi sıralayabilirim. Ama bugün konuyla en alakalı olanını anlatacağım. ;)

Benim de hemen hemen her çocuk gibi çocukluğum, “Anneaaaaa eve kedi alalııııımmm” yakarışıyla geçti; annemin de annelik hayatının büyük bir bölümü hemen hemen her anne gibi “Evime kedi sokmaaaaam. Evlenince evine alırsın kediyiiiiii” nidasıyla.

Pinterest

Dua dua, eller karıncalanmış…

Yıllar önceydi. Üniversiteye hazırlanıyordum. Sahaflardan ikinci el test kitapları aldım. Bir gün kitapların birinin içinden bir kâğıt parçası çıktı. Kurşun kalemle yazılmıştı. Belli ki kitabın ilk sahibi koymuş arasına. Satarken de görmemiş herhalde. Yazıyı okudum, üç aşağı beş yukarı şöyleydi: “Allah’ım, iyi bir üniversiteyi kazanmamı nasip et. Bana hayırlı bir koca nasip et. İstediğim puanı alayım. Lütfen zengin bir kocam olsun. Çok ders çalıştım, lütfen boşa gitmesin. Kocamın evi olsun, son model arabası olsun. Sınavımda kolaylıklar nasip et. Allah’ım lütfen kocam zengin olsun. Kendi işi olsun. Ailesi de iyi olsun. Onlar da zengin olsun. Üniversiteyi kazanamazsam çok üzülürüm, lütfen kazanayım. Kocamla çok mutlu olayım. Lütfen Allah’ım lütfen lütfen, iyi bir bölüme gireyim, sonra da iyi bir kocam olsun. Zengin. AAAMİİİİİİNNNNNN!”

Pinterest

Ebeveyn canavarı

Anlatmıştım ya, ben küçükken çok çalışkan bir öğrenciydim. Tamamen kendi isteğimle, çok da severek çalışırdım. Notlarım hep yüksek gelirdi. Ama gel gör ki notumu babama hiç beğendiremezdim. 4 alsam “Niye 5 değil,” derdi. 5 alsam, “Kaç üzerinden?” diye sorardı. 85′ten 5, 5 sayılmaz. 90 olursa yeni soru: “Kaç kişi daha 5 aldı?” Tek değilsem ayvayı yedik. “Onlar kaç üzerinden aldı?” Lan 100 al, yine mutlu olmaz babam. Kaç kişi yüz aldı? ALAN YOK, Bİ BEN ALDIM ALOOOO! “Hadi bakalım, inşallah öbür sınavlarda düşürmezsin!” PES!

Pinterest

Sorgu sual

Küçükken çok çenesi düşük bir kızdım. Beş saat okula giderdim, gelir on beş saat neler yaptığımı anlatırdım. “Bugün okulda ne yaptınız?” düğmeme basıldı mı susmak bilmezdim. Şu şunu demiş, bu bunu demiş, şu olmuş, bu olmuş… Çürük çeneydi adım. Anam değil de babam beni çok dinlerdi. Bir de sorardı ha, şu noldu, bu noldu diye… Ooooh nasıl aşka gelirdim ben de. Dinleyen de var, anlat dur.

Pinterest