Hastane günleri

Taşındığımdan beri siteye yazı gireyim diyorum, bir türlü ne yazacağıma karar veremiyorum. Nasıl taşındığımızı mı anlatsam, sıradaki konulardan birini mi yazsam, yeniliklerden mi söz etsem, yoksa doğum hikâyesine mi devam etsem… Günlerdir sırf bu yüzden bir şey yazamadım işte. Ama sonunda şeytanın bacağını kırdım, doğum hikâyesi ile devam etmeye karar verdim. Başını bilmeyenler şuradan başlayabilir.… Okumaya devam et Hastane günleri

Döndüm!

Taşındım, yerleştim, internetim bağlandı… Kısacası kaldığımız yerden devam. Tekraş tekraş. Çok çok yakında!

Yayım tarihi
duyurular olarak sınıflandırılmış

Bir doğuma gidemeyiş hikâyesi

Çocuklar doğalı 2,5 yılı geçti. Blogumu açalıysa 1,5 yıla yaklaştı. 300 civarında yazı yazmışım. Kıyıdan köşeden değindiğim oldu doğum hikâyeme ama hiç etraflıca anlatmadım. Çünkü nefret ediyorum doğurma hikâyemden. Böyle olacağı hiç aklıma gelmezdi. Gecenin bir yarısı sancım tutacak, çimdirerek eşimi uyandıracağım, o panikleyecek, heyecanla üzerimizi bile değiştirmeden pofidik terlikler, pijamalarla kendimizi kapıdan dışarı atacağız,… Okumaya devam et Bir doğuma gidemeyiş hikâyesi

Bir doğuma gidiş hikâyesi

Yeni evliyken yakın bir arkadaşım vardı. Bebek bekliyordu. Bir gün konuşurken “Eşim işteyken sancım tutacak diye çok korkuyorum, o işten çıkıp gelip beni alıp doktora götürmeye yolda doğururum valla,” dedi. Gülüştük. Evi bana yakın olduğu için, eşi olmadığında beni aramasını söyledim. Zaten evden çalışıyorum, tüm gün ister istemez evdeyim. Eşim de işe arabayla gitmiyordu o… Okumaya devam et Bir doğuma gidiş hikâyesi

Yayım tarihi
İkiz gebeliği olarak sınıflandırılmış

Benim Evim Benim Pasağım 2. Bölüm – Çılgın Mutfaklar Birincisi

Yeni fırsat bulup yorumları okuyabildim. Yer yer gülmekten gözümden yaş geldi. Hayatımda hiç bu kadar centilmen yarışmacı grubu görmemiştim: “Ben de yarışmadayım ama oyum size 7 numara. Bence inanılmaz pasaklısınız.” “Aman efendim sizin pasağınızın yanında bizimki de laf mı? Yine de çok teşekkür ederim. Siz de benim favorimsiniz.” 🙂

Yayım tarihi
duyurular olarak sınıflandırılmış

Ödev derdi mi? O da ne?

Şu aralar çocuğu okula başlayan kiminle konuşsam ödevlerden dertli. Daha doğrusu çocuğuna ödev yaptırma işkencesinden. Anladığım kadarıyla her evde akşamları kıyamet kopuyor ödevler yüzünden. “Bırak yapmazsa yapmasın, sen ne itekliyorsun, canın sıkıyorsun” diyorum. O da olmuyormuş. Bekara karı boşaması kolay tabi. Artık benim bebeler küçük olduğundan herhalde anlamıyorum durumu. Ya da büyütülecek bir şey olduğunu… Okumaya devam et Ödev derdi mi? O da ne?

Yayım tarihi
eğitim olarak sınıflandırılmış