Kezban Paris’te. Şey Aman Secce Kuzu İtalya’da ;) – 2. Bölüm

Ay kaç gündür yazının başına geçeceğim diye uğraşıp durdum, bilgisayarı bile bir türlü açamadım. Cumartesi misafirim vardı. Pazar bebeleri gezmeye götürdüm. Pazartesi ulusal temizlik günü. Salı 23 Nisan töreni. Nihayet Çarşamba. O da çarşafa dolanmak üzere. TEOG dolayısıyla bebeler başımda! Saat 12 olmuş hâlâ tek cümle yazamadım. Önceden iki bebekle nasıl yazı yazıyordum acaba?

Baktım olacak gibi değil, bebelerden birini komşuya ötekini de sokağa saldım. Onlar gelmeden acilen yazıyı girmeliyim. (Komşuya giden 3. dakikada ağlayarak döndü. Neyse sessize aldım bebeyi, içeride oynuyor. 😉 )

En son ne yazmışım bakalım:

“Ertesi sabah havaalanına gittiğimizde hâlâ en büyük boy aksiliğin olup Evropa seyahatimin suya düşmemesine hayret ediyordum. Meğer kader asıl olayı İtalya’ya saklamış da haberim yokmuş!”

Pinterest

Kezban Paris’te. Şey Aman Secce Kuzu İtalya’da ;) – 1. Bölüm

Öncelikle bu yazıyı yazma şansı verdiği için Allah’a hamd ederim. Şükürler olsun ki bu sayede artık bazı şeyleri rahatça ispatlayabileceğim! Anacım, bir kere adım çıkmış uydurukçu, abartıcı diye. Ne anlatsam “Puhahahha amma da abartıyorsun!” “Zaten hep senin başına gelir böyle şeyler!” “Ay yok artık!”

YALAN MI SÖYLÜYORUZ ALOOOO?

Geçen bir kaç arkadaşla çatır çatır WhatzApp’ta çene yapıyoruz, bacım dedi ki “Ablamla aynı otobüse bineriz, o macera yaşamış olarak iner.” Herkes de tabi dalga geçti, “Secce pireyi deve yapıyor, ormana girip karınca görse aslan gördüm diye anlatır…” Bacım dedi ki “Anlamıyorsunuz, ablam ormana girse ayıyla karşılaşır!”

Ay şükür bir anlayan çıktı halimden. Bugün şimdi huzurlarınızda aslında benim abartan taraf olmadığımı, bilakis hikâyedeki olay örgüsünün beni görünce abarttığını ispatlayacağım!

Pinterest

Macera Dolu Amerika ;)

İlkokula gidiyordum. Kaçıncı sınıftı acaba? 2 olabilir. Üç kardeştik o zaman. Sonuncusu teşrif etmemişti henüz. Benden bir buçuk yaş büyük ağabeyim, dört buçuk yaş küçük kız kardeşim. Babam işi için Amerika’ya gitmişti. Annem üçümüzle tek başına bol miktarda sinir krizi geçiriyordu. Sonra bir gün anneannemler bize geldi. Annem valizini alıp hooop Amerika’ya uçtu. Hava değişimine. Bir ay bize anneannemler baktı.

Pinterest

WhatzApp Veli Grupları

Ben öğrenciyken anne babamın okuluma geldiğini hiç hatırlamıyorum. Bırakın arkadaşlarımı tanımayı, öğretmenimin adını bile bilmezlerdi. Öyle ki ben dördüncü sınıfa giderken babam öğretmenim için kitap ciltletmiş, üzerine de öğretmenimin Zübeyde Bostan olan adını Sümeyye Baston olarak yazdırmaya kalkmıştı da son anda durumu kurtarmıştım.

Ödevlerimizden hele hiç haberleri olmazdı. Okulun ilk günü elimize alınacaklar listesi verilir, onları tamamladılar mı anne babanın okulla ilgisi kesilirdi. İşte olursa yılda bir, en fazla iki Pazar üşenmeyip yataktan kalkarlarsa veli toplantımıza gidilirdi. O kadar!

Ama şimdi böyle mi, Allah aşkına? Artık çocuklar değil veliler okullu! Eve gelen ödev bile “Sayın Velilerim, bugünkü ödeviniz…” diye başlıyor. Çocuğunuzu okutun, dikte ettirin, saydırın…

Hadi bunlar yine neyse. Çocuk bizim çocuğumuz, atacak değiliz; okuturuz, yazdırırız, amenna. Ama bir de bizi hiç ilgilendirmeyen şeyler var. Mesela o gün kim ateşli okula gelmeyecek, kimin ishali henüz kesilmedi, kim ödevini yapmadı, kim defterini evde unuttu, beslenmesini açmadan eve getiren kim… Kısacası sınıfta olan biten ne varsa artık gündemimizde! Nasıl mı? Tabi ki WhatApp veli grupları sayesinde!

Pinterest

Ev Opis

On seneden az biraz fazla zamandır evden çalışıyorum. Mütercim-tercümanlık mezunuyum. Gerçi bölümü seçerken hayalim çok farklıydı. Tercüman olup dünyayı gezecektim sözde ama en sonunda kendimi mütercim olup iki metre karelik odada çeviri yaparken buldum.

Aslında iki metre karelik odaya tıkılmadan önce dışarıda çalışmak için çeşitli denemelerim oldu. Evlenince merkeze uzak bir yere taşınmıştım, evet, ama işe uzağız diye eve mi tıkılalım?

İlk iş görüşmesine üç otobüsle gidip ikinci iş görüşmesi sonrasında eve dönerken yolda kaybolunca merkezde iş fikrinden hızla uzaklaştım. En iyisi evime yakın bir yer bulmaktı. Buldum da! İnternetteki ilana göre yakınlarımda bir çeviri bürosu çevirmen arıyordu. Bir minibüslük yol. E harika!

Pinterest