Bitmeyen gün yapmışlar… :/ Nerede kalmıştım efendim. Heh, saat 9 oldu, bebeler paketlenip okula teslimat yapıldı, Secce Kuzu koşarak eve geliyor… Kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Koş Secce Kuzu Koş! – 3. Bölüm – Okul yolunda
Günün en çok hangi vaktini seviyorsun deseniz, kesinlikle sabah sekizde okula yürüyüş derim. Bizim için aile terapisi gibi bir şey. “Tabi evde manyak çok olunca…” dediğinizi duyar gibiyim. Ne alakası var be? 😉
Koş Secce Kuzu Koş! – 2. Bölüm – Kalk Borusu
En son yazıya yarın devam ederim demişim, bir haftayı geçmiş yahu! Koşturmaktan bilgisayarın başına oturamadım ki! Evet, bugün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sabah güneşten önce kalkıp bebelerin beslenmelerini ve kahvaltılarını hazırlamıştım. Şimdi geldi kalk borusunu öttürüp bebeleri uyandırmaya.
Koş Secce Kuzu Koş! – 1. BÖLÜM – Aksiyon başlıyor
İkizleri benimkilerden birkaç yaş büyük bir arkadaşım var. Oğlanları tek başına büyütmüş. Onlar dört yaşındayken de üçüncüyü doğurarak jübilesini yapmış. Hiç unutmuyorum, bebeleri birinci sınıfa başladığında bana demişti ki “Çocuklar okula başlayınca göreceksin resmen çocukların doğduğu yıla dönüyorsun. Aynı uykusuzluk, aynı koşuşturma, aynı stres…” He he deyip geçmiştim. Nasıl olsa okula daha çok vardı. Hem… Okumaya devam et Koş Secce Kuzu Koş! – 1. BÖLÜM – Aksiyon başlıyor
Kısa günün kârı
Küçükken annem bizi Tatilya’ya götürmüştü. Şimdi düşündüm de acaba hangi dağda kurt öldü de anam eğlence merkezine para verdi diye, aklıma geldi, komşumuzun kızının doğum günüymüş. Doğum günlerinde nüfus cüzdanını gösterip bedava girebiliyordun. Bir kişi bedava girecek diye on kişi para bayılmıştık. Tabi annemin razı olması zor oldu. İçeri giriş kişi başı bilmem kaç tl.… Okumaya devam et Kısa günün kârı
Nasip
Nasip kelimesini çok seviyorum. İnsanı çok rahatlatıyor. Tırmalıyorsun, tırmalıyorsun, olmayınca, nasip böyleymiş deyip konuyu kapatıyorsun. Ya da “Amaaan nasibinde ne varsa o olacak, hayırlısı olsun,” deyip hiç tırmalamadan mutlu olabiliyorsun. Ben de bu aralar vaki olanda hayır vardır deyip çenemi kapattım. Evet, okul işi belli oldu. Tabi yine hiç tahmin etmediğim bir biçimde!
Rüya Postacısı
Yeni kitabım Rüya Postacısı 8 Ağustos’ta çıktı. Ne zamandır ailecek heyecanla bekliyorduk. Kitabın editörü muhterem bacımla ilk ortak çalışmamız. Kitaplar tam da tatile çıkacağımız gün ulaştı elimize. Oğlan koliyi yüklendi tatilde okuruz diye. Hepsinin aynı kitap olduğunu anlatıp tekini almaya ikna etmem epey zor oldu. 😉 Açıkçası anlayacaklarını pek sanmıyordum. 9+ olarak düşündüğümüz bir kitap. Ama… Okumaya devam et Rüya Postacısı
Travmaya gel!
Geçen hafta tatile gittik. Tatilin son günü epey rüzgar vardı. Bebeler denizin kenarında oynuyor. Ben de hemen ileride uyukluyorum. Çocukların simitleri yanımda. Üç yıldır kullandıkları simitleri. Uçmasın diye kendininkinin üzerine havlu atmış oğlan. Rüzgar havluyu da uçurur mu acaba diye düşündüm. Kalkıp daha güvenli hale getirsem mi? Amaan dedim ya, her şeye pimpirik pimpirik. Bir… Okumaya devam et Travmaya gel!