Dün bir arkadaş mesaj attı: “Kııızzz Bologna’da mısın? Fuar başlamış!” Ay yok, ne Bolognası, banyoyu temizliyordum. “Aaaa gitmedin mi bu sene?” dedi. İşte aradığım hava. 😉 Millet alıştı vın vın yurt dışı seyahatlerime tabi. 🙂 Geçen okul programı var Samsun’a gidiyorum. Oğlan diyor ki “Yine mi yurt dışı annecim?” Evet cınım, Sam Franşişko. 😀

İşin aslı bu sene Bologna aklıma bilem gelmedi. 🙂 Ay gördük işte neyini görcez tekrar. Zaten çok da bir numarası yok.  Ne varsa aynısı bizde de var. 😉


Al, Balat. 😉

Al, Laleli. 😉

Aha Mahmutpaşa. 😉

Buyurun Eminönü. 😉

Baktım Bologna’da bir şey yok. Floransa’ya geçtim.

Al cicim, Floransa, Floransa dedikleri yer. Bildiğin Amasya Yalıboyu. Tek farkı gıdım kadar dondurmaya 40 lira veriyorsun. Onu verince de üzüntüden çenen kitleniyor, zaten yiyemiyorsun. 😉

Bir de Venedik’e bakayım dedim. Galata’nın su başmışı ayol. 😉

 

Hatta porsuk çayı. 😉

“Ay Venedik’in gecesi bir başkaaaa” demişlerdi. Doğru. Gecesi de aynı Karaköy. 😉

Madem bir numarası yok, gelmişken gardırobumu yenileyim bari dedim.

Amaaan hepisi bizde de var bunların.

Şu çantayı alayım dedim, çocukları okuldan almaya gittiğimde elime iyi olur. Baktım Eminönü’nde aynısını bulurum. Taa buradan taşımaya gerek yok.

Kısacası kardeş, çok da şey etmemek lazım İtalya’yı. Bir tek Roma’yı merak ediyorum. Aynı Kırşehir diyollar, merak ettim. Bir gideyim de bakayım. Malumat veririm size de. 😉

 

 

(Daha önceki muhteşem seyahat yazılarım için bkz:  1 – 2 – 3 )

Paylaş: