On sekiz aylık annelik sürecimde beni uyuz eden birçok cümle oldu ama hiçbiri “Şu oğlanın saçını kes” ile “Şu kızın kulağını deldir” kadar sinirlerimi yerinden hoplatmadı. Diyenler de dış kapının mandalları hani. Ne isterler oğlumun saçından, kızımın kulağından anlamam.

Önce saç işi: İkisinin de kıvır kıvır bebek saçları var. Kesilseler, sertleşecekleri için bir daha böyle lüle lüle olmaz herhalde. Oğlan, doğduğunda kabaktı. Kızın da tepesi kel, kenarları saçlı, emekli memur havasında bir kafası vardı. Saçlarının toparlanması epey zaman aldı. Tam ikisinin de ipek gibi saçları gelmişti ki millet başladı: “Şunların saçını kazı da gürleşsin.” Allah Allah! Kazınan saçın gürleştiği nereden çıkmış acaba? Hayatta tanıdığım nice fırça saçlı insan var. Hiç birinin de kafası zamanında kazınmamış. Saç işi genetik kardeşim yaaa.

Millette bir baskı “Efendim, yazın kafaları rahat eder, kazıt.” Sanki peruk takıyorum ta kaşıntı yapacak bebelere. Kendi saçları o ayol, sen saçından rahatsızlık mı duyuyorsun da o duysun? Yazdan tam sıyırdım derken şimdi de kış baskısı: “Şimdi kazıt ki yaza kadar saçı toparlansın.” Hayır, anlamadığım şu, önce niye topal edip sonra toparlatmaya çalışıyoruz? Toparlatık kalsa olmaz mı?

Bugün de iki ayrı insandan iki aynı cümleyi almak iyice sinirlendirdi beni: “Kes de pis saçı gitsin, temizi gelsin.” La havle. Ulan çocuğun kafasındaki bildiğin çilek reçeli. Sabah kür yaptı kendisine. Ben de henüz fırsat bulup yıkayamadım. Yıkanınca pis saçı gidecek yani, kazımaya gerek yok.

Bir de vitamin delileri var: “Tüm vitamini saçı yiyor, kes de oğlanın boyu uzasın!” Yeni gelen saçın vitamin ihtiyacı olmayacak tabi. En iyisi lazer epilasyon yaptırayım oğlanın kafaya, böylece uzayan saç, emilen vitamin derdimiz kalmasın! Bir de anlamadığım niye sadece oğlanın saçı kesiliyor? Kızın giden vitaminleri ne olacak? Bu zihniyetin altında da “Kız çok uzarsa ona göre koca bulamaz” beyinsizliği yatıyor, görün bakın yakında çıkacak.

O kadar merak ediyorum ki “Şu bebenin kafasını kazı, saçı gür çıksın” diyenlerin beynini kazısam, acaba daha gür bir beyin çıkar mı?

Kulak işi de bir sonraki yazının konusu olsun hadi.

Paylaş: