Taşındığımdan beri siteye yazı gireyim diyorum, bir türlü ne yazacağıma karar veremiyorum. Nasıl taşındığımızı mı anlatsam, sıradaki konulardan birini mi yazsam, yeniliklerden mi söz etsem, yoksa doğum hikâyesine mi devam etsem… Günlerdir sırf bu yüzden bir şey yazamadım işte. Ama sonunda şeytanın bacağını kırdım, doğum hikâyesi ile devam etmeye karar verdim. Başını bilmeyenler şuradan başlayabilir.… Okumaya devam et Hastane günleri
Benim Evim Benim Pasağım – 3. Bölüm – “Anasına Bak Yavrusunu Al” Finali
Yine çok çekişmeli bir yarışmaya ev sahipliği yapacak olmanın heyecanını yaşıyorum sayın takipçiler. Bu sefer yarışmacıların hepsi birbirinden iddialı. Onlarca resim arasından ayıkladım getirdim her birini. Bakalım siz aralarında seçim yapabilecek misiniz?
Döndüm!
Taşındım, yerleştim, internetim bağlandı… Kısacası kaldığımız yerden devam. Tekraş tekraş. Çok çok yakında!
Tadilat nedeniyle kapalıyız.
😛
Bir doğuma gidemeyiş hikâyesi
Çocuklar doğalı 2,5 yılı geçti. Blogumu açalıysa 1,5 yıla yaklaştı. 300 civarında yazı yazmışım. Kıyıdan köşeden değindiğim oldu doğum hikâyeme ama hiç etraflıca anlatmadım. Çünkü nefret ediyorum doğurma hikâyemden. Böyle olacağı hiç aklıma gelmezdi. Gecenin bir yarısı sancım tutacak, çimdirerek eşimi uyandıracağım, o panikleyecek, heyecanla üzerimizi bile değiştirmeden pofidik terlikler, pijamalarla kendimizi kapıdan dışarı atacağız,… Okumaya devam et Bir doğuma gidemeyiş hikâyesi
Bir doğuma gidiş hikâyesi
Yeni evliyken yakın bir arkadaşım vardı. Bebek bekliyordu. Bir gün konuşurken “Eşim işteyken sancım tutacak diye çok korkuyorum, o işten çıkıp gelip beni alıp doktora götürmeye yolda doğururum valla,” dedi. Gülüştük. Evi bana yakın olduğu için, eşi olmadığında beni aramasını söyledim. Zaten evden çalışıyorum, tüm gün ister istemez evdeyim. Eşim de işe arabayla gitmiyordu o… Okumaya devam et Bir doğuma gidiş hikâyesi
Benim Evim Benim Pasağım 2. Bölüm – Çılgın Mutfaklar Birincisi
Yeni fırsat bulup yorumları okuyabildim. Yer yer gülmekten gözümden yaş geldi. Hayatımda hiç bu kadar centilmen yarışmacı grubu görmemiştim: “Ben de yarışmadayım ama oyum size 7 numara. Bence inanılmaz pasaklısınız.” “Aman efendim sizin pasağınızın yanında bizimki de laf mı? Yine de çok teşekkür ederim. Siz de benim favorimsiniz.” 🙂
Ödev derdi mi? O da ne?
Şu aralar çocuğu okula başlayan kiminle konuşsam ödevlerden dertli. Daha doğrusu çocuğuna ödev yaptırma işkencesinden. Anladığım kadarıyla her evde akşamları kıyamet kopuyor ödevler yüzünden. “Bırak yapmazsa yapmasın, sen ne itekliyorsun, canın sıkıyorsun” diyorum. O da olmuyormuş. Bekara karı boşaması kolay tabi. Artık benim bebeler küçük olduğundan herhalde anlamıyorum durumu. Ya da büyütülecek bir şey olduğunu… Okumaya devam et Ödev derdi mi? O da ne?