Konya Ziyareti

Geçen hafta Büyükbayram Ortaokulu’nun davetlisi olarak Konya’daydım. İstanbul içinde okullara gittiğim oldu ama okul gezisi için şehir dışına ilk kez çıktım. Heyecan birkaç gün önceden başladı!

Çantamı koluma takıp kapıdan çıktığım günler çok geride kaldı tabi. Artık hareket edebilmek için büyük organizasyonlar yapmam gerekiyor. (Anahtar kelimeler: Bebeler – yarım gün okul – anneanne – büyük teyze – küçük teyze – dede) Plan şuydu: Perşembe bebeleri okuldan alınca Anaevi Dinlenme Tesislerine  kapak atacağım. Onlar oradayken bacımla başka bir işim var onu halledeceğim. (Yakında çıkar kokusu 😉 ) Geri döneceğim. Gece tesiste kalacağım. Sabah babam beni havaalanına atacak. Bebeler o gün anamda kalacak. Ben sabah gidip gece döneceğim. Şahane plan! Ama yine tutmadı tabi. 😉

Pinterest

Bahar temizliği…

Bu aralar çok yazamadığımın farkındayım. İş yetiştirdiğimi düşünüyorsunuz, değil mi? Aslında evet, bu ara epey iş teslim ettim. Rüya Postacısı’nın üçüncü kitabı çizer ablasının elinde. Ayrıca yeni bir seriye başladım. Onun ilk kitabının resimleri çiziliyor. Başka yerlere de bir iki yazım vardı. Sürprizler yolda. 😉 Şubat tatilinden önce elimdeki her işi teslim etmeye çalıştım. E tatil, çocuklar evde, birlikte takılacağız, işin ne işi var? Peki Şubat tatilinden beri ne yapıyorum da bloga uğrayamıyorum? Var ya hiç tahmin etmeyeceğiz işler peşindeydim! 😉

Pinterest

Gürültü Kirliliği

Ağabeyimle benim aram bir buçuk yaş. Tahmin edeceğiniz gibi büyürken anamı delirtmişiz. Annem hep der ki “(Siz küçükken) Güneş batarken tüylerim diken diken olurdu.” Yok canım, gece kurt kadına falan dönüşmüyormuş. Ya da ben öyle umuyorum. 😉 Sabaha kadar ağabeyimle konser vereceğiz ya ondan strese giriyormuş kadıncağız. Hay Allah. 😉

Malumunuz, benim bebelerim de hiç uyumadan büyüdüler. Yine de Allah biliyor ya, hiç bir zaman gece olacak diye korkmadım. Bilakis güneş batarken pek bir sevinirdim! Olur ya belki o gece uyurlardı! Hiç uyumadılar ama ben ümit etmeye devam ettim. Çocuklar büyürken bir daha hiç bu kadar zorlanmam diye düşünüyordum fakat yanılmışım. Allah beterinden korusun ama itiraf edeyim ki okulun ilk dönemi ödev saati gelecek diye tüylerimin diken diken olduğu, stresten başımın kesintisiz ağrıdığı doğrudur!

Pinterest

Karne Yarışması Birincisi

Günlerdir bir türlü bloguma girip karne sayımı yapamadım. :/

İşin aslı ikinci dönem bizi çok fena vurdu. Ben artık okumayı söktükleri için her şey kolaylaşacak diye düşünürken pazartesiden beri gelen ödevlerle gözlerim pörtlemiş halde dolaşıyorum. Oku, yaz, işlem yap, say, soruları cevapla…

YAV BU ÇOCUKLAR DAHA ALTI BUÇUK YAŞINDA!

AYRICA BENİM DE OTUZ ALTIMA GİRMEME DAHA KOSKOCA İKİ GÜN VAR!

YAZIK DEĞİL Mİ BİZE?

:(

Pinterest

Bir anne neye kızar, neye kızmaz?

Küçükken, bir kış günü, benden 4 yaş küçük kardeşimle karda oynuyorduk. Herhalde o 4 -5 yaşında; ben de 8-9 yaşındayım. Buzlu bir yer vardı, orada birbirimizi çekerek kayıyoruz. Ben onu çektim. Sonra da onun beni çekmesi için yere çömeldim. Arkasını dönüp iki elimden tuttu. Beni çekeyim derken ayağı kaydı, paat yere kapaklandı. Elleri bende olduğu için yüzünü koruyamadı, hızla yere çarptı. Yerden bir kalktı ki burnundan acayip bir kan akıyor. Burnu kırıldı sandım. Peki ne yaptım? Annem kızar diye kardeşimi eve götürmek yerine evde annesinin olmadığını bildiğim bir arkadaşıma götürdüm!

Pinterest