Travmaya gel!

Geçen hafta tatile gittik. Tatilin son günü epey rüzgar vardı. Bebeler denizin kenarında oynuyor. Ben de hemen ileride uyukluyorum. Çocukların simitleri yanımda. Üç yıldır kullandıkları simitleri. Uçmasın diye kendininkinin üzerine havlu atmış oğlan. Rüzgar havluyu da uçurur mu acaba diye düşündüm. Kalkıp daha güvenli hale getirsem mi? Amaan dedim ya, her şeye pimpirik pimpirik. Bir rahat vermiyorum kendime sürekli düşünüp durmaktan. Uçacağı varsa da uçsun, tatilin son günü zaten. Az sonra yola çıkacağız. Tabi bir simitin hayatımızı ne denli zehir edebileceği aklımın ucundan geçmemişti!

Pinterest

Ev alma, asansör al! – 2. Bölüm

 

(Pek bi acıklı ilk bölüm için tıklayınız.)

Geçenlerde kocam geldi, “Harika bir ev buldum!” dedi. Yoo ev falan aramıyoruz. Ama benim adam böyle işte. En son bu evi, ekmek almaya çıktığında almıştı. Hiç unutmuyorum Pazar günüydü. Bebelerle kahvaltı yapacağız. İki yaşındalar. Ekmek almaya çıktı. Bakkalla benim evim arası 1, hadi bilemedin 1.5 dk yürüme mesafesi. Geliş gidiş 5 dakikayı geçmez. Ama dakikalar geçti adam yok piyasada. Dedim ki fırına yürüdü herhalde. Saat oldu yine yok. Endişelendim. Telefonu da yok yanında. En sonunda geldi şükür. Ama ekmek yok elinde! “Harika bir ev buldum!” dedi. İyi de biz ev falan aramıyoruz ki! Sonuç: Taşındık! Gerçi iyi de oldu. 1. kattayım. En azından asansör çilem bitti. Yani en azından şimdilik. 😉

Pinterest

Tü… tü… tüccarlarıma!

Bu aralar bebeler tek başlarına dışarı çıkıyor. Anlatmıştım ya çektiklerimi. Şimdi bir nebze daha iyiler. Sürekli zırt pırt zil devam tabi. Yok çişim geldi, yok bisikleti çıkar, yok  bilmem kim bilmem naaptı… Ama ara sıra seslerinin kesildiği de oluyor. İşte o zaman da rahat edeceğime ben panikliyorum, nereye gittiler, ne halt ediyorlar diye. Hemen cama düşüyorum. Gördüysem ne âlâ. Göremediysem çığrınıyorum. Cevap gelirse ne âlâ. Cevap yoksa komşuya geçiyorum, bir de onun cephesinden bakmaya. Gördüysem ne âlâ. Göremediysem yine çığrınıyorum. Cevap gelirse ne âlâ. Cevap yoksa paldır küldür üzerime bir şeyler takıp sokağa atlıyorum. İşte yine böyle elime geçeni üstüme geçirip sokağa fırladığım bir günde şok şok şok yaşadım!

Pinterest

Son çıkış

15 Temmuz güzel başlamıştı benim için. Çocuklarla dışarı çıkmıştım. İndirimde acayip kelepir kitaplar buldum. İki koca torbayla eve geldim. Tek hedefim bebeleri yatağa basıp kitapların başına geçebilmekti. Her şeyin bir anda böylesine tepetakla olabileceğini nereden bileyim?

Pinterest

Hediye

Küçükken kapıdan kim girse eline yapışırdık “Bize ne getirdin” diye. Iyy. En gıcık olduğum çocuk davranışı. Ankara’dan rahmetli dedem gelirdi. Daha kapıda adamı görürüz, hoş geldin falan yok; “Dedeeee bize ne aldııınnn??” “Hay gızım, hele bir içeri girelim, soluklanalım” derdi dedem. O valiz açılana kadar heyecanla etrafında döner dururduk. Hey gidi!

Pinterest