Ben temizlik yapmayı hiç sevmem. Hatta -laf aramızda- nefret ederim! Tabi bu temizliği sevmem olarak anlaşılmasın. Temizliği kim sevmez ayol. Ben de severim mis kokan evleri, pırıl pırıl mermerleri, ışıl ışıl camları… Ama bu temizleme işini kendim yapmak konusuna gelince… Nayır nolamaz! Hiç bana göre değil!

Düğün alışverişine çıktığımızda gördüğüm her mobilyada bir kusur buluyordum. Bunun şurası çok tozlanır / hmm bu renk kir belli eder / ama bu leke tutar / ayy kıl düşse üzerine belli olur… Ona burun kıvırdım, buna burun kıvırdım, en sonunda satış görevlisinin biri “Öf işin ne abla, temizle sen de bir zahmet!” demişti. Ama sonuçta o kadar süper mobilyalar aldım ki, Allah sizi inandırsın 4 ay tozunu alma hiç çaktırmıyorlar. Hayır, denedim de oradan biliyorum, evraklı senetli konuşuyorum valla.

Yeni evliyken ilk heves biraz sağı solu temizlediğim oldu. Bebeler olduktan sonra hepten işin ucunu bıraktım. Ama sağ olsun anam yapıyordu. Bebelere tek bakmaya başladıktan sonra bir kaç temizlikçi bacı denemem oldu. Onlar da ayrı hikâye, bir ara anlatırım. Sonuçta -anneannemin tabiriyle- kalmış kağnıyı koca öküz çekti, ev işleri de başıma kaldı. O gün bugündür pasağımızda boğulmak üzereyiz. E kolay mı bir yandan elli ayaklı iki bebe, bir yandan yemekti, ütüydü, tozdu, zartı zurttu derken hiç bir şeye doğru dürüst yetişemiyorum. Açıkçası öyle çok büyük beklentilerim de yok. Daha önce de söylediğim gibi bebelerden sonra evin temizliği ve düzeni için kendimi sadece üç hedef koydum:

1. Yürürken ayaklarımız yere yapışmayacak,

2. Ayağımızın altına sürekli çıtır çıtır bir şeyler gelmeyecek (ara sıra olursa problem yok),

3. Salonda don bulunmayacak.

Yine açık konuşuyorum bebelerime tek başına baktığım günlerde bu asgari beklentileri bile karşılayamıyorum. Kendi derdim bana yetmezmiş gibi bir de yaz başında hemen dibimizde inşaat başlamasın mı? Bütün tozu toprağı da bizim eve dolmasın mı! Öyle ki evde ayaklarımızın altı zehir gibi simsiyah gezmeye başladık. Tek ayağımızın altı olsa neyse, yerin kiri bebelerin sümüğüyle birleşince çember sakal etkisi yaptı, tepeden tırnağa bebeler simsiyah oldu. Yerlerin, camların, koltukların halini de siz düşünün gayri…

İşte böyle korkunç günlerde tanıştım Philips Aqua Trio ile. Kendisi elektrik süpürgesi ile paspasın voltran oluşturmuş hali. Aynı anda hem süpürüyor hem siliyor. Bu durumda benim temizlik kriterlerimin ikisini birden tek başına karşılıyor. Ah bir de salondan donları toplasa… Kafamda taşırdım yemin ederim.

Kutunun içine bir de temizlik yapacak adam koysalardı çok makbule geçerdi ama neyse buna da şükür.

Aquacığım gelir gelmez, evdeki halıları yıkamaya gönderdim. Gelince de tekrar sermedim. Ne büyük rahatlıkmış valla. Evin bir başından başlayıp öbür taraftan çıkmam taş çatlasa bir saat sürüyor. Tek problem kenarlarda ve köşelerde paspasının ulaşamadığı yerler olabiliyor. Onun dışında her yer tertemiz. Ha bir de su hazneleri biraz küçük, sık değiştirmeniz gerekiyor. Onun dışında bir gıcıklığını görmedim. Temizliği suyla yaptığı için ortada toz moz, leke meke kalmıyor. Üstelik temizlik sırasında deterjan da kullanmıyorum. Gerçi deterjanla da kullanılabiliyormuş. Ama ben bebelerimin elleri ayakları bir yerde, bir ağızlarında olduğu için deterjansız temizliği tercih ediyorum. Üstüne üstlük benim gibi ultra pasaklı hatunlar için makineye kendi paspasını kendini temizleme özelliği koymuşlar ki tam bir can simiti. Gerçi ben onu keşfedene kadar biraz ceset kokusu yaydım eve ama geç oldu güç olmadı:)

Uzun lafın kısası Philips Aqua Trio’nun sert zemin temizliğini test ettim onayladım. Kendi gözlerinizle görün diye evin aqualı temizlikten önceki ve sonraki hali diye resim koyardım ama evde bekar kızım var. Şimdi her şeyi ortaya döküp anasına bak kızını al babından ona kötü referans olmak istemem. En iyisi ben her ihtimale karşı kızın çeyizine bir tane alayım.

ek 1:

altı bu. nereden hava çekiyor anlamadım. ben ayrı bir giriş olduğunu sanıyordum. makine silindir paspaslar dönerken çekme işini de yapıyor sanırım. bu arada bi temizletsem iyi olacak:)

ek 2:

off resmi yan çevirmeden eklemişim yine. bi zahmet boynunuzu kırıp yandan bakın. şu altına konan tablası var ya işte oraya biraz su konuyor, sonra makine çalıştırılıyor. o suyu çekiyor, kendi temiz su haznesinden de temizlemeye devam ediyor. alt paspaslar tertemiz oluyor. sonra onlardan çıkan kiri görüp kendi pasağınızdan tiksiniyorsunuz:) yani en azından bende öyle oldu

Paylaş: