Yine heyecan dolu günler yaşıyorum. Bir kitap serüveninin daha sonuna geldim. Ötekileri bilmiyorum ama çocuk kitabının başlaması ile ortaya çıkması arasındaki süre epey uzun. Çizim kısmı zaman alıyor. Yeni kitabımı yazmaya bir sene önce başladım sanırım. Set olarak yayınlanacağı için metin kısmı da uzun sürdü. Epey yoğun çalıştım. Hatta bir ara verilen tarihe yetiştiremiyordum, yemedim, içmedim, yazdım. Çocuklar halime çok üzüldü. Oğlan gitmiş benim için kitap yazmış.

“Annecim, sen çok yoruluyorsun. Daha fazla kitapla uğraşma, bunu ver yayınevine, senin için hazırladım ben” dedi. ♥ ZAKU ve maceraları. ?

Ne zaman bir metni teslim etsem, kitabı ne zaman elime alacağım diye heyecanlanıyorum. İnşallah bir hafta içinde kitabım sıcak sıcak matbaadan çıkmış olacak.

TA-DAAAAMMM!

HUZURLARINIZDA DDK!♥

Dünya tatlısı çizimler Ece Zeber‘e ait. Görünce bayıldık çocuklarla. Zaku’yu da bu ablaya çizdireceğiz. ?

Şimdi konuyu nereden nereye getireceğim, şaşıracaksınız. ?

Çok sıklıkla kitap yayınlama süreci ile ilgili mailler alıyorum. Genellikle insanların kafasında bir fikir oluyor, kağıda dökmüş ya da dökmemiş oluyor, nasıl başvuracağını merak ediyor. Her seferinde tek tek yazmaya çalışıyorum, bugün buraya yazayım da dedim, kopyala yapıştır yaparım en azından. 🙂

Ben ilk kitabımı 2006 yılında yazmıştım galiba. Benim Orucum kitabıydı. Sadece bir hikayesini yazmıştım. İnternetten dini çocuk kitabı basan bütün yayınevlerine gönderdim. Uzun süre hiç cevap çıkmadı. Sonra Nesil Yayınlarından dönüş oldu. Çok heyecan vericiydi.

Bu tatlı heyecanı yaşamak isteyenler için kitap başvuru sürecini naçizane anlatayım:

  • Önce kitabı yazın. İlk kitap için aklınızdaki taslakla kimsenin ilgileneceğini sanmıyorum. Kitaba son halini verin. Başvuruyu bu metin üzerinden yapın.
  • Kitabı fikir vermem için bana göndermeyin. ? Ben yayıncı/editör gözüyle bakıp fikir veremem, çünkü değilim. Ayrıca sizi kırmamak için metin nasıl olursa olsun “Ayy cınııım çok güzel olmuş yeaa” demem de muhtemeldir. 🙂 Tanıdığınız daha aklı başında biri varsa ona okutabilirsiniz. ?
  • İnternete girin, beğendiğiniz yayınevlerine bir bakın, sizin yazdığınız türde yayın yapanların iletişim adreslerine mail atın. Bir çok yayınevinin sayfasında kitap başvuruları için yer var zaten. Onu doldurup gönderebilirsiniz.
  • Bir çok insan fikri çalınır diye korktuğu için metnini yayınevine göndermeye de korkuyor. Çalınır mı? Hmm. Hiç sanmıyorum. Ama bilemiyorum da tabi. Sonuçta kimse sizin yazdığınız metne başkasının adını koyup yayınlamaz ama fikrinizi beğenip başka birine yazdırabilir herhalde. Bu durumda zaten ispatlayamazsınız. Bir yerde bir editörün yazdığınız metnin çıktısını alıp kendinize iadeli taahhütlü atmanızı tavsiye ettiğini okumuştum. Mektup gelince açmıyormuşsunuz, sonra bir durum olursa delil sayılıyormuş. Nerede okuduğumu hatırlamıyorum, bulursam link ekleyeyim. Ama bence güzel bir fikriniz varsa zaten sizinle çalışırlar, çok da dert etmeyin.
  • Metninizi göndermeden mutlaka gözden geçirin. BÜYÜK HARFLE YAZILI BİR METNİ ASLA GÖNDERMEYİN! Dil bilgisi kurallarına dikkat edin. Sizi diliniz gösterecek, ona göre metni tekrar elden geçirin.
  • Mailinizde kendinizi tanıtın, kısaca metninizden söz edin. Konusu ne, kaç yaş için düşünüyorsunuz… gibi.
  • Bekleyin. 🙂 Üç vakte kadar olumlu ya da olumsuz dönerler inşallah. Bu değerlendirmeleri yapan insanların genelde işleri çok yoğun oluyor. O yüzden dönmeleri zaman alıyor. Ama yeni yazar, metin bulmak da işlerinin bir parçası sonuçta. Eninde sonunda döneceklerdir.?

Bol şans dilerim. ♥

Paylaş: