Çocuklar ne zamandır kedi istiyordu. Ben de anamdan aldığım terbiye üzere “Evlenince evinize alırsınız” diyordum. Geçenlerde küçük kız kardeşim yapılmayacağı yapmış ve evlenmeden eve kedi almış. 😁 Annem dellenmiş tabi. Duyunca bebeler çok sevindi. Kediyi bahane edip kendimizi Anaevi Dinlenme Tesislerine attık. Yine her şey çok güzel başlamıştı yani. 😁

Gittik ki mini minik bir kedi. Yağmurda çok ıslanmış, kuru da hiç bir yer yokmuş. Ağlıyormuş. Yardımına geçen sene yuvadan düşen bebek kargayı büyütüp uçuran hayvanyalar kıvamında hayvansever bacım yetişmiş. Alıp kediyi ısınsın diye eve getirmiş. ♥️

Bir iki gündür kedi annemlerdeydi. Çocuklar çok sevdiler. Kardeşimin niyeti biraz büyütüp havalar ısınınca bulduğu yere geri götürmekti kediyi. Zaten site kedi hanedanlığı gibi. Akraba-i taallûkatı da oradadır. Şu soğuk günleri atlatsın yeter.

Eve dönme vaktimiz geldiğinde çocuklar babalarına “Biz de kedi alabilir miyiz?” dediler. Tabi baba hiç bu topa girer, kötü baba olur mu? “Tabi alabilirsiniz, ama anneniz izin vermez,” dedi.😒

Ben de tam her zamanki cevabımı “Evlenince evinize alırsınız,” diye kopyalayıp yapıştıracaktım ki “Alın hülen” dedim. Niye ben izin vermeyen oluyorum hep? “Alın! Anasını da alın! Topunu da alın gelin!” diye kükredim. 😒

Çocuklar evlenmeden kedi sahibi olabileceklerine inanamadılar tabi. Şaka mı gerçek mi anlamak için yüzüme baktılar.

“Ciddiyim,” dedim sonra da kolordular komutanı edasıyla komut verdim: “Hazırlan kedi, gidiyoruz!”😎

Bu işe en çok bozulan benim adam oldu. 😁 “Bir dakka, alıyor muyuz, bunu mu,” falan diye kem küm etti “Yoksa sen mi izin vermiyorsun babasıııııııı???” diye nakavt ettim.😉

Yok mok da evi kirletir, tüyü var falan filan diye kıvıracaktı ama bebeler hemen atladı:

“Biz temizleriiiiiz.”

İnandım mı?❓

Elbette hayır, ama lafımdan da dönmedim hani. 😒

Zaten günlerden çarşambaydı. Hafta sonu anneme uğrar geri bırakırız nasıl olsa. İki gün de dişimi sıkayım cici anne olayım dedim. 😉

Çocuklardan çok annem sevindi kedinin bize geleceğine. Babam “Ne yapacaksın kızım, başına bir de kedi çıkarma,” dediğinde “Ay beeey, ne olacak, çocuklar istiyor, mutlu olsun yavrular,” diye kaş göz işaretiyle babamı susturduğunu görmediğimi sanmasın ahahah. Ay sanki biz çocuk değildik aney, bir kere de demedin ki eve kedi alalım da çocuklar mutlu olsun. 😒

Neyse efendim, kedinin battaniyesiyle topunu (topunu alın dediğimde kasdettiğim top asdfd), bir iki parça da oyuncağını topladık getirdik. Arabada kucağımda oturdu, hanım hanım geldi.♥️

Eve gelince tabi kedi kumu lazım. Ben de hayatta para vermem kuma falan, sokakta kum mu yok? Zaten geçici kedi. Büyükçe bir saksım vardı içi topraklı. Onu banyoya götürdüm. Kardeşimin tembihlediği gibi iki parmağımla kumu eşeledim. Kedi insandan akıllı yeminlen. Hemen anladı ne demek istediğimi. Üstelik daha iyi aylık. Ben üç yaşındaki koca danalarıma tuvaletlerini nereye yapmaları gerektiğini altı sezon anlatmış insanım. Şok oldum. Öğrendi yerini yaptı çişini.👏

Tabi ben yine de gerginim. En son anamda banyo paspasına işemişti. Sürekli götürüp çiş tutuyorum kediyi. Koydukça da yapıyor valla. Kedici arkadaşım var, sen şartlama hayvanı, o bilir gider dedi ama güvenemedim doğrusu.

İlk gece yatarken kediyi banyoya kapattım. Tıkı çıkmadı. E iyi dedim. Böyle olacaksa daha ne?👍

Ertesi sabah kedi oyun istiyor. Çocuklar nazik nazik seviyor. “Bu kediyi geri sokağa bırakacağız. Kedilik özelliklerini bastırmayın, dışarıda yaşayamaz. O kadar da nazik olmayın,” dedim. Kediye bir iki figür öğrettim. Kendi bebelerimi sevdiğim gibi biraz da haşince sevdim.

Zaten daha yeni harika bir kitap çevirmiştim. (Kötü Kalpli Uzaylı Kedi Pençe çok yakında Uçan At Yayınları‘nın raflarında olacak inşallah. ) Oradan da aldığım bir iki taktikle kediyi biraz forma sokayım dedim. O ne öyle yeyip içip sırt okşatmak? Sen avcı bir hayvansın, aslını unutma! ‼️‼️

Ona kafasına bir fare çıkarsa ne yapacağını öğrettim. Ya da bir köpek görürse. Ya da hoşlandığı kediye asılan bir dişi görürse. Sık sık idman yaptık.😉

O da hevesliymiş Allah için. Bire bin karşılık verdi. İki gün sonra tırmalanmadık yerim cızılmadık derim kalmadı. 🤕

Arkadaşa telefon açtım, birkaç da eğitim videosu ekledim. “Bu kedi çok mu abartıyor? Her tarafımı ısırıyor. Normal kedi böyle mi olur?” dedim.

“Normal normal merak etme” dedi, “Oyun oynuyor o. Sevgi ısırıkları onlar annesi. Dövüşmüyor seninle. Hayatta kalma becerileri öğreniyor. Annesi olsa o da karşılık verirdi. İyi yapmışsın böyle davranarak,” dedi.

E o kadar doğal ebeveynlik, fıtrat pedagojisi kitabını boşuna okumadık asjdhfdlf. 😎😎

Neyse nerede kaldık?

İlk gün banyoya razı olan kedi, ikinci gün evi keşfedip “Oha kocaman yeri kendinize ayırmışsınız, bana vere vere şuncacık yer vermişsiniz,” diye kapris yapıp çişi dışında bir daha banyoya girmedi. 😒

Bu arada en iğrenç şey olan kedinin kumunu karıştırıp içinden dışkıyı bulup atma işi tabi ki bana kaldı. Böğüre çöğüre attım.😒

Arkadaşım pis bırakırsan kumu başka yer bulur kendine demişti. İkinci günün sonunda artık çişe tutmaz oldum. Kendi öğrendi maşallah. Benim çocukların aksine “Anneaaağğğ bittiiiiğğğğ” diye de bağırmıyor, kendi hallediyor. E iyi dedim. Kendini temizleyen yavru modeli harika bir teknoloji, bizim bebelerin yeni sürümlerine de ekleseler bu uygulamadan keşke.🙊

Gel zaman git zaman, cumartesi günü geldi. Ay hiç götüresimiz yok kediyi. Bebe belik de çok mutlu. Gideyim de bari kedi kumu alayım, olmuyor böyle ithal lüküs torflutoprakla dedim.

Kedi kumunu gören bebeler delirdi sevinçten. Üzerinde bir ay kullanılabilir yazıyormuş. “Verdiğin para boşa gitmesin diye kesin bir ay tutarsın bu kediyi evde anneciğim,” dediler. Asdjghfjgh.

Bugün onuncu gün. Babaları da alıştı kediye. Başta dokunmuyordu falan ama şimdi eve ilk gelince kediyi soruyor. Gündüz mesaj atıyor kedi napıyor diye. 😒

Çocuklar da çok mutlu.

en sevdiği koku, abi ayağı kokusu 🙂

Kedinin de keyfi yerinde gözüküyor. Yediği önünde yemediği arkasında hanımın. En pahalısından toprak da aldı anası. Kendi bebelerime bu kadar masraf yapmadım ben be.

Ben de mutlu sayılırım, tahminimden daha kolaymış kedi bakmak. Tek sıkıntım kedinin bana komitacı muamelesi yapması. Sürekli üzerime operasyon düzenliyor. Gece yürümeye korkuyorum yemin ederim, karanlıktan uçarak çıkıp üzerime atlıyor. “Tamam” diyorum, “askeri eğitim bitti, sakin ol, bırakmayacağız seni sokağa, artık uslu bir ev kedisi olabilir, kucağıma gelip mırlayarak sırtını okşatabilirsin.” Nerdeee! Sanki bunu hiç duymamış gibi gördüğü yerde hücuma geçiyor!

Şaka maka bu yaz torun seveceğiz galiba. Tabi öncesinde kedi beni yeyip ortadan kaldırmazsa. 🙂

Paylaş: