İlk Analar Günü Hediyem, ve galiba da son :(

Ben küçükken bizim evde anneler günü kutlanmazdı. Babam “gavur adeti / kapitalist oyunu / ananıza her gün bayram” der geçer, anam için de zaten ona ne gerek vardır, buna ne gerek vardır, para harcamaya zaten hiç gerek yoktur. Bizim için de hava hoş tabi. Zaten anneme hediye beğendirmek de mümkün değil. Olmadığı daha iyi.

Gelgelelim bebelerden sonraya… Açık konuşayım, öncesinde temizlik yapmam gerekmeyecek her özel güne kapım açık benim. Hele bir de üzerine hediye vereceklerse oohhh ne âlâ! Gerçi tabi tek benimle de olmuyor bu işler. Bir de düşünüp hediye alacak insan lazım. Şimdiye kadar denk geldi mi öyle biri? NAYIR!

Kocam hiç oralı değil zaten, doğurduğum bir çift bebe de henüz olayın farkında değil, dört yıldır kırık kürdan sahibi bile olamadım analar gününde. Ama bu sene şeytanın bacağını kırdım! Tabi sonrasında onun da benim kafamı kıracağını hiç tahmin etmemiştim. :/

Geçenlerde yine bir metropol yerlilerini metrobüsle kaynaştırma günü nedeniyle teyzemle dışarı çıktık. Bir takıcının önünden geçerken çok güzel bir yüzük gördüm. Bildiğin imitasyon ama ayy nasıl sahici duruyor, pırıl pırıl parlıyor. Çok heveslenip kendime anneler günü hediyesi olarak aldım. Madem hatırlayan yok beni, ben hatırlayayım bari kendimi.

Bu anneler gününde de açılışını yaptım yüzüğün. Baktım koca zaten oralı değil. Bılişlere sordum, “Bu günün anlam ve önemi nedir yavrum?” diye. Oğlan dedi ki “Bugün Türk başkanının doğum günüymüş. Arkadaşım dedi.” Yine bizim bacaksız şıh devrede tabi. Benimkiyle bir olmuş, başkanlık sistemine geçmişler. Kız zaten hiç farkında bile değil. Yolda babam yaşında kelli felli bir millet vekili adayı “Anacıııımmm, anneler günün kutlu olsun,” diye elime tek dal çiçek tutuşturmasaydı günümü kutlayan bile yoktu. (Tabi adama ‘höösst eşek kadar adam, nereden anan oluyormuşum ben senin!’ diye çıkışmadım. Sandıkta hesaplaşacağım ahahha.) Neyse, varsın günümü kutlayan olmasın, kendim kutladım kendimi. “İyi ki doğurmuşum, Allah benden razı olsun, bu da benden bana, çok daha güzellerine layık olsam da…” diyerek şıkır şıkır taktım yüzüğümü. Ayy ne de güzel durdu parmağımda essah gibi.

Analar gününden bir gün sonra okulda kutlama yapılacak. Bizde yenilip içilmeden bir şey kutlanabilir mi? Asla tabi. Menünün en olmazsa olması kısırı da ben aldım. Sabah bebeleri okula salıp kısırın başına geçtim.

Öğleye kadar bir leğen kısır yaptım. Konu komşunun tabağı vardı, biraz onlara koyup gönderdim. Birazını eve ayırdım. Kalanı da büyükçe bir tencereye koyup okula götürdüm.

Tencereyi saplarından tuttum okula yürüyorum ki o da ne? Parmağım sanki ışıltısını kaybetmiş. AAAAAAAAAAA YÜZÜK YOOOOKKK!!!! Hemen filmi geriye sardırdım. Sabah parmağımda mıydı? E EVEEET. Peki çıkardım mı? Yooo. E düşürdüm öyleyse. Ama nereye? KISIRIN İÇİNEEEE!!! AGHHHHHHH!!!!

Tabi ya kesin kısırın içine düştü. Bir ara kaşıkla iyice karıştıramayıp elimi sokmuştum içine. Yüzük de tam oturmuyordu zaten. Kesin kısıra düştü. AGHHHH!

Okula gittim. Kısır servise çıkmadan aradım biraz içinde. Bir türlü bulamadım. Kısır servise sunuldu. Yutacak karılar yüzüğü. Artık duramadım bir anons yaptım: “Sevgili analar, kısırın içinde büyük ihtimalle yüzüğüm var. Analar günü hediyemdi. Şahane bir şey. Lütfen dikkatli yiyin. Boğazınıza takılır da ölürseniz hiç bir sorumluluk kabul etmem ona göre.”

Kadınlar AAA UUUU falan dedi. “Nasıl bir yüzüktü?” Şimdi ele güne karşı nasıl on kuruşluk tenekeydi diyeyim?Hem kimse lütfedip tenekeyi de aramaz. Pırlantaydı dedim. “Aaa kaç karat?” dediler. Ne biliyim kaç karat. Hiç pırlanta yüzüğüm olmadı ki. “Çok karat şekerim,” dedim. “En çok kaç karat oluyorsa o kadar işte. Bulanın hayatı kurtulur.”

Kadınlar kısırlarına daldılar haldır haldır yüzük arıyorlar. Ben de zırlıyorum “Gittiiii gitti gitti gitti caaanım yüzük. Analar günü hediyesiydi bana. İlk hediyem. Gittiiii gitti gitti gittiiiii!”

Kısırda her bulgur tanesinin altı itinayla arandı ama yüzük çıkmadı. Ya biri çaktırmadan dilinin altına sakladı, eve gidince çıkaracak, ya da biri yuttu gitti iyi mi?

Kutlama bitti. İçimde hicran yarası ve bitmez çilelerle evime döndüm. Acaba farkında olmadan çıkarmış olabilir miydim yüzüğü? Keşke. Mutfağa girdim. Savaş alanı gibi. Çıkarma ihtimalim olan yerlere baktım. Yok yok yok. Anaa acaba komşulardan biri mi yuttu? Öyle ya da böyle gitti işte yüzük. Ömrümde ilk kez bir analar günü hediyesi almıştım, o da gitti. Şans olsa zaten ben de.

Omuzlarım düşük halde mutfağı topluyorum. Lavabonun içi yeşil soğan artıklarıyla dolu. Boru değil iki bağ yeşil soğan doğradım. Çöpe atmak için avuçladım ki soğanları bir şey tınk diye lavaboya düştü. YÜZÜĞÜM!

Heyecanla çamurlu yeşil soğanların arasından çıkardım yüzüğü. Hemen suya tuttum. Ta-daaammmm. Simsiyah olmuş! Iyyyyyy. Ne taşının parlaklığı kalmış ne tenekesinin. Simsiyah!

Çoook moralim bozuldu çoookk. Daha kırkı çıkmadan mevta oldu yüzük yahu. Hiç olmazsa şöyle biraz sağa sola, konu komşuya göstereydim. Essah yüzük diyeydim, çatır çatır çatlataydım milleti. Biraz havamı ataydım. Sonra soran olursa bozdurduk ev aldık diyeydim. Bu kadar da çabuk düşülür mü ulen? Bu kadar çabuk söndürülür mü bir hava? Daha analar gününün artçıları geçmeden…

 

:(((

20 yorum

  1. Selcennnn üzülme bacım;

    Eminönünde bir bijutericim var en alasını alayım sana ne kararır ne solar, halis mulis pırlanta diye yutturdumda kimse aaa sahte bu demedi, gittim bu analar gününde bir de beştaş aldım mis gibi.

  2. 🙂 ama o yüzükte hakketen çok çabuk kararmış en azından bir hafta geçeymiş iyi olurdu 😀
    ÜZÜLME BACIM SENEYE SENİN UFAKLIKLAR SANA DAHA GEÇ KARARANI ALIRLAR…

    1. beş saat çamurlu soğanlı suda ben beklesem ben de kararırım yahu;) en azından içim kararır 😉

  3. Yaramı deştin:( benimde pırlanta olamasada kafam kadar altın yüzüğüm kayboldu.Hemi de çakma neyin deel bildiğin essah:D Dahada önemlisi hiç adeti olmayan eşimden sevgililer günü(?)hediyesiydi anacım boru değil:D

    1. var ya nurgül yanlış anlama da bence senin adam onu kiraladıydı. yürütüp geri iade etti. :/ araştır bacım. 😉

  4. Walla secce bacı tuhaf olacak ama şanslıymışın:-) bir alyansım çöpe gitti muhtemelen. Muhtemelen diyorum çünkü henüz haber alamadım kendisinden. Bir tane de altın saatim temizlik yaparken klozete gitti muhtemelen evet yine muhtemelen diyorum yine çünkü en son yaptığım iş halı silmekti onun suyuna düşüş oradan farelere yem oldu diye düşünüyorum ah ah ne dertlendim be secce bacıı. Gide gidiyor iştetutmak ne mümkün. Geçmiş olsun sana da:-)

  5. SEninki iyi gene oglumun dogumunda esım bana kucuk resat altınlardan bıleklık yaptırtmıstı cok severek kullanıyorum ama gel gör ki evlılıgımin ılk yılında eve hırsız gırıp tek tasımı ve bılımum deger yükledigim hatıra takılarımı caldıgından onun korkusuna evden cıkarken bu bıleklıgımı ortada bırakmayım dıye saklarım arada. gecen yıl bı sakladım sakladıgım yerı unuttum evı delık desık aradım bulamadım kac ay sonra cıktı kuytudan nasıl sakladıysam :)aynısını gecen gun yıne yasadım bu bıleklık aklıma düstu epeydir ortada yok ben bunu sakladım bu sefer kesın gıttı ama dıyorum nasıl üzülüyorum neyse en son esım dolaptan nevresım alıp degıstırırken havaya fırlamıs halbukı bakmıstım oralara ben kac defa uzun oldu ama bıdaha saklamıycam ben de :):))

  6. Alır almaz, takar takmaz bi fotoğrafını çekcen kanka.

    imitasyon takma, kararır allerji yapar masrafı daha fazla olur.
    üç kuruş daha ver gümüş al, bi şey olursa gümüşçünün başına ekşirsin, parlattırırsın, düşerse taşını taktırırsın..

    eve servis gelen gümüşçüm var kapalı çarşıda atolyesi var kızın bütün istanbula ŞAHSEN servis yapıyor. varsa bir siparişin haber et.

    daha olmadı, bir gün benle çık, sana “ikinci el pırlanta nasıl alır” dersi vereyim.

  7. Zavalli ve de sevgili kayinvaldecigim. Agzi var dili yok, yuregi sevgi dolu. Kizi gibi imrenip heves edip hediye alirdi. Kina gunu avucuma basip parmagima taktigi yuzugu halk otobusunde durdugu yerde boyutlararasi kuyumcu soyguncularina kaptirdin. Onca yil saklayip evlenince yeni gelin evidir hevesiyle hediye ettigi kristal surahi bardak takimini daha ceyiz sererken domino gibi degdire degdire, bir bir tuz buz ettim. Ben olsam bana hediye almam sahsen. Teneke imitasyon falan olur bak. Hic degilse aksam yesil soganlarin icinde boynu bukuk gorurum de sahteydi aman ben daha iyilerine layiktim zaten diyip kendimi kandiririm 😀

  8. Okuyunca aklıma geldi. Çocukken annem ve babamla memlekete gittik, amcamlarda kalıyoruz. Bana yeni bir sandalet alınmış, üstünde de tokası var. Akşam hep beraber gezmeye gittik, dönüşte ayakkabımı giyerken birinin tokasının olmadığını fark ettim. Öyle üzüldüm ki, içime taş oturdu resmen. Yürüyerek gittiğimiz yolu dönerken o karanlıkta gözüm hep yolu aradı, belki bulurum diye. Amcamların evi görününce üzüldüm tabi, bulamadım diye. Eve girdik ki ne göreyim, ayakkabımın tokası evde daha giymeden düşmüş 🙂

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.