Ne yapardım bilmem!

Geçenlerde bir arkadaşımla konuştum. Uzun süredir konuşmamıştık. “Ne bu halin kızım yaa. Bazen yazdıklarını okuyorum, afakanlar basıyor beni, kim bilir sen ne haldesin. Sen böyle olacak insan mıydın? Enerjiktin, neşeliydin, canlıydın, özgürdün…” dedi. Telefonu kapatınca doğru vallahi dedim. Ne idim, ne oldum. Ne hayallerim vardı, pasaklı bir ev kadını oldum çıktım. Çok da sıkıcı bir… Okumaya devam et Ne yapardım bilmem!

Nostalji

Üç yaş için geri sayım başladı. 3 Haziran’da Allah nasip ederse üç olacak bebeler. Açık konuşayım üç yaştan beklentim çok. Bütün karşıma çıkan kitapların, oyuncakların, programların 3+ olduğunu göz önünce bulundurunca üç dedin mi bir beyin zıplaması yaşayacak bebeler diye düşünüyorum. İşin aslı şu aralar bu zıplamanın sinyallerini vermeye başladılar bile. İnanılır gibi değil!

Havam Batsın!

Gün her zamanki gibi başladı. Oğlan güneşle birlikte çöreklendi başıma. “Annea kalk, annea kalk, annea kalk!” Zor bela gözümü açıp kalktım. Sonra kız kalktı. Bez faslı, üst baş faslı… Bilgisayarı açtım. Maillerime bakacağım. Tivitır mail atmış. Yeni takipçi diye. Açtım, aaaaaaa o da ne! Okan Bayulgen is now following you, diyor. İnanmadım valla. “De get… Okumaya devam et Havam Batsın!

Yayım tarihi
Biraz da benden olarak sınıflandırılmış

Kurtlu Anadolu Kadınından Dexter’ın karısı Rita’ya Mektup

Önemli not: Bu yazı Dexter’ın dördüncü sezonuyla ilgili gereksiz miktarda spoiler içermektedir. Yaklaşık 4-5 yıl öncesine ait olduğu düşünülürse herhalde ilgilenip de izlemeyen kalmamıştır. Yok eğer aranızda henüz izlememiş ve izlemeyi düşünen varsa yazısı okumasın, anacım. Sonra “Vay her şeyi anlatmış. Sonunu bile söylemiş. Dizi izleme zevkimizin içine etti” diye çemkirme istemem. Ona göre! Sevgili… Okumaya devam et Kurtlu Anadolu Kadınından Dexter’ın karısı Rita’ya Mektup

Yayım tarihi
Oradan buradan olarak sınıflandırılmış

Öt çileli cücük, öt!

Hayvanları çok severim. Özellikle de düdüklüde. Hahaha şaka lan şaka. Tamam, eti çok severim, itiraf ediyorum, ama konu bu değil. Bugün sosyal içerikli bir yazı yazayım, âlemi sarsayım diye düşünüyorum. Günün konusu: pazarlarda renk renk, itiş tepiş, güneş altında “satılan” cücükler! Nefret ediyorum, tiksiniyorum bu ticaretten! Bir de son yıllarda boyamıyorlar mı şu hayvanları! Yapanların… Okumaya devam et Öt çileli cücük, öt!

Yayım tarihi
Oradan buradan olarak sınıflandırılmış

Öz hakiki ANAokulu

Küçükken anaokuluna gitmeyi çok isterdim ben. Evimize yakın bir ilkokulda okula başladım. Lojmanda oturuyorduk. O okula anaokulu ha açıldı ha açılacak dediler, ben de heveslendim ama benim zamanıma yetişmedi ne yazık ki. Gerçi sonradan bir dedikodu çıktı. Komutan tüm anaokulunu kapatmış, sadece onun kızı gidiyormuş, bizi o yüzden almamışlar. Nitelikli eğitim için tabi. Çocuk sayısı… Okumaya devam et Öz hakiki ANAokulu

Sıra dışı doğum hikâyeleri – 3 – Cümbür cemaat doğum

Sıradaki sıra dışı doğum hikâye Vildan anneden geliyor: Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde…. Aman iki elti varmış… Bir tanesi 6 senedir evli olduğu halde bir türlü gebe kalamıyormuş (bu ben oluyorum). Diğer elti aileye geldikten bir yıl sonra gebe kaldı… Onun sevincini mutluluğunu yaşarken diğeri de halen neden adet görmediğini düşünüyordu.. Neyse eltisinin… Okumaya devam et Sıra dışı doğum hikâyeleri – 3 – Cümbür cemaat doğum

Ketum

Sen de eşi işten gelince monoloğa bağlayanlardan mısın? Bir diyalog kurabilmek ümidiyle “Günün nasıl geçti” diye sorduğunda sen de “Normal” cevabı alıyorsan çaaaak. Ya da “Eee bugün işte ne yaptın?” sorunun cevabı “Çalıştım” ise bir kere daha çaaaaak. E sanki biz bilmiyoruz çalıştığını. Çalışırken ne yaptın ayol? Kim geldi, kim gitti, aklına ne geldi, neyi… Okumaya devam et Ketum