Karne Yarışması Birincisi

Günlerdir bir türlü bloguma girip karne sayımı yapamadım. :/

İşin aslı ikinci dönem bizi çok fena vurdu. Ben artık okumayı söktükleri için her şey kolaylaşacak diye düşünürken pazartesiden beri gelen ödevlerle gözlerim pörtlemiş halde dolaşıyorum. Oku, yaz, işlem yap, say, soruları cevapla…

YAV BU ÇOCUKLAR DAHA ALTI BUÇUK YAŞINDA!

AYRICA BENİM DE OTUZ ALTIMA GİRMEME DAHA KOSKOCA İKİ GÜN VAR!

YAZIK DEĞİL Mİ BİZE?

:(

Pinterest

Bir anne neye kızar, neye kızmaz?

Küçükken, bir kış günü, benden 4 yaş küçük kardeşimle karda oynuyorduk. Herhalde o 4 -5 yaşında; ben de 8-9 yaşındayım. Buzlu bir yer vardı, orada birbirimizi çekerek kayıyoruz. Ben onu çektim. Sonra da onun beni çekmesi için yere çömeldim. Arkasını dönüp iki elimden tuttu. Beni çekeyim derken ayağı kaydı, paat yere kapaklandı. Elleri bende olduğu için yüzünü koruyamadı, hızla yere çarptı. Yerden bir kalktı ki burnundan acayip bir kan akıyor. Burnu kırıldı sandım. Peki ne yaptım? Annem kızar diye kardeşimi eve götürmek yerine evde annesinin olmadığını bildiğim bir arkadaşıma götürdüm!

Pinterest

Yarışma: Akdeniz Karadeniz, Karnemizi İsteriz!

Şu yaşıma geldim, hâlâ Akdenizle Karadeniz’in karneyle olan bağlantısını kuramadım. 😉 Gerçi artık tedavülden kalkmış bu tezahürat sanırım. Bebelere sordum, “Akdeniz, Karadeniz diyor musunuz karne almadan?” diye. “Yoo, sırada oturup bekliyoruz,” dediler. Hayret! Halbuki her şey parti havasında gerçekleşiyor bu dönemde. Hep sorduğum soruyu sorayım, acaba bu bebelerin düğünü nasıl olacak?

Pinterest

Biraz panik lütfen!

Ben çok panik bir insanım. En ufak şeyde elim ayağım tutuşur. Yıllar önce, sanırım üniversiteye gidiyordum, bir arkadaşıma gittim. Onun da küçük bir kardeşi vardı. İlkokula giden. Biz çene yaparken küçük kız içeride ağladı mı ne oldu, ablası yanına gitti. Kardeşini alıp biraz telaşla yanıma geldi, bana “Kardeşime tığ batmış, annem görmesin panik olur, yardım et de çıkaralım” dedi. O an küçük kıza bir baktım ki yanağında tığ sallanıyor. Nasıl fena oldum “Amaaaannn Allah gözünü korumuuuuş, ya gözüne bataydıııı, nasıl çıkacak buuuu, ucu da çengelliiii, gitti güzelim yanaaak, eyvahlar olsuuuun” tarzında panikle öyle ciyakladım ki yanıma geldiğinde ağlamayan bebe höykürerek ağlamaya başladı, anası içeriden atlayıp geldi, beni “gittii gittiii gitti kız gittiiii” diye bağırırken görünce fenalaştı, o fenalaşınca ben daha çok fenalaştım, ayıldık bayıldık, kız yerleri yırttı, derken ablası becerdi tığı kardeşinin yanağından çıkardı, sonra da beni sakinleştirdiler. Höh ne gündü be!

Pinterest

Yeni yıl, yeni program

Kendimi bildim bileli acayip programlı bir insanımdır. Hep önceden planlayıp yazarım, şu yapılacak, bu yapılacak diye. Hatta o kadar çok şey yazarım ki altından kalkamam, bu sefer de kendimi suçlar dururum, vay yapamadım, vay boşa harcadım vaktimi, vay benden bir cacık olmaaaz… Zamanında terapiye gittiydim de terapist iyi de niye bu kadar yüklü bir program yapıp sonra kendini kötü hissediyorsun dedi. Ay sağ olsun dedi de kendime geldim. Daha insani programlar hazırlamaya başladım kendime.

Çocuklar doğduğunda bile program yazmaya devam ediyordum. Yok şu kadar kitap okunacak, yok şunlar izlenecek, şunlar yapılacak… Sonra bir ara baktım, kafayı çizeceğim, kâğıdı kalemi kaldırdım ortadan. Gün ne getirirse o kadarını yaşamaya karar verdim. Zaten yeterince yorgundum. Olduğu kadar amaaannn.

Pinterest