Geçenlerde bir mail aldım. İkizlerine yalnız bakan bir anneden. Özetle mailinde diyordu ki “Yetiş Secce bacı, bu ne lov, hangi anne bloguna girsem çocuğumla şu faaliyeti yaptık, bu faaliyeti yaptık anlatıp duruyorlar. Onları gördükçe kendimi çok kötü hissediyorum. Çocuklarım iki yaşını geçti daha ben doğru dürüst bir şey yapamıyorum onlarla. Bırak kâğıdı kesip yapıştırmayı, puzzle bile oynamaya kalksam oğlan elindekileri kafama fırlatıyor. Daha ben dolaplarının kulplarını takmadım, taksam anında talan ediyorlar dolabı tereği. Allah aşkına söyle bacım, sen çocuklarınla faaliyet yapabiliyor musun? Ben kötü bir anne miyim?” Arkadaş örnek olarak bir kaç tane de blog sayfası iliştirmiş mailine. Daha onlara bakmadan hemen bir “Relax yav” temalı cevap attım. Aha üç aşağı, beş yukarı şöyle bir mail:

Allah biliyor ya ben bebelerin karınlarını doyurabildiğime şükrediyorum. Ne öyle faaliyet maaliyet? Bebelerle faaliyet yapmayı sevseydim zaten kreş öğretmeni olurdum. İşte vakti zamanında blogum ezik kalmasın diye ben de bir faaliyet yapmıştım, aha o da şu, yaşları 2,5 oldu, hâlâ onunla duruyoruz biz. İki bebe ile ne faaliyetiymiş? Biri oturacak olsa öteki g.t atıyor. Onu oturtuyorsun ilki bu sefer tepiniyor. Valla öyle bir hale geliyorum ki şeytan diyor ki günün faaliyeti kapsamında bantla ağızlarını, ellerini, ayaklarını,külliyen kurtul! Hem ben inanmıyorum öyle faaliyet yaptım, maaliyet yaptım diye anlatanlara. Ne yapsalar adını faaliyet koyuyorlar. Utanmasalar bebeleri lazımlığa işeyince “biz çiş faaliyeti yaptık” diye bloga yazıp kırıtacaklar. Yaptıklarında bir şey yok. Sadece güzel anlatıyor onlar. Üç dakikalık iş için al sana dört word sayfası yazı. Senin de ağzın açık kalıyor. Sanıyorsun ki bir anda onların bebesinin IQ’su 25 derece birden arttı, duygusal zekaları tavan yaptı, beyinleri nöron patlaması yaşadı… Ne alaka ya üff. Sıkma sen canını bacım, anamız bizimle ne faaliyet yapmış? Geri zekalı mı olduk? Relax biraz, relax relax…

İşte ben böyle bir cevap yazdım gönderdim arkadaşa. Sonra dedim ki dur şu kadının gönderdiği bloglara bir bakayım. Aaaaaaaaaa açtığıma pişman oldum yemin ederim. Herkes faaliyette be. Kimi oyun hamurunu evde açmış, kimi üşenmemiş tuvalet kağıdı rulolarından 1001 dalmaçyalıyı çıkarmış, ay kumunu bile evde yapan var yemin ederim. Valla o kadar uğraşacağıma aya gider kumu alır gelirim be. Nasıl becermiş bu kadınlar bunları? Ne ara yapmışlar? Bebelerinin durumu nedir? Şimdi bunlar ilkokulda benim bebelerle aynı sınıfa düşerse benimkilerin hali nice olur?  Ay okudukça kıskandım, kıskandıkça hırslandım. Hemen faaliyet kitaplarını açtım. En uygun faaliyeti buldum bebelerime. Aha o da şu kitaptan.

bu kitap

Gördüyseniz bu kitabı bilirsiniz. Kitabın sonunda gölge faaliyetleri var. Kolay olsun diye onları yapayım dedim. Çocukları çağırdım “Hadi faaliyet yapıyoruz bılişler, beynimiz gelişecek!” Ay nasıl sevindi yavrular. Susamışlar faaliyete demek ki. E tabi analarıyla yaptıkları en büyük faaliyet çamaşırda asılı donların kime ait olduğunu bulmak olunca, böyle eğitici şeylere hevesleniyor yavrular zekaları gelişecek diye. (Don – g.t eşleştirme faaliyeti diyorum ben buna.) Ben de bir kâğıt buldum hemen, kestim biçtim. Ortaya şu çıktı:

bööö!

Önüne fener yakacağım, duvardaki gölgesini göstereceğim sözde. Bu sırada çocukların beyni gelişecek. Işığı kapattım, feneri bulamadığım için mumu yaktım, kartonu duvara tuttum, kocaman bir gölge oldu tabi. Biraz da efekt katayım duygusal zekaları da gelişsin dedim, nihahahaha diye bir efekt verdim arka fondan. Aman Allah’ım! Çocuklar korkudan kafayı yiyorlardı. Oğlan delirdi, kız fenalaştı. Hemen koştum ama ışığı yakana kadar ben bebeler çığlık çığlığa bağrıştı, meleşti resmen.

Faaliyetimiz biraz kısa sürdü ama neyse. Olur o kadar. Faaliyetten sonra bir durum değerlendirmesi yaptım. Efendim, bebelerin matematik zekalarında ne gibi değişiklikler olduğunu tam bilmiyorum ama faaliyetin yan etkisi olarak nur topu gibi bir hayalet ve karanlık fobileri edindiklerinden hiç şüphem yok! Allah’ım ben ne biçim bir anneyim? Hiç mi insanın kafası çalışmaz, çocuklarının korkabileceğini düşünmez. Faaliyet yapmak benim neyime? Otur oturduğun yerde. Ööööf öf.

Hmm, birden aklıma geldi de, yoksa kötü anne miyim lan ben?

Paylaş: