Pandora’nın kutusu

İlkokuldayken çocuklar aynı sınıftaydı. Uyyyy neler öğreniyordum sınıfla ilgili. Sonra arkadaşlarının annelerine diyordum şu olmuş bu olmuş duydunuz mu, şaşkınlıkla bakıyorlardı bana. “Ayy bizimkinin ağzından cımbızla laf alırsın, kendi asla anlatmaz.”

Tabi kendi anlatmaz, niye durduk yere anlatsın çocuk, taktik lazım. Vur kaç taktiği ile yaklaşıyordum ben. Birinden bir kelime alıp ötekine onunla vuruyor, o anlatmaya başlayınca öteki üstüne atlıyor, bir o bir bu derken tüm dedikodu cebimde. 🎃

Bu taktik işe yaramadı mı? Hemen çapraz sorguya al. 🧙

O da mı tutmadı, konuyla ilgilenmiyormuş gibi yap, çocuk konunun yanından geçer gibi oldu mu hemen bir yıldırım harekatı düzenle, atla konunun üzerine. 🧹

O da yoksa truva atı. O da sökmediyse Pankfront. O da mı olmadı Kambises… ☠️

Taktik mi yok Allah aşkına?

Gerçi ayrı okullara gidince çocuklar bu taktikler istediğim etkiyi pek sağlayamadı. Ben de yenisini buldum. 😉

Geçen akşam birlikte oturuyoruz. Dur dedim şunlara bir olta atayım.

“Haydi itirafçılık oynayalım,” dedim. “Herkes sakladığı bir şeyi itiraf etsin.”

Vuuuu çok sevindiler. Gözleri ışıdı birden.

“Ama dedim ciddi itiraflar olacak ha, öyle uyduruk kıytırık değil. Tamam mı?”

Tamam.

“Ayrıca herkes kâğıda yazacak itirafını. Sonradan değiştirmek yok.”

Tamam.

Alın kâğıt kalem, başlayın.

İkisi de düşünüyor. Adrenalin yüksek. Gözler fıldır fıldır. Sırıtık bir surat. Hafif utançla karışık bir heyecan. Pembe yanaklar.

İlk önce oğlan buldu itirafını. Heh dedi. Bir yandan yazıyor, bir yandan pis pis gülüyor. Ay ne çıkacak acaba dedim. Yaş 12. Okulu mu astı? Kız tuvaletine mi girdi? Kopya işlerine mi başladı? Sigara için çok erken değil mi? 😱

Yazdı. Hâlâ pis pis gülüyor. Çok pis bir şey geliyor var yaa. Hazırlıklı olmalıyım. Keşke öncesinde hapımı alaydım, birden atak matak gelir bana Allah muhafaza.

“Hadi hadi ben yazdım, çabuk olun!”

Oğlanın işi bitti. Kızı bekliyoruz.

Kız düşündü, düşündü, düşündü…

“Yaaa ben bulamıyorum ki bir itiraf” dedi. Günde 14 saat, dakikada 7 kez “sonraaaaaa” diyerek gündüz 6 saat gittiği okulda olanları anlatıyor bana. Bir şey bulamaması normal. 😄

“Bul bir şey,” dedim. “Oyunun parçası bu.”

“Her şey olur mu?” dedi.

“Olur tabi,” dedim. Dökül bakalım küçük hanım, fen hocasına aşıklar kulübüne mi katıldın? BTSci mi oldun? Okula çaktırmadan telefon sokmaya mı çalıştın? 😱

Heh dedi. O da buldu. Nasıl gülüyor ama. Var ya çok pis bir şey de ondan gelecek. Eyvahlar olsun, açılacak şimdi Pandora’nın kutusu. Kim bilir neler duyacağım? Ayyy genç annesi olmak ne zor. Allah’ım nasıl hazmedeceğim bu duyduklarımı? Sadece gülüp geçsem mi? Ciddiye alıp nasihat mı etsem? Ama bir daha anlatırlar mı bana sırlarını o zaman? İyi de bildiğim kötü bir şeyi bilmiyormuş gibi nasıl yapacağım bu saatten sonra? 💆‍♀️

Kız da hazır. İkisi de kıpır kıpır. Yerlerinde duramıyorlar. Haydi anne, sen de itirafını yaz.

Çok düşünmem gerekmedi. 😄 Sırlar dünyamdan aklıma ilk geleni yazdım. Onların itirafına karşılık iyi bir itirafta bulunmalıyım ki tuzak kurduğum belli olmasın. (Pusu taktiği)

Yazdım.

Hazırım.

İtirafları karalamasınlar diye ellerinden kalemleri aldım. Delilleri yok etmesinler.

Önce kim okuyacak?

Herkes birbirini işaret ediyor.

Yazış sırasına göre itiraf edelim.

Küçük oğlan, başla!

Yerinde zıplıyor. Yaaa kardeşi başlasınmış.

No. Öt çabuk!

Derin bir nefes aldı. Sırıtmaya devam ediyor. Kâğıdı bize çevirdi ve heyecanla itirafını yaptı:

“Ben küçükken kardeşimi benden daha çok sevdiğinizi sanıyordum.”

HÖNK! 😒

Bu ne biçim itiraf be! Sıfır ekşın. 😒

Oğlan hâlâ çok heyecanlı. Dediklerimin yüzümdeki tesirine bakıyor. Ay nayır nolamaz deyip düşmemi bekliyor sanırım. 🙄

“İtiraf bu mu?”

“Eveeet!”

Yemin ederim ciddiymiş. 12 yıllık hayatında sakladığı bir bu varmış. 😄

Geldik kıza.

Kız da çok heyecanlı. Ara ara kahkaha atıyor. Ay kim bilir ne dolaplar çevirdi. 😱

Kâğıdı açtı ve okudu:

“Geçen gün hastaydım diye okula gitmemiştim ya. İngilizce öğretmeni beni bugün son derste öğretmenler odasına çağırdı. Geri kalmayayım diye gitmediğim derste işledikleri konuyu anlattı. Bitince sınıfa geri döndüm. Ders Türkçeydi. Türkçe dersinden kurtulduğum için çok mutluydum ama öğretmen anlamasın diye üzgünmüşüm gibi yapıp sınıfa mutsuz suratla girdim.”

😄😄😄😄😄😄😄

İki kardeş kahkahalarla güldüler. Allahım ne hayatsız çocuklarım varmış da haberim yokmuş. 😄

Haydi sıra bende. Heyecanla itirafım bekleniyor.

Kâğıdı gösterdim:

“Yemeğin güzel tarafını kendime koyuyorum.”

HAHAHHAHAHAHAHHA

Suratları görmeliydiniz. Dumur oldu ikisi de. 😈

Gerçekten mi dedi oğlan.

Tabi gerçekten, sen büyü, yemeği sen yap, istediğin tarafını ye. O kadar emek vermişim sana mı yedircem hahahahhahah.

Çok bozuldular.

İtiraf saati sonucu çocuklarla ilgili önemli hiçbir bilgi edinemedim ama o günden beri ne zaman tabağıma yemek koysam herkesin gözü tabağa dikiliyor. Umarım bir taktiğe kurban gitmem. 😄 Boş yere kendimizi ele verdik, iyi mi…

Pandora’nın kutusu- 2019

Share and Enjoy !

0Shares
0 0

8 yorum

  1. Bende uygulamaliyim bu taktikleri hemen 😀 benim oğlan ile Ahmeti çok benzetiyorum huy olarak 😂 bakalım ne çıkacak 😀

  2. Çok tatlılar Maşallah 😍davranışlarında ön ergenlik belirtileri yok demi sizinkilerde 🙂var ya acayip tırsıyorum ergenlikten 10 yaş bizde de asayiş berkemal şimdilik aynı itiraflar

  3. Valla sesli güldüm her zamanki gibi bayılıyorum yazılarınıza.Hele benim oğlan okuma yazmayı söksün Ela Laleye olan sevgimiz bir bitsin öyle deneyelim itirafname yazılarını

  4. Ahahaha çok güldüm. 14 yaşındaki ergenle bu etkinlikten korktum yapmak istemiyorum. Keşke önceden aklıma gelseydi. Masum şeyler duyardım kesin. Ama küçük oğlan (8) asansörde altına kaçırdığını söylemişti geçen sır olarak. Kaldirabilecegim tek ekşın bu. Bu arada iyiki ergengen bana yapmamışlar böyle etkinlik 🤣🤣 benim yaptıklarımı benimki yapacak diye ödüm kopuyo 😬

    1. 😄😄😄 Eski itiraflarını saklamıştım, bulayım da onları da koyayım. Ben de 2 seneye yapamam herhalde bu işi 😄

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.