Ev Opis

On seneden az biraz fazla zamandır evden çalışıyorum. Mütercim-tercümanlık mezunuyum. Gerçi bölümü seçerken hayalim çok farklıydı. Tercüman olup dünyayı gezecektim sözde ama en sonunda kendimi mütercim olup iki metre karelik odada çeviri yaparken buldum.

Aslında iki metre karelik odaya tıkılmadan önce dışarıda çalışmak için çeşitli denemelerim oldu. Evlenince merkeze uzak bir yere taşınmıştım, evet, ama işe uzağız diye eve mi tıkılalım?

İlk iş görüşmesine üç otobüsle gidip ikinci iş görüşmesi sonrasında eve dönerken yolda kaybolunca merkezde iş fikrinden hızla uzaklaştım. En iyisi evime yakın bir yer bulmaktı. Buldum da! İnternetteki ilana göre yakınlarımda bir çeviri bürosu çevirmen arıyordu. Bir minibüslük yol. E harika!

Pinterest

Madam Secce – 10. Bölüm – Ne oldu lan bu bebeye, Madam Montessori açıklasın!

Malumunuz bebeler daha el kadarken Madam Montessori’ye abone oldum, bebelerimi öğretileri doğrultusunda yetiştirdim. (İnanmayanlar bakınız efendim: Daha önceki madam yazılarım: 123, 45, 6, 7, 8, 9) Madamın vaadine göre onun metodu uygulanırsa bebeler kısa sürede kendi işlerini kendileri görmeye başlayacaklar, anaları da eline çayını kayfesini alıp tivit atacak, IG’de resim bakacak, feyste eş dostla lak lak edecekti. Nerdeeee! Madama uydum rezil oldum. Kız iyi, hadi hakkını yemeyeyim, Allah için ona bir şey diyemem de, oğlan tam bir Mösyö Dana. Madamlık falan sökmüyor valla!

Pinterest

Konya Ziyareti

Geçen hafta Büyükbayram Ortaokulu’nun davetlisi olarak Konya’daydım. İstanbul içinde okullara gittiğim oldu ama okul gezisi için şehir dışına ilk kez çıktım. Heyecan birkaç gün önceden başladı!

Çantamı koluma takıp kapıdan çıktığım günler çok geride kaldı tabi. Artık hareket edebilmek için büyük organizasyonlar yapmam gerekiyor. (Anahtar kelimeler: Bebeler – yarım gün okul – anneanne – büyük teyze – küçük teyze – dede) Plan şuydu: Perşembe bebeleri okuldan alınca Anaevi Dinlenme Tesislerine  kapak atacağım. Onlar oradayken bacımla başka bir işim var onu halledeceğim. (Yakında çıkar kokusu 😉 ) Geri döneceğim. Gece tesiste kalacağım. Sabah babam beni havaalanına atacak. Bebeler o gün anamda kalacak. Ben sabah gidip gece döneceğim. Şahane plan! Ama yine tutmadı tabi. 😉

Pinterest

Bahar temizliği…

Bu aralar çok yazamadığımın farkındayım. İş yetiştirdiğimi düşünüyorsunuz, değil mi? Aslında evet, bu ara epey iş teslim ettim. Rüya Postacısı’nın üçüncü kitabı çizer ablasının elinde. Ayrıca yeni bir seriye başladım. Onun ilk kitabının resimleri çiziliyor. Başka yerlere de bir iki yazım vardı. Sürprizler yolda. 😉 Şubat tatilinden önce elimdeki her işi teslim etmeye çalıştım. E tatil, çocuklar evde, birlikte takılacağız, işin ne işi var? Peki Şubat tatilinden beri ne yapıyorum da bloga uğrayamıyorum? Var ya hiç tahmin etmeyeceğiz işler peşindeydim! 😉

Pinterest

Gürültü Kirliliği

Ağabeyimle benim aram bir buçuk yaş. Tahmin edeceğiniz gibi büyürken anamı delirtmişiz. Annem hep der ki “(Siz küçükken) Güneş batarken tüylerim diken diken olurdu.” Yok canım, gece kurt kadına falan dönüşmüyormuş. Ya da ben öyle umuyorum. 😉 Sabaha kadar ağabeyimle konser vereceğiz ya ondan strese giriyormuş kadıncağız. Hay Allah. 😉

Malumunuz, benim bebelerim de hiç uyumadan büyüdüler. Yine de Allah biliyor ya, hiç bir zaman gece olacak diye korkmadım. Bilakis güneş batarken pek bir sevinirdim! Olur ya belki o gece uyurlardı! Hiç uyumadılar ama ben ümit etmeye devam ettim. Çocuklar büyürken bir daha hiç bu kadar zorlanmam diye düşünüyordum fakat yanılmışım. Allah beterinden korusun ama itiraf edeyim ki okulun ilk dönemi ödev saati gelecek diye tüylerimin diken diken olduğu, stresten başımın kesintisiz ağrıdığı doğrudur!

Pinterest