Hemen sıcağı sıcağına devam edeyim olaya. Ne diyordum? Heh: On sekiz aylık annelik sürecimde beni uyuz eden birçok cümle oldu ama hiçbiri “Şu oğlanın saçını kes” ile “Şu kızın kulağını deldir” kadar sinirlerimi yerinden hoplatmadı diyerek başlamıştım.

Gelgelelim kulak deldirmeye:

Benim anacığımın kulakları geleneksel sarımsak, çuvaldız ve iplik metodu kullanarak delinmiş. Anlatayım ama uygulamayın ha! Önce delinecek kulak memesine bir X konur. Sonra kulak memesi güzelce sarımsakla ovulur. Maksat sarımsak uyuştursun kulağı. Bir nevi lokal anestezi yani. Kulağın uyuştuğuna kanaat getirilince daha önce ipliğe geçirilmiş çuvaldız, bebenin çığlıklarına aldırılmadan kulak memesindeki X işaretinden zort diye sokulur. Bebe delirmiş haldeyken iğne peşindeki iple birlikte memeden geçirilir, sonra da dişle ip koparılarak iğne iplikten ayrılır. İpin ucuna bir düğüm atılır ki ip orada kalsın, memedeki delik kapanmasın. İşkence tam bitti sanırsın ki yanılırsın, memenin delik kısmı iltihap toplar. Oraya kül bastı yapılarak uygulanan tedaviden birkaç hafta sonra delik, delinmişliğine iyice alışınca ip çıkartılır, yerine küpe takılır! Gördüğünüz gibi okuması bile insanın tüylerini diken diken ediyor. Ama bu yöntem yüzyıllarca kulak memesi delme işlemi için kullanılmış nadide bir yöntem. Çok da eski sanmayın ha. Benim küçüklüğümde bile kulakları iple gezen kızlar vardı yemin ederim! Kim bilir kaç kulak, küpe takıp güzel olacağım diye bu acıyı çekti.

Annem kendi acı çekince tabi bana böyle bir işkence yapmamış. Ben ilkokul başlayınca tutturdum ille ben de işkence isterim, ben de küpe takayım diye. Neyse ki benim zamanıma tabancayla kulak delinme işlemi çıkmış. Bebe aklı işte, sanıyorum ki kulağım poligona yerleştirilecek, uzaktan bir adam tabancayla bir el ateş edecek ve kulağımı delecek. Allah’tan teknoloji tahminimden çok daha ileri safhalardaymış.

Benim ısrarıma dayanamayan annem beni bir eczaneye götürdü. Eczacı kulağıma bir alet yerleştirdi, DANNN diye bir bastı, anam anam anam acıyla gözlerim yerinden fırladı. VAAAA diye bağırdım. İSTEMEEEEEEEM. Ama artık çok geçti. Kulağımda üzerinde duman tüten bir delik vardı. Ve eczacı öbür kulağıma doğru hamle yaptı. Deldirtmem diye çok ağladım ama iş işten geçmişti bir kere. İkinci kulağım da dom dom kurşununu yedi. İki kulak da günlerce şişti. Kıpkırmızı oldu. Derken iltihap topladı. İlaçtı bilmem neydi derken küpe takılacak kıvama gelmesi epey zaman aldı.

Şimdi ben de bu işkenceyi yaşamış bir insan olarak ne diye bebemin kulağını deldireyim? Büyüsün, kendi istesin, neresini istiyorsa deldirsin. Ama yok kardeşim ille kulağını deldir, kız olduğu belli olsun. E be geri zekâlı hadi tipini benzetemeyebilirsin de üzerindeki giysisine bakınca, saçındaki tokasına bakınca kız olduğu anlaşılmıyor mu bu bebenin? Ne demek kız olduğu anlaşılsın?

Bazen şu “Şu kızın kulağını deldir” cümlesini duyunca o kadar sinirleniyorum ki elime bir sarımsak alayım, bunu diyenin kafasını az biraz uyuşturayım, oradan çuvaldız, iplik yardımıyla beynine bir delik açayım, delik kapanmasın diye de ipin ucuna düğüm atayım istiyorum. Ya Rabbim, sen koru!

Paylaş: