Hayatta en gıcık olduğum şeylerden biri taşınmaktır. Neyi sevmezsen onunla imtihan olurmuşsun ya şansıma evliliğimin ilk yıllarında taşınıp durduk. Şükür bir süredir yerleşik hayata geçtik. Yaz sezonu geldi, etrafta da taşınmalar başladı. Gördükçe tüylerim diken diken oluyor. Ay Allah yardım etsin, benden uzak etsin diyordum ama yine tam burnumun dibinde bitti taşınma işleri. Yok çok şükür ben taşınmıyorum ama her seferinde ben taşınıyor kadar oluyorum. 🙂 Evet gündem Lulu ve bitmek bilmeyen ev taşımaları. 😁

Kediler yuvalarını kuytu yere yaparlarmış diye oturma odasına kurdum yuvasını. Yuva da denmez buna, Jüpitaklı ailesi için koca oba çadırı yaptım ayol. Rahatça yaşasın, kiralarda sürünmesin, taşınma derdi olmasın yedi bebeyle.

Jüpitaklı oba çadırının içeriden görünüşü.
Dışarıdan görünüşü

Üstelik tek çadırı değil odayı verdim hanıma. Rahat rahat gir çık, keyifle bebeklerini büyüt diye. ⛺

Ama o ne yaptı? Vay beni köşeye mi atıyorsunuz, ben bu evin kızı değil miyim diye tutturup evini çocuk odasına taşımaya kalktı.

Tamam dedim, madem kardeşlerinle birlikte olmak istiyorsun, alalım ikametgahını arka odaya. Buyur senin için bir teraslı dubleks. Gönlünce otur orada bebeklerinle. 🏠

Ooooh!

İlk başta pek mutluydu Lulu hanım. Havalar ısınınca bebekleri de bahçeye saldı. Ohh değmeyin keyfine. 🏘️

bahçe keyfisi

Nihayet rahat edeceği evi buldu diye ben de mutluydum doğrusu. Bu arada taşınma kolay iş değil doğrusu. Oba çadırını sök yıka ütüle, yeni evi kur, her işi bana kaldı. Lulu sadece evden eve nakil ediyor bebekleri. 😒🚛

Böyle taşınmakta ne var?

Neyse efendim, teraslı dubleksten Lulu memnun diye biz de memnunduk hayatımızdan. Ama bu lüks de süre süre anca bir hafta sürdü. Bir gün yine toplamış gelmiş bebekleri, efendim dubleksten sıkılmış, bir farklılık arıyormuş, plazada oturmak istiyormuş. 🌃

Plaza dediği de benim gardırop. Tepesine çıkacakmış hanım. İçi de kabul değil. İşin komik yanı gardıropun üzerine kendi çıkamıyor. Her seferinde bana miyavlıyordu beni çıkar diye. Alıp koyuyordum ben de. Meğer yer keşfi yapıyormuş. Bu sefer bebekle gelmiş. Bebeği yere koyuyor, beni çağırıyor onu kaldırayım diye, hemen bebeği de ağzına alıyor. Asansör hizmeti vereceğim hasbama her iniş çıkışta. Ooooldu dedim. 😒

Çeke sündüre geri yavruları dublekse götürdüm. Ama Lulu taktı bir kere taşınmayı. Kurtlu. Oturmaz gari. Sabah kalktık ki bir apartmanın giriş katını tutmuş, gece apart topar taşınmış. 🏚️

Evi taşımış, balkonda yorgunluk atıyor. Bir cügara eksik ağzında. 😀

Ay görünce dellendim. Dubleksi olduğu gibi bırakmış tabi. Artık ne yapayım, eski evi yıka ütüle kaldır. Yeni giriş katı da temizlemeden girmiş. Onu da temizledim artık. Ama içim rahat değil doğrusu. Balkon kapısında bebelerin kellesi sıkışır diye gerildim. 😱

Madem yenilik arıyorsun, buyur dedim, bir tekne ev inşa ettim. ⛵

Buyur şekerim.
konfor!

Bir sabah kalktım ki bebekleri Lulu evin damına taşımış. Ay aklım gitti altta kalan, canı çıkan oldu mu diye ama şükür ki olmamış. Tekrar bebekleri eski yerine koydum ama belli ki Lulu yeniden taşınmak istiyordu. Gözü de hâlâ çıktığı giriş katta.

Ne yapayım artık, üst kattaki kiracıyı kızım gelecek diye çıkardım, giriş katı Lulu’ya verdim. 😒

Lulu pek beğendi doğrusu. Benim de içim rahatladı şu taşınma derdi bitti diye. Buradan evlendirir artık bebeleri diye bekliyordum ki…

Evet Lulu yine taşınmaya kalktı. 😒😒😒

ÜSTELİK BU SEFER YURT DIŞINA!

Şu mezbeleyi beğenmiş! Yuh!

Dış kapının bile dışında yer bulmuş hanım. Dün geldi ki “Paşportlar hazır, vizeyi aldık, evi tuttum, su saatinin orada, biz gidiyoruz aney” diye.

Yavrum etme eyleme dedim. Gül gibi vatanımızı bırakıp gitme. Bakma sen buradan bakınca cazip durduğuna. Sürünürsün oralarda. Kolay mı yurt dışı, bari bebelere acı. Ne yapsınlar el kadar halleriyle gurbette. Biraz büyüsünler toparlansınlar, o zaman al git nereye gidiyorsan. Bedava ev. Kira derdin yok, faturan yok. Yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda. Otur işte oturduğun yerde.

Valla ikna ettim mi bilinmez ama şimdilik sustu oturdu. O kadar emeğimden sonra gitti o çöplüğü beğendi ya, ben böyle hakaret görmedim arkadaş. Vah benim emeklerim! Şeytan diyor ki topla sınır dışı et hepsini ama evlat işte. Ne edeceksin? Atsan atılmaz, satsan satılmaz.

Paşportlarını buldum el koydum. İnşallah yasadışı yollarla kaçmaya kalkmaz. Sınır kapısındaki güvenliği artırdım. Gözüm üzerinde Lulucan, dizini kır otur evinde. Macera arama! 😒

Paylaş: