Sizin de uyku probleminiz var mı? Gece yatınca bir o tarafa bir bu tarafa dönüp duruyor musunuz? Gözleriniz fener tutulmuş fosforlu kedi gözleri gibi sürekli açık mı? Yoksa sıkı sıkı kapattığınız halde uykuda değil misiniz? Farklı bir yatakta yatsanız yerinizi mi yadırgıyorsunuz? Odada karınca yürüse tıkırtısından yastığı kulaklarınıza mı bastırıyorsunuz? Ateş böceklerinin ışığı bile uykunuzu kaçırmak için yeterli mi? Gece bir kere uyanınca bir daha uyuyamıyor musunuz? Öyleyse doğru yere geldiniz. Ben de aynı sizin gibiydim. Nihayet derdimin dermanımı buldum!

Bebelerden önce çok ciddi uyku problemlerim vardı. Kapının tıkırtısına uyanır saatlerce geri dalamazdım. Yatağım değişse sabaha kadar otururdum. Ertesi gün önemli bir işim olsa, misal misafir gelecek olsa, erken kalkıp bir yere gidilecek olsa, on dakikada bir uyanarak, arada daldığımda da kâbuslar görerek uyurdum. Ailemin yanındayken değil de öğrenciyken çok sıkıntı oldu bu bana. Odayı en az iki kişiyle paylaşıyordum. Ne yapayım ne edeyim doğru düzgün uyuyamıyordum. E öğrenci evi. Patırtı çatırdı biter mi? Normal patırtıyı çatırtıyı geçtim, bir arkadaşım ders çalışmak için saati 3’e kurar, sonra da on dakikada bir ertelemeye alarak sabaha kadar saat çaldırırdı. Katil olmaya hiç bu kadar yaklaştığımı hatırlamıyorum. Gece gözümü her kapattığımda kocaman bir sopayla kızın kafasını ezdiğimi görüyordum. Soluğu danışma merkezinde aldım, üç sene terapi gördüm, bana mısın demedi. Allah’tan kız mezun oldu da canını kurtardı.

Sonra mesela öğrenciyken nöbetleşe yemek yapardık. Ertesi gün yemeği ben yapacaksam gece uyumak ne mümkün? Uyuyabilsem de sabaha kadar rüyalarımda yemek pişiririm. Yok yemeği yakarım, yok kendimi yakarım, yok evi yakarım… Kâbus kâbus kâbus… Bir kere baktım olmayacak, bir türlü uyuyamıyorum, kalktım, gecenin üçünde yemek yaptım, geri yattım.

Hayatta beni en zorlayan huyum budur. Anneme çekmişim, çekmez olaydım. O da hiç uyuyamaz. Her sabah suratı bir karış kalkar. Yok babam sağdan sola dönmüş de, yok banyoda su damlamış da, yok üst komşu çorabını çıkarmış yere atmış da… Kadınımın bahanesi hiç eksik olmaz. Hayatta uyuyamaz. Ama maşallah kendi derdimle birlikte annemin derdini de çözdüm. Tabi ki ikiz doğurarak!

Bebelerden sonra annemle yaklaşık bir sene birlikte yaşadık. Allah razı olsun yavrularım sayesinde ne yer yadırgama derdi kaldı bizde ne sesten etkilenme ne ışıktan rahatsız olma. Fırsat bulur bulmaz bir uyur olduk ki annemle nah böyle kalıp gibi! Nerede yer bulursak artık. Kâh koltuk tepesi  kâh masa altında kâh sallanan sandalyede… Üstelik ayağımızda bebeler, elimizde biberonlarla. Koca sene annem çekyatı açmaya bile gerek duymadı. Çekmeden direk üzerine devrilip yattı. Ben desen ondan beter. Bıraksalar kış uykusu uyuyacağım. Nereyi bulsam kıçımda pireler uçuşuyordu.

Bebeler üç yaşına geldi, maşallah sübhanallah, benim uykusuzluk problemim gitti de geri gelmedi. Hâlâ ağzım açık, gözüm kayık, nereyi bulursam devriliyorum. Misal şu aralar kullandığım yatağım:

ey yatak, sen ne güzel şeysin

Gördüğünüz gibi 2 oda 1 salon konforlu yatağımdan bu yatak demeye bin şahit isteyen bahçe katına taşındım. Hint fakiri bile daha konforlu şartlarda yatıyordur eminim. Yerdeki halının boyu bir metre mi ne. Kafam halıda kalsa, ayağım açılıyor, ayağım halıya çıksa kafam. Tortop oluyorum ben de üşümemek için. Sonra üzerindeki beyaz örtü, aslında kızın yatağının örtüsü. Polyester. Nasıl ter yapıyor. Yastığımın yününün de dövülmesi lazım. Sabaha kadar kafamı dövüyor ama gıkım çıkmıyor. He üstümün örtüsü de bebelerin hastane çıkışlarının battaniyeleri. Ayağıma ayrı örtüyorum, kafama ayrı. Bir o kayıyor, bir bu kayıyor. Eskiden olsa bırak bu şartlarda uyumayı, gözümü kapatamazdım. Şimdi daha yastığa beş kala zıbarıyorum. Her seferinde çocuklar uyuyunca kalkıp yatağıma geçeceğim diyorum ama daha bebeler uyumadan bayılıyorum ki ne bayılma. Hırsız girse, beni alsa götürse duymam ha. Artık beş saat mi dersin altı saat mi dersin, bebelerim ne kadar uygun görürse öyle bir uyuyorum ki  oooooooooh dünyada yok böyle rahat döşek.

Diyeceğim o ki ciddi uyku probleminiz varsa merkez merkez gezip o ilaç bu ilaç kullanıp terapiden terapiye koşup hiç kendinizi yormayın. Üstüne de paralar dökmeyin. Direk ikiz doğurun anacım. Çivili yatakta bile yattığınız an zıbarmazsanız bana da Secce Kuzu demesinler! Secce Eşek desinler. O kadar da kesin konuşuyorum yani!

Paylaş: