Tımarhane yazılarına devam edelim bakalım. 😁

Karantina kalkmış, millet gruplar halinde kedi sevmeye bize geliyordu. Her gelen anneye bakıp “Ayyy kuzum kıyamaaaam, ana işte, bebeklere bakacağım derken çökmüş,” diyordu. ☹️

Ne yalan söyleyeyim haklılardı da. Lulu doğumdan on beş gün kadar sonra ishal olmuştu. Veteriner bir tedavi uygulamıştı ama asıl tedaviyi bebekleri sütten kesince yapabilecekti. Zavallı Lulu gün geçtikçe zayıflıyordu. Zayıflamayı da geçtim, çok keyifsizdi. Sadece bebekler onu emsin diye devrilip yatıyor, zor bela kalkıp iki lokma yiyordu. Ve ishali çılgınca devam ediyordu. 😒

Bir an önce bir şey yapmalıydık. 🤔

Yükünü hafifletmek için bir uçtan bebekleri sahiplendirmeye karar verdik. Bebek bakma sürecimin en zor kısmı kesinlikle sahiplendirme kısmı oldu. Bebekler doğduğunda mesajlar almıştım, vermek ister miyim diye. Ben de henüz emiyorlar, tadını çıkarıyoruz, şu an gündemimizde sahiplendirme yok demiştim. Açıkçası erkenden bunları düşünmek istemiyordum. Sonuçta sekiz hafta emeceklerdi. Nasıl olsa verecek olunca birilerini bulurum gibi geliyordu. Hele bir analarına doysun yavrular. 💕

İş ciddiye binince anladım ki kedi sahiplendirmek hele tekir kediyse çok çok çok zor bir şey. Hayatta hiç üzülmediğim kadar üzüldüm, çok stres yaşadım bu dönemde. Zaten bebekleri çok seviyoruz, vermesi çok zor, sadece gittikleri yerde sevilecekler diye kendimizi avutuyoruz, şansımız olsa tekini bile vermeyiz ama apartmanda dokuz kedi ile yaşamamız mümkün değil. Verirken çok üzülüyoruz, bunun yanında kırk bin de problem çıkıyor, iyiden iyiye delirdim o dönemde. 😒

kedi dağıtımı 😁

Üç yavru bizde kalsın istiyorduk. Kızım çok sevdiği için beyaz Şero, eşim çok sevdiği için sarı Pamuk, bir de ben çok sevdiğim için kara Tekir. Lulu var evin demirbaşı tabi ki de. Dört kedi ile rahat idare edebiliriz gibi geliyordu. 😻

Kedileri alacak olup şehir dışında olduğu için alamayanlar vardı. Henüz iki bebeği sahiplendirmiştim. Üçü bizde kalacaktı. Kalan üç bebeğin de yeri vardı. Eh iyi. 😉

Bu arada bebeklerin suratlarında çok garip karartılar olmaya başladı. Böyle kan oturmuş gibi yüzlerine. Ay canım çok sıkıldı. Sahiplerine vereceğiz hayvanları, gitti bizim yumuş yumuş tüy topakları, yerine geldi minik Pala Remziler. Sokaktaki bebeklere bakıyorum bizimkiler kadar bakımsız duranı yok. Ayol ev kedisisiniz siz, kendinize gelin! 😒

En önce gidecek olanı veterinere götürdüm. Ne bu pala bıyıklar dedim. Ben yokken kavga mı ediyorlar, kanamış mıdır, nedir? Kirden dedi veteriner asdjfhjf. Sanki kömürlükte besliyoruz kedileri. Pasaklıyız dediysek o kadar da değil. 😁

Eve dönüp temizledim kedicikleri. Harbi kirmiş ha. Kazıyınca çıktı. Kalkıp bir süpürge tuttum artık eve. Daha fazla iş çıkmadan hayırlısı ile bir an önce sahiplerine versem şu kedileri diye söyleniyorum. 😁

Ne yazık ki o sıralarda Lulu iyice kötüledi. Hiç yerinden kalkmaz oldu. Artık bebekleri sütten kesip vermeyi falan bekleyemedim tekrar veterinere götürdüm. Böylece elimde kedi çantası ile veterinere gidip gelme günlerim başladı. İğnesi, ilacı, antibiyotiği, röntgeni, kan testi, ultrasonu… derken Lulu iyileşirken ben çökmeye başladım. 😁

Bu arada fark ettik ki bebeklerin kirinin sebebi annelerinin hasta olup onları yalayamamasıymış. Ahhh. Günahımı aldılar. 😇 Lulu biraz toparlanınca yine beyazladı bebekler. 😁

Lulu’nun hastalığı sırasında maddi manevi çok zorlandım. İshali bir türlü kesilmiyor, nedendir bilemiyorum tuvaletini de kumuna bir türlü denk getiremiyordu. Günlerce duvarlardan taşlardan kaka temizledim. 💩💩

Ay tek dert bu olsa… Bebeklerin gittikleri yerlerde problem çıktı, geri geldiler, gelenleri bir posta daha sahiplendirdim. Sonra o gittikleri yerde problem çıktı, yine geldiler, bir posta daha dağıttım… Yazması kolay ama çok çok çok yıprandım o dönemde. ☹️

Lulu biraz toparlamış, keyfim tam yerine gelmişti ki bebeklerden biri göz enfeksiyonu geçirdi. Tabi kardeşlerine de geçti. 😒

Onun tedavisi bitti, tam göz enfeksiyonundan kurtuldum derken biri ne halt etti bilmiyorum topallamaya başladı asdkfhjg. Kafayı yiyecektim. Kıçları bir türlü doğrulmuyor bebelerin. 😒

Neyse ki uzun sürmedi, topallayan tam düzeldi derken birinin göğsünde tırnak ucu kadar tüy dökülmesi fark ettim. Kardeşlerinden biri yolmuş sandım. Ertesi gün bakınca o minnacık yerin birden neredeyse baş parmağım kadar büyüdüğünü fark ettim. Veterinere koştum. MANTAR. 😱

Ötekilere de geçmesin diye hepsine bir tedaviye başladım. Günlerce elimde fısfıs, merhem, ilaç kedi peşinde koştum.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi ikisi kustu, biri pirelendi, biri ateşlendi… Tabi bu arada Lulu’nun tedavisi eş zamanlı devam ediyordu. Anladım ki bir kediden fazlasına bakmam mümkün değil. Sağlıkta iyi hoş da, hastalıkta altından kalkamam.🤦‍♀️

O an isteyenler vardı, kendimize hiç yavru bırakmamaya karar verdim, ani bir kararla eldeki bütün kedilere sahip buldum. Ama işte alacak olanlar henüz şehir dışında olduğu için kediler hâlâ bendeydi.

Beş kedi bir anne ile hastalıklarla boğuşarak çıldırmanın eşiğinde hayatıma devam ederken sağ olsun küçük bacım, ben kedilere bakarım sen biraz dinlen dedi de bayram için memlekete gittim.

Memlekette de elimde telefon sürekli kedi yönlendirmesi. 😁

Neyse nihayet bacımın başındaki kediler de evlerine gitti. Bacım mesaj atmış ki “çok bağlandım kedilere, gittiler diye tuvaletlerine bakıp bakıp ağlıyorum.” Asjdhfjfg. Dedim “ben de ilk verdiğimde öyle ağlıyordum, sonra alanlar telefon açıp geri vermek istiyoruz dediğinde asıl ağlamak neymiş onu tattım. Allah yerlerine yakıştırsın bacıııım.” 😁💕

kızımın kedi şiiri 🙂

Nihayet mutlu sona ulaşmak üzereyiz, dayan sevgili okur. 😁

Döndüğümde anne ile mantardan dökülen tüyleri henüz düzelmediği için sahiplendiremediğimiz Şero’yu alıp evime geldim. E zaten çok seviyorduk onu, nasibi bizimleymiş dedik, mutlu olduk. 💕

Tam her şey yoluna girdi, şükür bebekler iyi yerlere gitti, Lulu da iyileşti, gökten üç elma düşüyordu kiiiii asıl bomba patladı:

LULU TEKRAR KIZGINLIĞA GİRDİ. 😱😱😱

LAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAN!😒🔫

BU NE BİÇİM HİKÂYE TÜKÜREYİM YAAA, DAHA BEN KARIŞTIRDIĞI İLK HALTIN ARTÇILARI ALTINDA EZİLİRKEN TEKRAR KOCA İSTEMEK DE NEDİR?!🤬😠😤

Devam edemiyciiiim.😁😁😁

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
Paylaş: