Ev alma, asansör al! – 2. Bölüm

  (Pek bi acıklı ilk bölüm için tıklayınız.) Geçenlerde kocam geldi, “Harika bir ev buldum!” dedi. Yoo ev falan aramıyoruz. Ama benim adam böyle işte. En son bu evi, ekmek almaya çıktığında almıştı. Hiç unutmuyorum Pazar günüydü. Bebelerle kahvaltı yapacağız. İki yaşındalar. Ekmek almaya çıktı. Bakkalla benim evim arası 1, hadi bilemedin 1.5 dk yürüme mesafesi.… Okumaya devam et Ev alma, asansör al! – 2. Bölüm

Tü… tü… tüccarlarıma!

Bu aralar bebeler tek başlarına dışarı çıkıyor. Anlatmıştım ya çektiklerimi. Şimdi bir nebze daha iyiler. Sürekli zırt pırt zil devam tabi. Yok çişim geldi, yok bisikleti çıkar, yok  bilmem kim bilmem naaptı… Ama ara sıra seslerinin kesildiği de oluyor. İşte o zaman da rahat edeceğime ben panikliyorum, nereye gittiler, ne halt ediyorlar diye. Hemen cama… Okumaya devam et Tü… tü… tüccarlarıma!

Hediye

Küçükken kapıdan kim girse eline yapışırdık “Bize ne getirdin” diye. Iyy. En gıcık olduğum çocuk davranışı. Ankara’dan rahmetli dedem gelirdi. Daha kapıda adamı görürüz, hoş geldin falan yok; “Dedeeee bize ne aldııınnn??” “Hay gızım, hele bir içeri girelim, soluklanalım” derdi dedem. O valiz açılana kadar heyecanla etrafında döner dururduk. Hey gidi!

Mutsuz Son

Ahh ah. Ne güzel yazılar yazacaktım size. Bir sürü de resim biriktirmiştim yazılar için. Ramazandan önce kitap yetiştiriyordum, blogumla çok ilgilenemedim. Sonra Ramazan telaşı… Bayram da geçti, normal günlere çıktık, yazıları yazarım diyordum başıma neler geldi. Kısmet başka bir şey yazmakmış. :/ Aman neler oldu neler…

Yayım tarihi
Biraz da benden olarak sınıflandırılmış

Oh be!

(Var ya şu konuyla ilgili yazmak için bu sene en az beş kere bilgisayarı elime aldım. Bir türlü konunun sonunu getiremedim. Her seferinde “Neyse biraz daha fikrim belirginleşsin” dedim, sanırım kararım en belirgin haline ulaştı. Artık daha fazla ertelemeyeyim dedim. İnşallah tamamlayabilirim yazıyı. 😉 ) Daha önce okul maceramızı uzun uzun anlatmıştım. Kısaca özetleyeyim: Bizimkiler daha… Okumaya devam et Oh be!

Gel yinge geeeel, batan geminin malı bunlaaaarrr!

İlkokula gidiyordum. Mahallede bir satış yapma furyası vardı. Çocuklar evden bir şeyler getiriyor, sonra da ana caddeye çıkıp satıyorlardı. Kısa zamanda benim de aklım çelindi. Ben de katıldım satış ekibine. Bebe belik olduklarına bakmayın ekip de çok profesyoneldi ha. Biri caddeden geçen mini etekli kızların bacaklarına yapışıyor “Aplaa çok güzelsin aplaa. Maşşallah aplaaa. Allah sevdiğine… Okumaya devam et Gel yinge geeeel, batan geminin malı bunlaaaarrr!

6!

Bizim evde adetti, doğum günün olunca annenin dizine yatarsın o sana doğduğun günü anlatır. Ben ters doğmuşum mesela.  “Daha oradan belliydi huysuzluğun” derdi annem. Viyak viyak sabah akşam ağlarmışım. Ayrıca her yurdum insanı gibi ben de bebekken elbette sarışın ve mavi gözlüymüşüm. (Valla resmim bilem var.) 😉 Her sene 3 Haziran yaklaştığında bizim evde de benzer… Okumaya devam et 6!

Yayım tarihi
Özel günler olarak sınıflandırılmış

Kedi Kurtarma Operasyonu

Perşembe günü çocukların bisikletlerinin frenlerini yaptırmak için bisikletçiye gittik. Çok yakınımda bir barakada çalışıyor bizim bisikletçi. Çok güler yüzlü, konuşkan bir adam. O bisikletleri tamir ederken, biz de bebe belik taburelere oturduk bekliyoruz. Bu sırada benim bebelerin bisikletçinin barakasındaki kediler dikkatini çekti. Anne ile dört yavrusu, uyukluyorlar. Çocuklar kedilere ilgi gösterince bisikletçi kedilerin hikâyesini anlattı… Okumaya devam et Kedi Kurtarma Operasyonu

Yayım tarihi
Oradan buradan olarak sınıflandırılmış