Önemli not: Bu yazı Dexter’ın dördüncü sezonuyla ilgili gereksiz miktarda spoiler içermektedir. Yaklaşık 4-5 yıl öncesine ait olduğu düşünülürse herhalde ilgilenip de izlemeyen kalmamıştır. Yok eğer aranızda henüz izlememiş ve izlemeyi düşünen varsa yazısı okumasın, anacım. Sonra “Vay her şeyi anlatmış. Sonunu bile söylemiş. Dizi izleme zevkimizin içine etti” diye çemkirme istemem. Ona göre!

Sevgili Rita,

Nasılsın, iyi misin? Beni sorarsan hadi iyi diyelim, iyi olsun. Hiç lafı uzatmayayım, bebeler uyurken hemen şu mektubu bitirmem lazım, o yüzden derhal sadede geliyorum. Pardon? Hee, affedersin ya, kendimi tanıtmayı unuttum. Şekerim, ben nasıl anlatsam, kurtlu bir Anadolu kadınıyım. Sen kibarca “aktivist” de diyebilirsin. Fırsat buldukça dizi, film, çizgi film falan izler, sinirlerimi zıplatan ya da çocuklarımın zihinsel ve fiziksel gelişimi için kötü örnek oluşturabilecek davranışlar görürsem görmemezlikten gelmez, bilakis olayın üzerine giderim. Mektuplar yazarım, sloganlar atarım, sağda solda dedikodularını yaparım, RTÜK’e şikâyet ederim, yok olmadı seti basarım. Bu çerçevede daha önce de Caillou’nun annesine ile yoluşmuşluğum var. Belki duymuşsundur. Hö? Tanımıyor musun Caillou’yu? Harrison biraz büyüsün tanışırsın elbet. Kısa zamanda sana da bögh gelir, bu günlerinin tadını çıkar, vallahi en iyi günlerin. Daha altı aylık filan değil mi? Dur hele yolun başındasın. Ek gıdaya başladın mı? Aman neyse, çok vaktim yok, ben lafı hiç uzatmayayım, açıkçası sana da bu mektubu aktivizmimden ziyade, sırf seni düşündüğüm için yazıyorum. Söylemesi ayıp, biraz fanın olurum da. Seni daha uzun yıllar izlemek istiyorum. Ancak bu gidişle çok izleyemeyeceğimden endişeliyim, o yüzden bir iki kelam edeyim sana istedim.

Gelelim konuya. Rita’cım, bak güzelim, bu böyle olmaz. Nicedir seni ve Dexter’ı takip ediyorum. Yani aslında başlayalı epey uzun zaman oldu ama pek ilerletemedim diziyi. Malum iş güç, bebe belik. Seninki gibi bir kocamız da yok ki akşam bebe baksın, ben dizi izleyeyim. Gele gele ancak dördüncü sezona geldim. Bu sezondaki hal ve tavırların beni çok korkutuyor bacım. Sana o yüzden yazmak istedim. Naçizane biraz nasihat edeyim, kendine bir çeki düzen ver, yoksa o herif boşar valla seni. Çıkarsın diziden. Sonra üç çocukla ne yapacaksın? Bir tanesi daha el kadar. Ortalarda kalırsın. Önceki herif de öldü, ondan nafaka da yok, anan desen nemrudun teki, hiç hayır bekleme ondan. Valla sürüm sürüm sürünürsün. Yol yakınken dünya vatandaşlığı görevimi yapayım da seni uyarayım dedim.

Bir kere güzelim, kocana çok yükleniyorsun. Tamam, her dediğini yapıyor, ağzının içine bakıyor, ama o saftirik sesini çıkarmıyor diye bu kadar da yapılmaz ki. Birikir birikir patlar valla. Önce evleneceğim diye tutturdun. Sonra “Vay efendim evlendik, böyle varoşlarda mı oturacağız, el ne der,” dedin, tuttun adamı banliyölere taşıdın. Adam da sen üzülme diye gitti en pahalısından ev tuttu. Hiç sormuyorsun nereden geliyor bu değirmenin suyu? Tamam, erkeğin iki kaşığı varsa birini kıracaksın, borçsuz bırakmayacaksın ki başka karılara harcamasın. Ama bu kadar da yapılmaz ki. O borç birikir birikir sizi yutar, demedi deme.

Sonra iyi ki bir bebe doğurdun. Sanki tek doğuran sensin hayatta. Gerçi doğurdun da ne yaptın onu da yıktın herifin üzerine. “Dexter, çocuğun sütünü ver,” / “Dexter, çocuğu yıka,” / “Dexter, ninni söyle,” / “Dexter bebeyi uyut…  Aaa Dexter’la mı doğurdu anan seni? Ver de bir de Dexter emzirsin bari. Biz de çocuk büyüttük anacım, kaç kere babaları baktı acaba? Çalışıyor olsan amenna. Çalışmıyorsun da. Akşam adam yorgun argın kapıdan giriyor, tutuşturuyorsun hemen eline bebeyi, “Dexter gece nöbeti senin cicim!” Bak kıymetini bil herifinin, biz desek bu lafı “Akşama kadar ne yaptın lan? Yan gelip yattın, al bebene bak, yorgunum hadeee ikileeeaa ikileaaa!” diye yeriz kıçımıza tekmeyi. Ola ki gece uyandırsak çocuğa baksın diye “Hadeeeaaa ben sabah işe gitcem, sen gündüz uyursun, zırlatma şunu uyuyamıyorum” diye homurtuyla karışık bir ses duyarız herif kıçını dönerken. Dünya ahiret kardeşim olsun, fıstık gibi kocan var, elini sallasa ellisi. Adam sabahlara kadar bebe bakıyor, yine de senin suratın bir gülmüyor bacım. Anana mı çektin ne? Üstelik adam tek işli de değil. Gündüz işte yorulduğu ayrı, bir de gece mesaiye kalıyor, adam kesiyor. Demiyorsun hiç uykusuz mu kalır, adam keseceğine yanlışlıkla elini mi keser, canımı dişime takayım, bebeme kendim bakayım. Geceleri kıçında pireler uçuşuyor maşallah. Anca g.tünü devirip yatıyorsun.

Daha söyleyeyim mi? Görümcen geliyor, suratın bir karış. Dexter eve geç kalıyor, vır vır vır Dexter. Adam yoğunluktan bir şey yapmayı unutuyor, bıdı bıdı bıdı Dexter. Ne yapsa cik cik, ne yapsa bik bik. Vay efendim, boşanırım da çekerim de giderim de. İki lafından biri de boşanmak. Bu kadar meraklıydın boşanmaya niye evlendin? Valla şu tehdidinin onda birini biz yapsak herifler bizi pencereden atar be. Günde kaç kadın şişleniyor boşanmak istiyor diye burada biliyor musun? Bak, babaannem erkeklerin kalbi ibrişim gibidir, dolaşırsa bir daha açılmaz der. Soğutma herifi kendinden. Biraz kadir kıymet bil. Artısıyla eksisini örteceksin, öyle seveceksin. İçkisi yok, kumarı yok; dayağı yok, değneği yok. Karıya kıza gitmez. Aldığını avucuna sayar. Hiçbir kötü huyu yok garibin. Vur kafasına, al ekmeğini. Bi seri katilliği var, e kusura bakma da o kadar kusur kadı kızında da olur. Sanki sen mükemmel misin?

Diyeceğim o ki bacım, seni birkaç sezon daha izlemek istiyoruz. O yüzden kapa çeneni, kır kıçını otur evinde, bebene bak. He bi de aklıma gelmişken, bu sezonun sonunda öldürüleceğine dair bir dedikodu dolaşıyor ortalıkta. Haberin olsun, ayağını denk al. Söyleyeyim de benden günah gitsin en azından.

Hadi öptüm bye. Harrison’ı da öp benim için. Görümcene de selam.

Secce bacı

Paylaş: