Her ne kadar ikinciyi doğuranlar “Ya ne alakası var Allah’ını seversen, hiç farkı yok vallahi” deseler de ikinci doğum daha kolay olur derler. İşte size bu kadar da kolay olmasaymış keşke dedirten kolay bir ikinci doğum hikâyesi. Sultan Anne’den komedinin doruklarında bir yazı geliyor, bu anıyı bizimle paylaştığı için kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Buyurun efendim:

“2.bebeğime isteyerek hevesle hamile kaldım. Sorunsuz bir hamilelik geçirdim.Ben oldum olası tarih tutamam aklımda, kaçıncı haftamda  doğurduğumu da bilmem. Doğumdan 1 ay öncesi kayınvalidem geldi yanıma.B üyük kızımı –henüz 3.5 yaşında-hastaneye götüremeyeceğimiz için annemin de gelmesini istiyordum. Amma ve lakin annem çok kararsız kalıp son ay çekmediğim sıkıntıyı yaşattı sağ olsun. ”Gelsem mi gelmesem mi, erken gelsem doğmazsa çok kalırım. Doğumdan sonra gelecek olsam… bıdı bıdı.” Doğumdan sonra geleceksen gelme dedim, benim doğum esnasında sana ihtiyacım var. Doğurduktan sonra hoşafımı, sütlacımı kendim de yaparım dedim. Çok koymuş bu lafım gelmeye karar verdi. Bende dua ettim bol bol ‘Allahım annem çok kalmak istemiyor, o geldikten sonra 1-2 gün içinde doğurayım’ diye.

 Annem Çarşamba günü geldi. Aynı günün gecesi  saat 1 suları (yani Perşembe oldu artık) belimde kısa sancılar. Ağır kaldırmışım gibi. Doğum sancısını da bilirim ilk kızımdan. Bu başka bir sancı. Yerde yuvarlanıyorum, belimi dinlendiriyorum falan. En fazla 5 sn sancı oluyor,bekliyorum,geçiyor işime devam ediyorum. 1-2 dk içinde tekrar sancı. Neyse nişanı gördüm. Hatta yanıldım herhalde deyip daha belirgin bir şey bekledim. O arada bizimkilere de haber verdim, hazırlıklı olun diye. Cümleten pijamalar giyilmiş, yatmaya hazır herkes. Ayaklandılar tekrardan. Bulunduğumuz ilçede doğum yaptırmıyorlar. İl merkezine gitmek gerek, 2 saatlik yol. Benim bel ağrım aynı hızda devam ediyor. Önce buradaki hastaneye görünelim dedik. Ambulansı çağırdık. Görevliler bi bana bakıyor bi birbirlerine “bu kadın mı doğuracak”der gibi. ”Hani hiç sancılı değilsin”,”ben de şaşkınım, ilk doğumum böyle değildi” dedim” ama nişan geldi. Sancı da herhalde başlar  az sonra” dedim. Sohbet muhabbet vardık hastaneye. Arada sancı gelince kasıyorum kendimi o kadar. Çok oyalanmadan arkadaşı aradık bizi il merkezine götürmesi için. Arabayla kapının önünde bekliyor. 2 anne var, bir küçük kız. Neymiş efendim cümleten doğuma gideceğiz. Sanki düğün alayı. Sadece bir anne gelebilir dedim. Diğeriniz kızımla evde kalsın. Haydiiii ben sancı çekiyorum bunlar kim gidecek kim kalacak davasındalar. Velhasılı annem hızlı davranıp attı kendini dışarı. 2 saatlik yolu 200km hızla 45 dk da gittik. Ben yatar pozisyon aldım. Sancı aynen devam ama  gıkım çıkmıyor (maşallah diyeyim). Arada ıkınma hissi. Bazen tutuyorum kendimi ıkınmamaya çalışıyorum, bazen ıkınıyorum. Bir yandan da duaya sarılıyorum “Allahım yollarda doğurtma”diye, lakin buranın yolda doğuran havadisleri boldur. Bir ara suyun patladığını hissettim, hala yoldayız. Eteğimin altından taytımı indirdim olur da bebek doğarsa nefes alabilsin diye. Anneme de haber verdim. Ikınmalar geliyor arada, sancı devam ediyor. Neyse acilin önüne vardık. Ben ayakkabılarımı giymeye çalışıyorum. Güç bela indim arabadan. Bakınıyorum, eşim yok. Benden evvel içeri girmiş, mübarek o doğuracak sanki. Hemşire, ebe ne varsa kapıda bekliyorlar ama ben yürüyemiyorum. Bir titreme geldi, anneeee diye çığırmamla bebek doğdu. Ebeler koşuşmaya başladı. ”Tamam panik yapmayın ben hallettim o işi” dedim.  Plasenta içimde, bebek kucağımda. Sırtımda şalım vardı, sardım hemen. Tekerlekli sandalyenin ucuna oturdum. Çıktık doğumhaneye. Annem de içeri gireceğim diye kapıdakilerle tartışıyor. ”Sen nere geliyon anne dur işte orda, oyalama “dedim. Ben canımın derdindeyim annem beni izleyecek. Kordonu kestiler, beni temizlediler  falan derken odamıza geçtik. İlk kez sedyeyle taşındım.

Kapı önünde doğurduğum için harici bebek diye nam saldık hastanede. Emzirme odasında kadınlar birbirine benim doğumu haber veriyor.

”Duydunuz sabaha doğru acilin önünde biri doğurmuş”

“Yaaaaa”

“Abovv”

“Abarii”

Bende yanlarındayım ama sesimi çıkarmadım hiç. Hemşirelere kendimi tanıtmak için harici doğum yapan, kapıda doğuran kadınım ben diye dediğim oldu. Künyem de olmadı bu sebeple, çok üzgünüm 🙂

Öyle işte şimdi 2.5 aylık bebeğim. Turp gibiyiz de maşallah. Yaptığım 2 doğumu kıyasladığımda masadaki doğumdansa kapıda doğurmak daha güzeldi. 🙂 Eve dönerken annem şoklarda tabi, ”senin doğumun hep böyleyse 10 tane de doğur” dedi resmen.  Ne yapacaksam o kadar çocuğu. Kardeş şart diyorum tabi ama o kadarı da fazla. 🙂

 

Paylaş: