Tag Archives: anne olmak

Cool anne

Bir arkadaşım vardı. Cırıl cırıl sürekli bebelerine bağırırdı. Ne zaman onlara gitsem kafam tutar, üç gün yatardım. 2-3 yaş aralı üç çocuğu vardı. Bir ona bağırırdı, bir buna, bir de ötekine. Büyük kız okula gidince öğretmeni “Siz buna evde çok mu bağırıyorsunuz?” demiş. Benim arkadaş utanmış, “Nereden anladınız?” demiş, “E bağırmadan hiçbir şey yapmıyor ki,” demiş. Sahiden de ismini normal söyleyince çocuklar tepki vermiyordu. Bağırınca kafalarını kaldırıyor, ama yine de denileni yapmıyor, canhıraş bir feryat sonrası uflaya puflaya denileni yapmaya yöneliyorlardı. Aman ne kınadıydım o arkadaşı! Bugünleri önceden görsem hiç kınar mıydım sanki!

Pinterest

Anamın kızı

Yaşım otuzu geçti. Bebe sayım anamınkinin yarısına ulaştı. Bakıyorum da kendime, ne kadar çok benzemeye başladım anneme. Hani insan hep anasını babasını eleştirir, onlar gibi olmayacağını iddia eder ya. Yok, kardeşim, yok, dönüp dolaşıp anan baban gibi oluyorsun. Bak bana, şimdiden ne çok benziyorum anneme. Çocuklarım büyüdükçe inanıyorum bu benzerlik daha da artacak. Hatta bir süre sonra aynı annem olup çıkacağım yahu.

Pinterest

Yavrularımsız asla!

Her ailede öyle midir bilmiyorum ama ben bebeleri olmadan içine hiçbir şey sinmeyen insanların olduğu bir aileden geliyorum. Anneannemle dedem vakti zamanında on dört saatlik yoldan bizi görmeye geliyorlardı. Otobüs yolculuğu, yolluksuz olur mu? Anneannem hazırlamış bir şeyler. Teyzem de iki meyve suyuyla iki tane de muz koymuş çantalarına. Bizim tontonlar birer muzu, birer meyve suyunu paylaşmış, diğer bir meyve suyuyla, muzu bize getirmişler. Torunları yemeden içlerine sinmemiş. “İlahi anne” dedi annem, “Siz yeseydiniz ya.” “Olsun gadanı aldığım,” dedi anneannem. “Biz yiyip de büyüyecek miyiz bu saatten sonra. Çocuklar yesin.”

Pinterest

Besledik büyüttük danaları, tanımaz oldular analarını

Şu insan yavrularının malları ne kadar kıymetli oluyor yahu. Bizimkiler iki yaşına yaklaştıkça bir bencillik çıkardılar ortaya. Gördükleri ne varsa kapışır oldular. Önceden ağzına verdiğimi çıkarıp kardeşinin ağzına vermeden rahat edemeyen bebeler, şimdi birbirlerinin ağzından ne bulurlarsa alıyorlar. Daha “benim” demeyi beceremiyorlar. Kendi isimlerini söylüyorlar. Mesela oğlanın çorabını kıza giydirdiysem, oğlan deliriyor. “Ahmiiiii” diye çorabı göstererek bağırıyor. Çıkarttırmadan hayatta susmuyor. Kız da ondan geri kalmaz hani. Geçen oğlanın omzundan görmüş badisini. “Mekkiii” diye tutturdu. Oğlanın önce tulumunu, sonra pijamalarını çıkarıp kızı badisine kavuşturdum.  Yoksa gece boyu bağırırdı.

Pinterest

Süperim süperim süperiiiiiiimmmm

Yirmili yaşlarımın başında bir bebek bakmıştım. Kırk günlükken bakmaya başladım, yanılmıyorsam on-on bir aylıkken bıraktım. Çok tatlı bir bebekti. Çok sevmiştim. Çok da usluydu Allah için. Gazı sazı yoktu. Uyku problemi yoktu. Tek sorun, annesinin sütü fazla yarıyordu, tombalağın tekiydi. Taşıması çok zor oluyordu. O bebek benim ilk bebek tecrübemdi. Gerçi aradan zaman geçince –hani anneler hep der ya- küçük bebek bakmayı unutmuşum. Gerçekten de bebek bakımıyla ilgili pek bir şey hatırlamıyordum. Ama taa o zaman öyle bir şey öğrenmişim ki aklımdan hiç çıkmadı, çıkacağını da sanmıyorum.

Pinterest