Çocuk büyütmek ne kadar zor bir şey. İnsanın ömründen yiyor valla. Büyükler boşuna çocuk için “ömür törpüsü” dememişler. İkizler için bu kavram “ömür rendesi” olarak değiştirilmeli. Hart hart hart diye yediler ömrümü, yediler! Genç yaşımda kocakarı ettiler. Yoo, yoo laf olsun diye söylemiyorum bunları. Aslında durumun bu kadar vahim olduğundan benim de haberim yoktu. Birkaç gün önce yüzüme tokat gibi çarptı gerçekler.

Sıradan bir günün sıradan işlerini yapıyordum. Oğlanın çişi çıkmış, değiştir. Kız niye zırlıyor? Emzir. Yavrum, durun! Yavrum, bir dakika! Yeter, ulen yeter…. Sonra bir ara niyeyse kendimi dolabımı karıştırırken buldum. Ne arıyordum acaba? Yemin ederim hatırlamıyorum bile. O sırada elime düğün resmim geçti. Yüzümde koca bir gülümsemeyle baka kaldım. “Vay be”, dedim, “Amma da güzelim. Gelinlik de ne yakışmış! Kız değil peri kızı maşallah! Artist, artist! Resmen aya ‘sen doğma ben doğdum’ demişim. Heyt be şu endama bak. Kuğuyum, kuğu kuğu…”

Resmime bakıp hayran hayran kendimi övmeye ne kadar devam ettim bilmiyorum. Oğlan yanımda bitti. Neye baktığımı merak etti. “Gel len gel, bak burada kimi buldum,” dedim. Resmi oğlanın burnuna dayadım. “Kim canım bu?” dedim. Bakar bakmaz “Babaaaa” dedi. Doğru, babası da vardı resimde. Kendi başıma gelin güvey oluyor değilim ya. Elbette biri daha olacak resimde. Her ne kadar evlendikten sonra beli bükülüp boynu eğrilse de, bilumum yerlerine 20 kg yerleştirse de hâlâ tanınabilir haldeydi demek ki. O da güzel. “Evet, canım” dedim, “O baban. Peki yanındaki kim?” Oğlan baktı, baktı, baktı. Onun boş bakan suratı benim yüzüme endişe olarak yansıdı. Ve uzunca düşündükten sonra yüzüme şamar gibi patlayan o cevabı verdi “Buuuu kadın!”

Sinirlendim. “Yürü len, sen ne bilcen” dedim. Son günlerde cincinliğiyle övündüğüm kızımı çağırdım. “Yavrucuğum, koş bak elimde kimin resmi var!” Merakla geldi. Resmi eline aldı. Yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. Sevinçle “Babaaa” diye bağırdı. Boğazıma bir yumruk oturdu. Titrek bir sesle: “Peki babanın yanındaki kim?” dedim. Baktı, baktı. “Kadııııınnn” diye bağırdı! Ağlamamak için kendimi zor tuttum.

Tamam, kabul ediyorum. Düğünümde her zaman olmadığım kadar güzeldim. Hatta ağabeyimin beni görünce “Vay be, bizim kızın bu kadar güzel olduğunu bilsem başlık isterdim,” demesi de meşhurdur. Gelinlik çok yakışmıştı. Hayatımda bakımlı olduğum nadir günlerden de biriydi. Ama bendim işte yaa. Bendim! Yani bebeler resme bakıp “Aaa annemizin bıyıksız hali” deseler  ya da “Aaa annemizin iki kaşı varmış” deseler ya da “Aaa annemiz saçını taramış,” deseler ya da “Aaa annemizin o gün üzerinde pijama yok,” deseler ya da yemin ediyorum içim bu kadar yanmazdı. Kadın ne yahu? Kadın ne?

Paylaş: