İnsan neyi çok isterse onunla sınanırmış ya, tahmin ediyorum ben de bu evokul işi ile sınanıyorum. Allah başka dert vermesin. 😁Okullar online eğitime geçince sevindim doğrusu, oğlan zaten ite sündüre okula gidiyor, kız da evde olmaktan mutlu. Tam bize göre bu online eğitim işi dedim. Şey, sanırım pek değilmiş.😁

Pandemi başladığında evde iki bilgisayar vardı. Biri benim çalıştığım, öteki de çocukların takıldığı. Geçen sene ilkokuldu, idare ettik. Bu sene ortaokul olunca, iki çocuk da ayrı okullarda olunca (anlatacağım 😉 ) iki bilgisayar yetmez oldu. Yani onlara yetiyor da bana yetmiyor. Aynı kademede oldukları için ders saatleri çakışıyor. Biri bir bilgisayarı alıyor, öteki ötekini bana da ben ne zaman çalışacağım diye tırnaklarını kemirerek bakmak kalıyor. 😒

Yemin ederim göründüğü gibi değil. 😀

Baktım olmuyor, cep telefonunu birine verip bilgisayarı kapıp kaçmaya başladım. Ama işte o da ayrı problem. Telefon sürekli lazım oluyor. Gidiyorum ki bebeler derste. Zaten ekranı küçücük, gözlerini rahatsız edecek. Ayrıca sürekli öğretmenlerden mesajlar geliyor. Eba açılmadı zooma gelin, zoom attı skype açın, teamse ödev yükledim, dosyalarınızı kontrol edin falan. Her an elinde telefon teyakkuzda olmak gerekiyor. Bir pazara çıksam üç ders kaynıyor. 😒

Taaaaam elimi cebime atıp yeni bir alet mi alsam diye düşünüyordum kiiiiii digital bacım olaya yetişti. Bize kullanmadığı bilgisayarı ile bir de tablet verdi. Ne yalan söyleyeyim, oğlanı hiç bu kadar mutlu görmemiştim uzun zamandır. Senelerdir tablet diye sürünüyor, zalım anası da almıyordu. Böylece havadan tablet düştü adamın kafaya. 😉

“‘Tabletimin şarjı bitmiş’ ay anneciiiim, ne kadar havalı bir cümle. Günün birinde benim de bu cümleyi kuracağım aklıma gelmezdi. Ne güzel yaa. Tabletimin şarjı bitmiş. Tabletimi şarja takayım. Tabletimin şarjı doluyor. Ay yıhaaaaa,” mutluluğu ile evde dolanıp durdu.☺️

Bu hafta için planım iyiydi. Pazartesi çocukları ayrı bilgisayarlara bağlayıp ben de kendi bilgisayarımı alıp çalışacaktım. Nerdeee!😒

Pazartesi çocukları online ders için yataktan sürükledim. Oğlan “İnşallah beden dersidir” diye dua edip duruyordu. Bilgisayarını açtık ki bingo! Beden! Nasıl sevindi anlatamam. Ben de güldüm. Deve cüce oynatacak herhalde hoca. Online bedende ne olabilir ki diye düşündüm. 🤭

ders adabı 😀

Kızı sürükledim yataktan. Gözünü zor açıyor. Kamerayı açacak diye koştura koştura odayı topluyor, çorap giydi, saçını tarıyor asdfhf.

İkisini dersiyle cebelleşirken bıraktım tam bilgisayarı açacağım ki oğlan geldi koştura koştura. “Anneaaa hüüüü bilgisayar çalışmıyor.”

Haydaa!😒

Ay kablo temasında sorun çıktı. Kıpırdattığın an kapanıyor. Oooof of. Cinlerim tepeme çıktı. Başka yolu yok, benim bilgisayarı oğlana verdim. 😒

Yine çalışma planlarım iptal. Ooof ütü yapayım bari dedim, insanı zorla titiz yapacaklar. Tabletten bir dizi açayım da dinlerken ütü yapayım. Ütüyü taktım daha ısındı birinci gömlekteyim oğlan kendini yere attı, ağlıyor.

Ne oluyor len?

“Beden defteri” yokmuş. Puhahhaha. Bedenin defteri mi olurmuş? Olurmuş, öğretmen istemiş, yokmuş. Ay dedim, git evdeki defterlerden birini al yaz.

Neyse aldı gitti, gömleğin koluna dönemedim daha oğlan yine attı kendini koridora, ağlıyor.

NE NE NE! NE OLDU YİNE?

Yazamamış. Öğretmen yetiştiremeyenler ekran görüntüsü alsın demiş, onu da alamamış. Bıraktım ütüyü gittim başına. Ay ben de alamadım ekran görüntüsü. Hoff öğretmen voleybol kurallarını anlatıyor. Deve cüce neyinize yetmiyor? Yetişip not alamıyor oğlan. Ben de beceremedim ekran görüntüsünü. Yanlışlıkla alıyordum bir kaç kez olmuştu da isteyerek olunca bir türlü alamadım işte. 😒

“Koş git tabletini al, ekranı onunla çek” dedim. Ben de ütü başına geri döndüm. Tablet de gitti elden iyi mi, dizi zevki de nanay. Neyse cep telefonundan açarım dedim. Zaten izlemiyorum, sadece dinliyorum. Ekran şartı yok.

Buldum diziyi başlattım. Bir kol ütüledim, ikinci kola dönüyordum ki oğlan attı kendini koridora ağlıyor.

NE OLDU YİNE NEEEEE!

Tabletin kamerası güzel değilmiş. Karanlık çekiyormuş, okunmuyormuş.

AL AL AL TELEFONUMU DA AL DA RAHAT ET!

Tableti geri ver bari. Olmazmış. Her an lazım olabilirmiş.

Hüüü diye atasım geldi kendimi koridora. Bu ne ya! Bebeler iki canlı ders yapacak diye kaç haftadır benim canım çıktı. Yaşam destek ünitesi gibi elimde telefonla yaşıyorum yeminle. Ne zaman telefonu yere koysam ya ders kaçıyor, ya ödev unutuluyor. Bilgisayarıma ulaşmak için kırk takla atmam gerekiyor. Aha ay sonu geldi daha fırsatını bulup da cümle üzerine cümle kuramadım.

Bu ne sayın okuyucular. Daha yazacaktım, hatta açacaktım ağzımı, yumacaktım gözümü ama sürem bitti. :/ Bir sonraki teneffüste görüşmek üzere. 😀

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
Paylaş: