Tag Archives: ikiz bakımı

Babalara rehber – 2. Bölüm: Gece rutiniyle ilgili bilinmesi gerekenler

Allah biliyor ya şuraya koyduğum yazılardan en çok reytingi Babalara Rehber’in 1. Bölümüyle aldım. (Blogda link verip maviye boyamanın, siz basınca da o yazının çıkmasının nasıl sağlandığını henüz bilmiyorum. Şu an öğrenme şansım da yok. Bebelerim kapıyı tırmalıyor. Bir an önce yazıyı bitirmem lazım. O yüzden okumayanlar varsa ya da bir kez daha okumak isteyen olursa ya da bakıp “Şu yazı mıymış hmm” diyecekler varsa bir zahmet eski püskü yazılarım arasından bulsunlar, anacım.) Parantezi kapatıp kaldığım yere dönecek olursam, efendim, babalara akşam rutiniyle ilgili yazdığım yazıya ilgi büyüktü. Demek ki ortada kanayan bir yara var. Ben de bugün lıkır lıkır kanamakta olan bu yaraya biraz daha parmak basıp babaları gece rutiniyle ilgili  aydınlatmak istedim. Artık çıktısını alır adamın gözüne mi sokarsınız, buzdolabına mı asarsınız, fwd mi yaparsınız, feysine mi koyarsınız, tivitırdan mı yuvarlarsınız, size kalmış hanımlar. Çemkirmesi benden, ulaştırması sizden.

Pinterest

İkizlerle hafta sonu yapılabilecek kapsamlı bir geri zekâlılık örneği: Bebek arabasız AVM’ye gitmek!

Aşağıdaki geri zekâlılık örneklerinin hepsi tek tek ve sırasıyla geçen Pazar günü tarafımdan denenmiş olup kesinlikle denenmesi tavsiye edilmez. Ama yok illâ ben de yapacağım diyorsanız da siz bilirsiniz. Benden günah gitti.

Pinterest

Aylar sonra gelen mutluluk

Hahahaha bugün çok mutluyum. Güne inanılmaz bir başlangıç yaptım. Ağzım kulaklarımda. Gönlüm ferah. Yüzüm gülüyor. Keyfim yerinde. Neşem de yerinde. Çok şen şakrakım. Hatta neredeyse zil takıp oynayacağım. (Hmm durumla ilgili ilk aklıma gelen deyimler bunlar.) Peki niye mi bu kadar mutluyum? Çünkü uyudum. U-YU-DUM. Uyudum. Uyudum. Uyudum. Uyudum. Uyudum. Hem de yılın en uzun gecesinde. Allah’ım bundan güzel bir şey olabilir mi? Gerçi benim uyumam birçok şeyin ters gitmesine, planın bozulmasına sebep oldu. Niye mi? Durun en başından başlayayım.

Pinterest

Süperim süperim süperiiiiiiimmmm

Yirmili yaşlarımın başında bir bebek bakmıştım. Kırk günlükken bakmaya başladım, yanılmıyorsam on-on bir aylıkken bıraktım. Çok tatlı bir bebekti. Çok sevmiştim. Çok da usluydu Allah için. Gazı sazı yoktu. Uyku problemi yoktu. Tek sorun, annesinin sütü fazla yarıyordu, tombalağın tekiydi. Taşıması çok zor oluyordu. O bebek benim ilk bebek tecrübemdi. Gerçi aradan zaman geçince –hani anneler hep der ya- küçük bebek bakmayı unutmuşum. Gerçekten de bebek bakımıyla ilgili pek bir şey hatırlamıyordum. Ama taa o zaman öyle bir şey öğrenmişim ki aklımdan hiç çıkmadı, çıkacağını da sanmıyorum.

Pinterest

İkiz arabaları üzerine

Anne olmanın en güzel yanlarından biri de bebekler için alışveriş yapmak herhalde. Ben de her hevesli anne gibi daha bebelerim doğmadan donlarını biçmek üzere kollarımı sıvadım. Neler lazım olur, neler lüzumsuz, nasıl tercihler yapmalıyım… diye uzun uzadıya yaptığım araştırmalar sonunda Alınmazlarsa Olmaz adını verdiğim upuzun bir listeyle kocamın karşısına çıktım. Listeyi görünce kocamın gözleri dışına fırladı. İnceden inceye listeyi inceledi. Her bir madde için üşenmeden “Yaaa bizim zamanımızda bu mu vardı. Almasak olmaz mı” dedi, ben de her biri için üşenmeden motor gibi niye alınmaları gerektiğini söyledim. Alırdın almazdın derken listenin adını “Ya alınacaklar ya alınacaklar listesi” olarak güncelleyip kocama sundum. Kimini biz aldık, kimini ikinci el bulduk, kimini annemler, bacımlar hediye almak zorunda kaldı, ağabeyimin oğlunun ve arkadaşların çocuklarının kullandıkları geldi, bazısı teyzeme zorlatıldı, eşti, dostu, akrabaydı derken benim liste tamamlandı elhamdülillah. Allah var şimdi, şahane de bir liste hazırlamışım. Aldırdığım herşeyi kullandım/kullanıyorum. Ama içlerinden birisi için hâlâ iyi mi ettim kötü mü ettim karar veremiyorum. Şu ikiz arabası meselesi tam iki yıldır kafamı kurcalıyor.

Pinterest