Instagramım yok. Daha doğrusu bir hesabım var da kullanmıyorum. Aslında seviyorum resimlere bakmayı ama dünyanın vaktini alıyor. Bu aralar diğer bloglarda sıkça instagram yazılarına denk geliyorum. Hepsi de komik şeyler. (İki örnekle pekiştireyim: Hülya’dan, Yeliz’den) Geçen epey merakımı celbetti, hazır gece de uykum kaçmıştı, başım da nasıl ağrıyor, belki biraz açılırım diye instagramı açtım. Ayy açmaz olaydım!


Ona bak, buna bak, şuna bak, yorumlara bak, hmm bu yorumcu kimmiş, bakayım onun ne resimleri var filan derken kendimi bir anda büyük aşıklar kulübünde buldum. Şöyle ki bir grup zil zurna aşık hanım kızımız -muhtemelen de yeni gelin- bir araya gelmiş, muhabbet döndürüyorlar. Gerçek hayatta tanışıyorlar mı bilmem. Anladığım kadarıyla onları bir arada tutan kocalarına olan aşkları. Rumuzları da üç aşağı beş yukarı şöyle: Aşkısının gül goncası, Kocişinin bidenesi, Erkekinin manolyası, Aşkitosunun aşkitosu…

Resimleri de tahmin ediyorsunuz tabi. Envai çeşit gül, çiçek, böcek; tek taş, üç taş, beş taş, on beş taş çakma yüzük; kalp kalp kalp; kalpli muffin, kalpli kurabiye, kalpli çikolata; gardıropta Allah ne verdiyse işte; bol miktarda kahve eşliğinde Elif Şafak’tan Aşk kitabı; karı koca parmaklarıyla yapılmış kalp figürleri (gelin hanım hamileyse kalpler karında birleşiyor tabi, bir doğsun hele görürüm ben romantizmi) ve tabi olmazsa olmaz tutuşmuş kadın erkek elleri, romantik bakışlar, öpücükler falan filan…

Resim altı yazıları “Ay kızlaaaaaarrr, tanışma yıldönümümüzde geldi bu çiçekleeeeerrr. Ben unuttum ama o unutmamış. Kalp kalp kalp” / “Kızlaaar bakın kahvaltıya aşkısına ne yaptım? (Yok su böreği değil, kalp şeklinde yumurta, ben de bu kadar tantanaya essahtan bir şey yaptı sandım ahahhahah) / “Ay kızlaaaar, yıldönümümüz geliyor. Kutlu kutlama haftası yapıcaaz. İlk gün gelinliğimi giyceam, ikinci gün için hadi bana kombin seçelim, bu mu bu mu? (Şunu giy şekerim, o değil şu, Waikiki olan ahahhaha) / “Bakın kocişim bana ne aldı!”…

Koca tarafından da her güne bir çiçek, çikolata maşallah. Ayol memleketin bütün Don Juanları instagram kızları tarafından kapılmış. Bizde derler ki “(Kocasını bir anlatıyor ki) boşanıp varasın gelir…” Aha aynen öyle. Gözlerimi kıskançlıkla kısarak baktım resimlere.

Yorumlarda elbette kıskançlıktan eser yok. Herkes arkidişi mutlu diye çok mutlu. E tabi onlarda da var bir Don Juan, neyini kıskanacaklar. Hiç yani, benimki de laf mı? “Ay cınııııımmm, ne kadar yakışıyorsunuz, Allah ayırmasın!” / “Ay cınıııımmm, o eller birbirini hiç bırakmasın!” / “Ay cınıııııım, maşallah size!” / “Ay cınııııımmm, bunun tarifi ne? Ben de aşkitoma yapayım.” / “Ay cınıııım, aşkınız hiç bitmesin!”

Ay şaka gibiler yemin ederim. Okudum okudum güldüm bütün gece. Bir de bana komik derler.

Neyse ben bu bacılara fena taktım. Ara ara açıp bakıyorum. Geçen biri bir yazı paylaşmış “Ay kızlaaaar, bakın Allah korusuuuuun!” resim altı yazısıyla. Efendim, Türkiye’de boşanma oranları, boşanma nedenleri, boşanmama nedenleri. Aldatma boşanma nedeni miymiş değil miymiş. Aldatılan kadın affediyormuş da falan fıstık.

Bu sefer yorumları okurken hiç gülemedim. Genelde ortak fikir şöyle: kocamı o kadar çok seviyorum ki aldatsa bile bırakamam, onu her türlü kabul ederim, ölürüm onun için, intihar ederim, o benim aşkım, hayatta ondan vazgeçemem, bizi ölüm ayırır, (hatta ve hatta) anca beni öldürür de öyle kurtulur elimden…

Şok oldum! Yani aldatıldı diye boşanmamasına takılmadım, herkesin kendi evliliği, kendi kararı, mesele o değil, ayrıca Allah kimseye vermesin de, aldatılma olayı sonrası boşanmama sebebi kocasını çok sevmek nasıl olur, aklım almadı. Allah korusun yaa. Senin hiç mi değerin yok arkadaş? Anan seni elin oğlu tepsin diye mi doğurdu, büyüttü? Yazık valla.

Şunlara bir yorum da ben bırakayım dedim, kızlar aklınızı başınıza toplayın, size değer vermeyene bu kadar değer vermek ne? Tamam seversin de her şeyin bir sınırı var. Biraz da kendini sev. Ölmek, öldürmek hele ağza alınacak şeyler mi bir evlilikte, kendinize gelin… diyeyim dedim.
Amaaan dedim sonra da, şimdi kıskanç diyecekler. Aşkımızı kıskandın sen diyecekler, uğursuz karı diyecekler.

Allah için açık konuşayım, kıskanmadım da değil hani. Yani o gerzek muhabbetleri değil de… Amaaan Don Juanlarında da gözüm yok. Dünya ahiret kardeşim olsun hepsi. Neyi mi kıskandım? Ha, aşık olup bulutlarda yürümedim ben hiç. Tamam kocamı çok seviyorum, Allah razı olsun, çok iyi, hoş, dürüst, mert, eli yüzü düzgün, nur gibi bir insandır maşallah, ama hiç bir zaman kalkayım da şu herife kalpli yumurta yapayım, aşkımız göğe yükselsin demedim. Biliyorum inanmayacaksınız ama ben mantıklı bir insanım. Öyle laylaylooom havalarda uçamam. Keşke biraz da ben uçabilseydim dedim.

Derkeeeeen bir gece yine girdim, girmişken de aşık bacılar nörüyorlar bir bakayım dedim. Oooo şok şok şok! Neler olmuş, neler. Kocişinin bidenesi camı kırık bir düğün resmi koymuş. Alt yazı: “Buraya kadarmış.”

Ve tabi ki yorumlar: “Ay cınıııım, neler oluyor?”
“Ay cınııım yea, her şey yolunda mı?”
“Ay cınıııım yoksa????!!!”

Kocişinin bidenesi cevap vermiş: “Olmadı, olmuyor, olmayacak. Bitti, ayrılıyoruz.”

Bolca Oh my god! Nooo! Nayır Nolamaz!

Aşkısının gül goncası “Cınıııım öyle deme. Her evlilikte olur. Bak biz de iki aydır doğru dürüst konuşmuyoruz. Bana boşanırsak defolur gidersin, nafaka falan bekleme dedi, ama ben yine de sabrediyorum.”

Nasıl yani? Lan daha üç gün önce herife kalpli katmer yapmıştın sen. O neyin nesiydi alllasen?

Erkekinin manolyası: “Biz de çok ayrı yaşadık. Hâlâ da bitmedi gel gitler. Kaynanamla bir oldu, çok çektirdi bana. Onları düşündükçe hiç affedemiyorum. Ama yavrum için katlanıyorum.”

Laaaaannnn en son kalpli koltukta kalpli çikolata yiyordunuz siz. Pazara kadar değil, mezara kadar diye de not düşmüştün altına. Nayır nolamaz, o mutlu çifte noldu?

Aşkitosunun aşkitosu “Ay cınııım yea her evlilikte olur. Demişler miydi bunu daha önce? Ama oluyor inan ki. Boşanırım demek kolay. Bak ben de çok çektim, biliyorsun. Bize geldiğinde anlatmıştım hepsini. Ama ne yapacaksın? Kader böyleymiş.”

Oha yani. Bunu diyen de daha dün yağmur altındaki resimlerini koymuş, aşktan sırılsıklamız yazmıştı.

Ve daha neler neler. Büyük aşıklar bir döküldü ki abovvvv. Vallahi aralarında en mutlu benmişim, en düzgün evlilik benimkiymiş, en süper koca da tabi ki bendeymiş de haberim yokmuş. Üç cümle sonra Don Juanların donu düştü, hepsi birer öküzcana döndü. Milletin yazdıklarını okudukça aşık oldum kocama. Ayyy vallahi tutamayacağım içimde, haykıracağım dünyaya: Seviyorum ulen! Ölümüne seviyorum şerefsizim!

Bundan böyle beni arayan Aşkısının Aşk Çiçee diye bulur ortamlarda. Yeni rumuzum bu. Secce Kuzu da neymiş lan? Hayvan adı gibi, peh!

Paylaş: