Geçen cuma yardımcı ablamız ayrıldı. Henüz yerine kimseyi bulamadım. (Bu arada yardımcı olmaya çalışan arkadaşlara teşekkür ederim. Açıkçası çok yakın çevremden birini arıyorum. İnşallah bulurum.) Şimdiye kadar yarım günden fazla ikizleriyle baş başa kalmamış bir anne olarak, önümüzdeki birkaç saat içinde bir değişiklik olmazsa, yarından itibaren 21 aylık bebelerime tek başıma bakıyor olacağım. İşte ben pazartesi sendromu diye buna derim!

En son ikizlerle tek başıma kaldığımda öğle yemeğinde çubuk kraker, akşam yemeğinde de şeftali yedirmiştim. Kendim de bir lokma yiyememiştim. Akşam kocam elinde kızarmış tavukla geldiğinde Erol Taş’a taş çıkarırcasına abanmıştım butlara.

Yarın ne olacak, ne yapacağım bilemiyorum. Ama ilginç bir şekilde içim rahat. Bu işin altından kalkacağıma inanıyorum.

Diyeceğim o ki bu aralar yazılar aksayabilir. Şaşırmayın. Gelip gidip yeni yazı var mı diye tıklayıp eski yazılarla karşılaşıp canınızı sıkmayın. İsterseniz bırakın mail adresinizi, siz beni tıklayana kadar yeni yazı yazarsam ben sizi tıklayım. Yine de uzun süre benden haber çıkmazsa bi zahmet eve bir 112 yollayın. En azından komşular kokmuş cesedimi bulmadan olaya el atın.

Gidişim biraz ani oldu ama inanıyorum ki dönüşüm muhteşem olacak. Süper ikiz hikâyeleriyle döneceğime eminim. Hepiniz sağlıcakla kalın. Beni özleyin, anacım!

Önemli not: Ha doğurdu ha doğuracak olan okuyucu arkadaşlara şimdiden iyi doğumlar dilerim. Sağlıkla kucaklaşın bebelerinizle inşallah.

En kısa zamanda birlikte tekrar gülüşmek dileğiyle.

Paylaş: