Bir okul dönemi daha bitti. Okul olmaması birçok insana zor geldi ama açıkçası ben memnundum. Bizim için tam da zamanında bitti, biraz daha uzasa çok kötü şeyler olabilirdi. 😁

Yeni okul dönemi yaklaştıkça çoğul çocuklu aileler için artı bir düşünce daha oluyor kafada: Çocukları aynı sınıfa mı vermeli, ayrı sınıfa mı? Bununla ilgili daha önce yazmıştım. Hatta şimdi baktım da bir çok kez yazmışım, şimdi yenilenen düşüncelerimle bir kere daha yazmak istedim. Belki birine bir faydası olur. 😉

Malumunuz çocukları hiç aklımda yokken ayrı sınıfa vermiştim. Daha doğrusu ben vermemiştim de oğlan kendi sınıfını ayırmıştı. 😁

İlk senem çok zor geçti. İki ayrı öğretmen, iki ayrı sınıf, iki ayrı ödev… Canım çıktı. Farklı sınıflarda olup her fırsatta buluşan çocuklarımın adının aşığa çıkması da cabası oldu. 😁

Derken ikinci sene yeni okula alıp yeniden birleştirdim sınıfları. Hatta hızımı alamadım, sınıfta en çok benim çocuğum var diye üzerine de sınıf anası oldum. 🙂 Kısa sürede tövbe ederek evimin kadını, yalnızca kendi bebelerimin anası olmaya devam ettim.

Aynı sınıf benim için çok iyiydi. Çocukların kendi aralarında çatışmaları, sınıf içinden eve taşan tartışmaları gibi ufak tefek problemler oluyordu tabi. En çok kız, oğlanın evde olan ne varsa okulda ortaya dökmesinden, oğlansa kızın sınıfta ağlayıp, herkesin ona “Kardeşin ağlıyor” demesinden şikayetçiydi. Öyle böyle ikinci ve üçüncü sınıf geçti.

Dördüncü sınıfa geldiğimizde daha önce hiç yaşamadığımız bir şeyi yaşamaya başladık: Kardeş rekabeti.

Tamam, kabul ediyorum, kardeşler arasında kıskançlık demek istemiyorum bunu ama “birbirine özenme hâli” hep oldu. Öyle ki bir ara birine kızdım diye ötekinin de kızılmak için aynı naneyi yediğini bir yazıda anlatmıştım, eminim, ama hangisi şimdi hatırlayamadım.

Her ne kadar çocukları hiç kıyaslamadan büyütmeye elimizden geldiği kadar çabalasak da ufak tefek çekememezlikler arada oldu. Ama dördüncü sınıfta bu inanılmaz boyuta ulaştı.

Oğlan’ın bilsemi kazanamaması ve kendi kaydolup sınavına kendi girmeye kalktığı özel okul sınavında istediği başarıyı gösterememesi onu derinden etkiledi. Bu sınavlara kız girmemişti ama sınıftaki yazılılarda kızın daha yüksek not alması oğlanın çok ağrına gitti. He bir de kızın spor bakanlığının düzenlediği elemeleri geçip spor okuluna başlaması üzerine tuz biber ekti. Oğlan “ben de hiç bir şeyi başaramıyorum” düşüncesine saplandı. 😒

Anladım ki dördüncü sınıfa kadar yazılı ve not olmamasından dolayı aynı sınıf düzenini biz çok rahat geçirmişiz. Notlar işin içine girince oğlan kendisinin notları da üç aşağı beş yukarı aynı olduğu halde bir iki puanı dert etmeye, kardeşinin yanında kendini başarısız hissetmeye başladı. Allah’tan okullar erken kapandı da ailece daha fazla yıpranmadık.

Şimdi ortaokul arefesindeyiz. Ben yine döne döne okul arıyorum. Bu sefer aynı sınıf ASLA düşünmüyorum. Hatta mümkün olursa okulları bile ayıracağım. Artık büyüdüler. Kardeşsiz, bağımsız bir hayata hazırlar. Tek sorun bırak ikiyi daha içime sinerek çocuğumu gönderebileceğim bir okul bile bulamadım askdjhfjfg.

Hayırlısı inşallah. ♥️

(Daha önceki Hiii İkizler mi? yazıları için tık tık.)

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
Paylaş: