Bu yazıyı konsepte uygun olsun diye ayağımda kızı sallarken yazıyorum. Şu an parmak uçlarımda ciddi his kaybı var. Topuklarım da büyük ihtimalle morardı. Karnıma yediğim tekmelerle de dikişlerim açılmak üzere. Ee 2 yaşına geldiler, 15 kiloya yaklaştı bebeler, can mı dayanır bu eziyete? Söylediğinizi duyar gibiyim: “E alıştırmayacaktın!” Sanki ben alıştırdım! Ayol bunlar öte taraftan alışmış olarak geldiler ayakta sallanmaya. Fabrika ayarlarında vardı, yemin ederim.

Bebelerin ayakta sallanması özellikle entelektüel kesimi pek rahatsız eder. Ayakta sallamak varoşluk, köylülük, arabesklik falan gibi yorumlanır. Herkes “Aaa ayağında mı sallıyorsun, ben yatağa bırakıyorum kendi uyuyor,” deseler de inanmayın, anacım. Kesin çaktırmadan, yatak altında falan onlar da sallıyordur. Hiç unutmam, üniversitede hoca bir hanım  tanıyorum. Benimkilerden biraz büyük ikizleri var. Bir gün ona ağladım zırladım. Ayaklarım koptu sallamaktan falan diye. Kadın da dinledi, dinledi, duramadı kendi söyledi: “Ayy ben de sallıyorum. Başka türlü uyutamıyorum. Bir duyan olacak diye de çok korkuyorum!”

Aslına bakarsanız ayakta bebe sallanmasına ifrit olan insanların başında gelirdim ben de. Bebelerim alışmasın diye de elimden geleni yaptım. Yıllar önce bebek bakmıştım ya hani. Onu kucağımıza alırdık, sallanan sandalyeye çekilirdik, bir öne bir ileri sallanıp tv izlerken biz hışşş diye uyur giderdi bebek. Taa o zaman aklıma koymuştum bir sallanan sandalye almayı. Daha bebeler gelmeden sallanan sandalyem geldi eve.

Sonra bir sürü kitap okudum. Bebeklere kendi kendilerine uyutmayı öğretmek için. Notlar aldım, oyuncak bebekle evde talim yaptım, sağa sola anlattım… Bebelerim gelene kadar herşeyi biliyordum yani. Ama onlar eve gelince anladım ki hiçbir şey bilmiyormuşum ben! Bir kere benim eldeki malzeme kitaptakilere hiç uymuyordu.

Çocuklar hastaneden çıkmadan namları bize ulaştı. Yoğun bakım hemşiresi “Kızın çok zırlak, bütün gece zırlıyor” dedi. Özel bakım hemşiresi de “Oğlun çok ağa, daha parmak kadarken artistlik yapıyor, biberon gelene kadar küvezi tekmeliyor, bununla işin var,” dedi.

Bebeleri eve getirdiğimizde tahmin edilen oldu. İkisi de iki taraftan zırlayıp duruyordu. Uyku diye bir şey yoktu. Bebeleri susturup uyutabilmek için herşeyi denedik. Kırmızı gözlerle günlerce internette bebe sakinleştirip uyutma tekniklerini aradık. Hepsini teker teker uyguladık. En sonunda tahmin edeceğiniz gibi sadece anam babam usulünden bir fayda gördük: bebeleri yalnızca ayakta sakinleştirebildik!!!!

Daha kırkının içindeyken (2 ay erken doğumu da sayın) ayakta sallanıyordu bebeler. Bir süre sonra öyle bir hal aldı ki bu ayakta sallama işi, çocuklar kene gibi ayağımıza yapıştılar. Salla babam salla, salla anam salla. 45 dakika ayağımızda sallıyorduk, bıraktığımız anda feryat figan, etleri kopmuş gibi ağlıyorlardı. Biz de tekrar başlıyorduk sallamaya. Gece gündüz ayağımızdalardı. Sadece tuvalet molası verirdik. Otururduk salona, alırdık bebeleri ayağımıza, öylece sallar dururduk. Hiç kalkmadan, saatlerce… Biri geldi mi hemen bebeyi onun ayağına atar, ya tuvalete ya banyoya koşardık. Bazen annem ikisini bir ayağına alırdı, ben de yemek falan yerdim. Ama bacak boyum müsait olmadığından anama bu lüksü hiç yaşatamadım.

 

ayakta iki bebe

Gündüz hadi neyse bir şekilde çekiliyordu ama geceler felaketti! Kocamla ayağımıza birer bebe alır, yan yana yatar, bebeler vıkladıkça sallayarak sabahı ederdik. Tabi kocam bir iki sallamadan sonra fosur fosur uyurdu. Ben de bir yandan ayağımda zırlayan bebeği sallardım, bir yandan da elimle kocamın ayağını sallardım. Heyt be ne günlerdi!

Sonra hamak almayı akıl ettik. Hamakların eve geldiği günü çok iyi hatırlıyorum! Ayaklara özgürlük diye slogan açıp sevinçten göbek atmıştım. Ama olmadı. Bebeler ayak kokumuza alışmış olacaklar ki hamakta uyumayı kabul etmediler. Yine ayağımıza döndüler. Biz de ayakta sallayıp uyuyunca hamağa koymaya başladık. Ayılmasınlar diye de son hız sallardık.

Şimdi ikinci yıldalar. Hâlâ ayakta sallandıkları oluyor. Ama dilleneli işler daha da zor olmaya başladı. Ayağa yatar yatmaz “Annea hızlı! Hızlı! Hızlı!” diye tempo tutuyorlar. Kendimi kürek mahkumu gibi hissediyorum yemin ederim. Aslında kız kendi kendine uyumaya başladı. Ama tabi oğlan rahat bırakırsa. Öğlen uykusuna yalnız yatırdığım için ikisini hamaklarına koyuyorum, orada uyutuyorum. Ama bazen şu anda olduğu gibi kız özel ilgi isteyip “Anne beni ayağıma (evet ayağıma) al” diyor. Bir nevi birinci sınıf uyuma modeli oluyor onlar için. Benim içinse elbette işkence. Anam, anam yine belden aşağımı hissetmez oldum valla.  Şunu bir yatağına yatırayım hele.

Paylaş: