Üç yaş için geri sayım başladı. 3 Haziran’da Allah nasip ederse üç olacak bebeler. Açık konuşayım üç yaştan beklentim çok. Bütün karşıma çıkan kitapların, oyuncakların, programların 3+ olduğunu göz önünce bulundurunca üç dedin mi bir beyin zıplaması yaşayacak bebeler diye düşünüyorum. İşin aslı şu aralar bu zıplamanın sinyallerini vermeye başladılar bile. İnanılır gibi değil!

Geçen hafta ufak bir enfeksiyon geçirdiler. Kızda başladı, oğlana atladı. Üç gün ateşleri dinmeyince ikisini birden doktora götürdüm. En son herhalde kışın içinde gitmiştik doktora. Burnumuzdan da gelmişti. Bu sefer, maşallah sübhanallah, bebe değil iki melek taşıdım yanımda. O nasıl bir beyefendiliktir, o nasıl bir hanımefendiliktir öyle. Tıkları çıkmadı yemin ederim. Efendi, efendi, sıralarını beklediler. Diğer hasta çocuklara geçmiş olsun dilediler. Doktor sırası gelince doktora tek tek dertlerini anlattılar. Ahmiş’in ayıcığının kulağı kopmuş, tek derdi oymuş. Mekki de migrosa gitmek istiyormuş. Doktor muayene etti. Yine ağlamak, tepinmek, anneyle doktorun canını burnundan getirmek yok. “Doktor gıdı gıdı yaptı” dedi oğlan doktor çıkışı. Kızın da çok komiğine gitmiş boğazına bakılması. Hayal gibiydi yemin ederim.

Derken efendim, bir iki gün sonra ilk kez arabayla uzun yolumuzu yaptık. Üstelik denizaşırı gittik. Marmara Denizi’ni aşarak Adapazarı’na ulaştık. Tamam, çok mesafe değil biliyorum ama biz ki bundan kısa bir süre evveline kadar otuz km yol gidebilmek için, yirminci kilometre olan Anaevi Dinlenme Tesisleri’nde yatılı mola veren insanlarız. Bu bebeler yüz küsur km yol gitmek bizim için ham hayalden öte bir şey değildi. Nitekim o da oldu. Yine kırk bin kere maşallah, kıçımı da kaşıyarak söylüyorum ki tıkları çıkmadı yavrularımın. Geze geze gittik. Ayrıca kesinlikle DVD, VCD gibi herhangi bir uyuşturucu madde de kullanmadım, animasyon gösterisi de yapmadım. Herkes kendi koltuğunda güle oynaya gittik geldik.

Vay be dedim, neler çektim bebeler büyüyene, bu hale gelene kadar. Allah’tan yazmışım, yoksa bir iki seneye unutur giderdim her şeyi. Anlatmadığım bir iki parça bir şey vardı, bugün onları da kayda alayım, size de bir nostalji yaşatayım istedim.

Aşağıdaki mesajları vakti zamanında anneme göndermişim. Telefonunu değiştirirken, mesajlarım kaybolmasın diye bir kısmını aldım. Okuyun da bakın, daha üç gün öncesine kadar neler çekmişim bu bebelerden:

09.03.11 Sözde akşam vakti uyutmadım. Hala tepiniyorlar. Tüm iskelet sistemim ağrıyor. Ne zamandır sular da yok daha bi lokma yemek de yiyemedim anlayacağın bir of çeksem yine karşıki dağlar yıkılır.

18.03.11 Kız yeni bayıldı çok yorgunum sinirlerim harap.

19.03.11 Yorgunluktan uyuyamıyorum bile. Kızı onda uyuttum yatırdım hemen yanına yattım bir türlü dalamıyorum. Bu zilli de madem uyumayacaksın dedi geri kalktı of ya.

20.03.11 Şansım olsa banyo yapacaktım yine herkes mis gibi bir ben pis. Evi de toplayamadım. Dört kişiydik yine de yetişemiyorum ya.

20.03.11 Yatıyorum inş güzel uyuruz. Babaları film izliyor sonra uykuyu alamıyor. Sabah oğlanı yere koyup geri uyumuş. Bıdık bağırıp duruyor gittim ki salona kapıyı itip girmiş geri çıkamamış kapının önünde miyavlıyor. Çok tatlıydı.

21.03.11 Yine bağırıp duruyorlar deli olacağım yorgunluktan ağzımı açacak halim yok her gece aynı işkence bıktım ya. Bi gece de beni gebertmeden uyuyamazlar mı?

21.03.11 Vallahi yarım saatte üç kere kalktılar ya bi kafam yastık görmüyor ya.

25.03.11 Gittin gideli bağırıyorlar zıkkım yiyesiceler hiçbir şey yemiyo, mutfak yine savaş alanı gibi hiç halim kalmadı. Delireceğim.

27.03.11 On birde giyindik sokağa düştük. Migrosa geldik. Bebeler arabalarında uyudu. Koçtaşa arabayı park ettim ben de bi koltuk buldum kestiriyorum.

30.03.11 Bugün dolunay mı var bebeler saatlerdir bağırıyor. Oğlanı uyuttum. O da benimle uyumak istiyor. Babası sallayacak olursa bar bar bağırıyor. Şimdi de kızı uyutmaya çalışıyorum dert birdi iki oldu.

18.04.11 Bebeler on birde yattı, saat iki olmadı ve ben tam sekiz kere kalktım ve şu an biri ayağımda sallanıyor diğeri de babada sallanıyor. Ben böyle zulüm görmedim insana ya.

18.04.11 Yine gözleri açılmıyor ama uyumamak için tepiniliyor daha ne kadar sürecek bu işkence ya?

29.07.11 Büyüdükçe beter oluyor bunlar anne ya. Dün gece ağlaya ağlaya gözüm başım şişti saat üçe kadar kız saatte beş kere kalktı. Üçte ben ağlayınca baba aldı bu sefer de oğlan kalktı. Oğlan beşte uyudu kız bu sefer susmadan bağırmaya başladı yine ben aldım uyuttum. Uyur uyumaz yine kalktı hemen ardından oğlan güne başladı. Ağlamaktan gözüm başım şişti. Üstelik gece tok yatmıştı be bu ya aklımı oynatacağım artık gebertene kadar dövesim var şu kızı.

11.12.11 Kız gece öldürdü beni saatlerce salladım otuz kere kalktı bi ara dalmışım kabus gördüm sonra da korkudan uyuyamadım perişan halde güne başladım yine.

11.01.12 Oğlan 13 kg civarı kız 11 olmamış bile daha. Oğlan 85 kız 84 cm. Anamız ağladı bakana kadar.

01.02.12 Yine felaket bir gece. Allah aklıma mukayyet olsun. Çevirim var. İnternet yok. Kafam üstümde yok. Canim sıkkın, ev tıkırdadı. Süt yok mama yok ekmek yok hiçbir şey kalmadı. Tiksindim kardan.

02.02.12 Tam bir buçuk saattir bebeleri uyuttum diye uyumaya çalışıyorum kız bir türlü derin uykuya geçmiyor. Delirdim ya. Yatakta dönüp duruyor. Kendi yatağına da yatmıyor. Salıncakta bile dolanıyor. Fitil verdim en son. Gebersem de kurtulsam artık. Bu nasıl bir eziyet insana ya? Biri olmazsa biri mutlaka beni uyutmamak için ayakta.

Gördüğünüz gibi at at oluyor ama, sahibi de ondan önce mat oluyor. Bu vesile ile yeni tay sahiplerine selam olsun, Allah sabırlarını bol versin…

Paylaş: