Bayram temizliklerinden oldum olası haz etmem. Küçüklüğümün bayramlar temizlikleri deyince aklıma annemin gergin ev temizlikleri geliyor. Ellerinde kırmızı naylon eldivenler, saçları diken, bize bağırıyor. Şimdi ben büyüdüm, görevi devraldım. Ellerimde naylon eldivenler, saçlarım diken, bebelerime bağırıyorum. Zaten hiçbir zaman titiz bir insan olamadım. Bari bayramlarda evin şekli şemali değişsin istiyorum ama bir türlü nasip olmuyor.

Bebelerimle ilk bayramımız geçen seneydi. Düşünüyorum da aklıma alt değiştirme, kusmuk, ayakta sallama, mama hazırlama, gaz çıkarma ve zırıltı sahnelerinden başka bir şey gelmiyor. Ha bir de gelen giden olmuştu. Yanlarında alt değiştirdim, bebeler kustu, ayağımda salladım, mama hazırladım, gaz çıkardım bir de bebeler zırladı. Başka da bir şey yok. Bu sene bebelerim ayaklanınca bayramların da çehresi biraz değişti. Evi hepten b.k götürür oldu. Geçen bayram temizliğini çıplak ayak evde dolaşıp ayağıma yapışan yerleri ıslak mendille silerek yaptım. O zaman bayram temizliği için 3 hedef koymuştum:

1. Misafir gelirse ayakları yere yapışmayacak

2. Misafir gelirse yerde yürürken ayağının altında kırıntılar çıtır çıtır etmeyecek.

3. Misafir gelirse salonda don görmeyecek.

Sonra baktım temizlik yetişmiyor. Hedeflerimi daraltmaya karar verdim. Tek hedefim salonda bir don bulunmamasıydı. Ama ne yazık ki onu da başaramadım. Hiç tahmin etmediğim bir anda misafir geldi. Keşke evimde şahit oldukları tek şey yapışan ve çıtırdayan yerler ile salondaki don olsaydı. Nasıl yerin dibine geçtim anlatamam.

Bu bayramaysa Kurban Bayramı’na uygun olarak ağıl konseptiyle girerim artık haha diye gülüyordum ki bir ilk oldu. İlk kez birinci bayram gününe etrafı b.k götürmeden başlayacaktım. Yani b.k diyorsam tabi ki mecaz diyorum, canım. Evde b.k mok yok, yani yoktu, birkaç saat öncesine kadar…

Sabah kocam bayram namazına gitti. O gelmeden bebeleri hazırlayayım da gelince hepsini bir babaanneye postalayayım. Ben de ortalığı toplayayım, evin temiz olduğu meydana çıksın diye düşündüm. Sabah rutinine en zor işlem olan alt değiştirme işlemiyle başladım. Bizim evde alt değiştirmek tam bir vahşi hayat belgeseli. Bebeleri dar bir alanda sıkıştırıyorum. Alt değiştirme malzemelerimi alıp pusuya yatıyorum. Bebelerin daldığı anda birini gözüme kestirip üstüne atlıyorum. O altımda tepinirken ben popoyu parlatıyorum.

Bu sefer ikisi de yatağımın tepesindeydi. Nasıl olsa oradan hemen inemezler diye bir köşede beklemeye başladım. İlk olarak oğlanı gözüme kestirdim. Tam dalmış saf saf sağa sola bakınırken üstüne atladım. Bir yandan boğuşup öte yandan bezini çıkardım, popoyu temizledim, popoya bir de şaplak atmayı ihmal etmedim. Tabi bu arada oğlan da boş durmadı. İlk fırsatta ellerimden kaydı gitti. Yeni bezi takmak için tekrar pusuya yatmam lazımdı. Henüz sırıtarak beni izliyor, yeni hamlemi bekliyordu. Ben de biraz dikkati dağılsın diye açık poposuyla onu bırakıp bezini atmaya gittim. Yatak odasından balkona gidip dönmek kaç dakika sürer? Bir. Hadi iki olsun. Zaten popo açık, işer diye de acele ediyorum. Üstelik yatağımın tepesindeler. Hemen koşup geri geldim. Baktım oğlan bir şeye bakıyor, iyice dalmış, yeni hamlem için hemen üstüne atlayım dedim ki o da ne? Oğlan yatağın tepesine kocaman bir kaka yapmış. Onu inceliyor. Aman Allah’ım beni görünce de benden kaçayım diye hooooop kakanın üstüne basıp zıp zıp yastıklara, yorgana atlamaz mı? Öyle bir çığlık attım ki camlar titredi. O ana kadar yatağın başka bir köşesinde sessiz sakin oturan kızım benim çığlığımla korkup kaçma hamlesi yaparak emekleyerek kakanın üzerinde bir tur atmaz mı? Üstlerine yapışan b.kla biri bir tarafa, biri öbür tarafa kaçıyor. Ben manzaraya bakıp bir yandan öğürüyor bir yandan çığlıklar atıyorum. Ben haykırdıkça kızım ağlayarak yatağın bir o başına, bir bu başına gidiyor. Her seferinde de üzerindeki kakayı tazeliyor. Oğlansa hâlâ popoyu kapattırmam derdinde, kikirdeyerek sağa sola zıplıyor.

Sonuç: Bir bayrama daha evimi b.k götürürken girdim. Ama ne yazık ki bu sefer b.ku mecaz olarak kullanmıyorum.

İyi bayramlar, efendim.

Paylaş: