Neredeyse dört yıldır blog yazıyorum. Bazen fırsat bulunca girip eski yazılarımı okuyorum. Kendi yazılarına gülene deli denir mi? Öyleyse ben en zırından deliyim. Eski anılar depreşiyor, unuttuklarımı hatırlıyorum, bazen gözümden yaş geliyor gülmekten.

E kolay mı yaa, neler neler yaşadık beraber. O zamanın bekarları evlendi, evlenenleri bebelendi, gebeleri doğurdu, bebeler büyüdü, kimi okullu oldu…

Bakıyorum da her dönemki kaygılarım farklı. Başlarda çocuklarla yalnız kalmak benim için bir kâbusmuş. Yardımcı ablamız gittikten sonra bebelerle yalnız kaldığım ilk günü hatırlayan var mı? Evet, çıldırayazmıştım. Hemen arkasından da ikizlere tek başına bakmanın olası yan etkilerini yazmıştım. Yine aynı dönemde ikizlere tek başına bakan süpersonik annelere yer veriyordum.

Bugün yazısını okuyacağınız Betül de işte bu süpersonik annelerden biri. Daha çocukları 24 aylık olmadan kendisine sorularımı göndermiştim. Aylar sonra anca yazabildi, ben de yıllar sonra yayınlıyorum. 😉 Yok unutmadım, hep aklımın bir köşesindeydi de, nasibi bugüneymiş.

Bugün bir mail aldım, bir ikiz annesi adayından. Yüksek lisansa başlamış, ikiz anneliğiyle ikisini götürebilir miyim diye biraz benimle konuşmak istemiş. İşte o an, Betül’ün yazısının vakti gelmiş dedim.

Kendisi gurbette kimsiz kimsesiz, bir başına ikiz büyütürken bir de master yaptı. Bakın nasıl yapmış.

İkizlerinize ne kadarlık, ne kadar zamandır kendiniz bakıyorsunuz?

Sen sorulari bana gonderdiginde henuz 2 yasini doldurmamislardi ama su anda 29 ayliklar.

Evde başka çocuk var mı?

Hayir. Bir ara kedi vardi ama hem o hem de ben mutsuz olunca gecen yil 1 Mayis’ta baska bir aileye evlatlik verdik. Arada esime “Senin de arkani topluyorum. Sanki uc cocuk annesiyim” desem de baska cocugumuz yok.

Eşiniz ne kadar yardımcı oluyor?

Esim gercekten cok yardimci oluyor. Esimin yardimi iki turlu

    1. Fiziksel yardim: Evde oldugu zaman beni en cok yoran islerden biri olan cocuklara yemek yedirme, bezlerini degistirme ve aksam kizlardan birini uyutma. Kizlarimdan birini o buyuttu diyebilirim. Aylarca yaninda kuru yerde yatti. Cunku kizim babasi odadan cikar cikmaz agliyordu.
    2. Psikolojik destek: Yorgunluk ve bezginlikten aklimi kaybetme asamasina gelip agzima geleni soyledigimde, “Ben bu isi yapamiyorum” dedigimde bana destek oluyor ve beni anliyor, yargilamiyor. Bazi aksamlar o eve geldiginde kendimi bir sureligine yatak odasina kapattigimda, “Dayanamiyorum” dedigimde bana “Sen nasil annesin?” demek yerine boyle hissetmemin cok normal oldugunu, ikiz bakmanin (hele bizimkilere bakmanin) kolay olmadigini, cok iyi baktigimi soyluyor.

Yemek ve temizlik konusunda yardımcı olan biri var mı?

Hayir maalesef kimsemiz yok. Yurtdisinda yasiyoruz. Bir ara 4-5 ay kadar haftada 2 saatligine (Burada Turkiye’deki gibi tum gun yardimci almak adet degil, zaten maddi acidan da imkansiz) Turk yardimci bulmustuk ama sonra biraktik. Esim yemek yapmayi sevdigi icin yardimci olur.

Düzenli olmasa da aile bireylerinden, komşulardan, arkadaşlardan yardım eden oluyor mu? Ne sıklıkta?

Maalesef kimsemiz yok. Benim annem ben hamileyken vefat etti. Kayinvalidem de sagolsun cocuklar dogduktan sonra 2 ayligina geldi ama bir daha gelemediler. Ben ayni zamanda Master yaptigim icin okula gidebilmek, sonra da tezimi tamamlamak icin kizlar 16 aylikken haftada 2-3 gun 3-4 saat bir tur “oyun ablasi” buldum.  Kizlarin yemegini hazirlayip evden cikiyordum. O da yemeklerini yedirip, onlarla oynuyordu. Su anda okul bittigi ve kendisine tam zamanli bakicilik isi buldugu icin artik gelmiyor.

Allah aşkına, iki bebeye nasıl tek başınıza bakıyorsunuz?

Iki bebege bakmak gercekten cok zor. Ben hic tek cocuk bakmadigim icin karsilastiramam ama ilk gunden itibaren bir maraton gibi. Hele benimkiler gibi birbirinden tamamen farkli bebekler olunca, bir annenin karsilasabilecegi her sorunla karsilasiyor insan. Ornegin, kizlarimdan biri kusan bir bebekti. 3 aylikken kusmaya basladi ve 1 yasina kadar kustu. Bir emzirme vaktinden digerine surekli kusardi. Digeri kolikti ve ilk 3 ay neredeyse hic uyumadi. Esim, annesi ve ben ucumuz zor bakiyorduk. Allahtan diger kizimin uykusu iyiydi, yoksa dayanilacak gibi degildi. Bunlarin yaninda ek gidaya gecis, ogle uykulari, aksam uykuya gecis zorluklari, gece ciglik atarak uyanma, sabahlara kadar uyumama vs gibi her turlu sorunu yasadik. Benim esim de bir ikiz ve ikizler dogduklarinda evde 3 ve 1 yaslarinda iki cocuk varmis (Sonradan dogan iki cocugu saymiyorum). O sartlar altinda kayinvalidem iki bebege nasil bakmis aklim ermiyor. Tek avantaji, esim ve kardesi sakin, istahli cocuklarmis. En azindan o konularda zorluk cikarmamislar ama sonucta iki bebek ne kadar kolay olabilir ki?

Kendinizce bulduğunuz pratik çözümler neler?

Iki (ya da daha fazla) bebege bakabilmenin tek yolu mumkun oldugunda erken bir zamanda ikisi icinde gecerli bir duzen (rutin) olusturmak. Tabii ilk aylarda bu mumkun olmuyor. Benim kizlarim 8 aylikken 2 gunduz uykusuna gectiler ve ben ikisini hep ayni saatte uyuttum. Tabii bu kolay olmadi. Bagris cagrisla birbirlerini uyandirdiklari icin iki ayri odada uyutmak zorunda kaldim. Bu da ben tek basima uyuturken (yani hafta ici gunduzleri ve bazen esim gec kaldiysa aksamlari)deli gibi aglayan iki cocugu sakinlestirmek icin odalar arasi mekik dokumak anlamina geldi. ama sonucta cocuklar uyuduklari zaman 1-2 saat dinlenmeye vaktim oluyordu. Bunun haricinde ek gidaya geciste ikisini ayni kaptan ve ayni kasikla beslemek en kolayi. Baslarda ben ayri kap ve kasik kullaniyordum ama hic anlami yok, cunku zaten her turlu oyuncak vs agizlarinda oldugu icin herseyi paylasiyorlar. Bir de ben kizlarim uyurken onlara yemek yapma harici is yapmamaya calisirim. Yoksa dinlenmeye firsatim olmaz.

İkizlerinizi büyütürken en çok zorlandığınız zaman dilimi neydi? (1 yaş öncesi, 2 yaş sonrası gibi)

Ilk uc ayin zor olmasi normaldi. Ondan sonra kizlarim emeklemeye basladiktan yuruyene kadar gecen sure (kizlarimdan biri icin bu 8 aydi) cok zordu. Gun icerisinde 1 dakika bile oturamazdim. Yere otursam uzerime tirmanirlar, koltuga otursam yanima cikmak icin deli gibi aglarlardi. Hatta esim bir ara koridorda elinde telefon internete bakarken volta atmaya baslamisti. Cunku baska turlu bizi rahat birakmiyorlardi. Bir de o ara sabah 5-6 arasi kalkiyorlardi ve tam da kisa kis gunlerine geldigi icin aksam olmak bilmiyordu. Cok zorlandigim ve delirmenin esigine geldigim bir zamandir. Ustune 1 yas civarinda normalde guzel uyuyan kizim geceleri ciglik cigliga uyanmaya ve saatlerce uyumamaya baslamis, ayni zamanlarda digeri de yukarida bahsettigim gibi babasini (ya da beni)  odada ister olmustu. Bu yaklasik 7-8 ay surdu. O zaman da esim de ben de aklimizi kaybedecek gibi olmustuk.

İkizlerinizi büyütürken en çok zorlandığınız konu nedir?

Pek cok annenin ortak sorunu uyku ve yemek. Birini aglatmadan digerini uyutmak mumkun olmuyordu. Kizlarimdan birinin ek gidaya gecisi de cok zor olmustu. Bu iki konu beni canimdan bezdirdi. Hatta bir ara sabah uyanmak istemiyordum. Cunku ogle uykusu oncesi yine aglayacaklardi ve yine yemek saati benim icin iskenceye donusecekti.

Geçmişe bakıp keşke yapmasaydım ya da yapsaydım dediğiniz bir şey var mı?

Kizlarim bebekken onlari yeterince kucagima alamadigima uzuluyorum. Uyku konusunda o kadar bikkindik ki uyuduklarinda “Aman uyanmasinlar” diye hic yanlarina bile gitmiyorduk. Bir de ne zaman birini sevmek istesem, oburu aglar ya da degismesi gereken bez, yikanmasi gereken camasir, yapilmasi gereken yemek olurdu. Anneligin tadini cikaramadim. Ikinci bir konu da ikisi birden agladiklarinda ne yapacagimi sasirir, panikle bagirirdim. Oysa 5-10 dakika icerisinde muhakkak sakinlesiyorlardi. Aslinda bu her konu icin gecerli: Her zor donem muhakkak geciyor. Sadece sabir gerekiyor.

Acil durum planınız nedir? (İkizlerden biri hastalanırsa, herhangi bir durumda evden acil çıkmanız gerekirse?)

Bunu bazen ben de kendime soruyorum. Herhalde ikisini birden alip arabaya atarim. Cunku cagiracak kimsem yok. Esimin gelmesi de en az yarim saat alir. Insallah oyle birsey olmaz.

İkizlerine tek başına bakmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Bu dusunceyi akillarindan cikarmalarini tavsiye ederim. Imkanlari varsa yardimci bulsunlar. Saka bir yana, muhakkak tek baslarina bakmalari gerekiyorsa yukarida bahsettigim gibi rutin cok onemli. Bir de ev isi, utu, kap kap yemek, gezme tozma gibi konulari akillarindan cikarsinlar. Cocuklar konusunda da gunu kurtarsinlar. Baskalarinin “Ayaginda sallama, cam rendede elma rendele, herseyi organik al, her ogunu taze yap” demesine aldirmasinlar. Kendilerini en az yoracak sekilde davransinlar ve ikiz anneleri mutlaka her gun disari cikip hava alsinlar. Ya da ilk firsatta bir oyun ablasi ya da bakici bulup hafta da 3-4 saat de olsa cocuklarsiz disari ciksinlar.

Ikizleri büyütürken bir de master yapmışsınız? İkizlerden önce mi başladınız, nasıl tamamladınız, ne ara ders çalıştınız?

Yukarida da bahsettigim gibi basima gelecekleri bilmeden master basvurusunda bulunmustum. Kisa bir sure once Zurih’e yerlesmistik ve ben oturma iznimin kisitli olmasi sebebiyle 2 yil calisamama ihtimali ile karsi karsiya kaldim. Dustugum bosluktan biraz olsun kurtulmak icin isletme konulu bir master programina basvuruda bulundum. Ben bilgisayar muhendisiyim ve bu alanda master da yapmistim ama bu 10 yil onceydi. Basvurumun kabul edildigini ogrendigimde 6 haftalik hamileydim ve karar vermek icin cok dusundum. Esim calisamama konusunda ne kadar uzuldugumu gordugu icin okula baslamamin iyi olacagini ve bana dersler konusunda yardimci olacagini soyledi. Tabii o zaman ikimiz de ikiz bebek bakiminin ne kadar zor olacagindan habersizdik.

Okulun ilk donemine 4 aylik hamile iken basladim. Cocuklarim 10 hafta erken dogduklari ve uzun sure hastanede kaldiklari icin egitimimi tamamlamak tahminimizden daha zor oldu. Kizlar dogduktan iki hafta sonra ilk sinavima girdim. Bebeklerlerden biri eve geldikten 1 hafta sonra da 6 sinavlik bir maratona basladim. Ikincisi henuz hastaneden cikmamisti. Kizlarimin kaldigi  hastane (Zurih Universitesi Hastanesi) ve benim okulum (ETH) karsi karsiya olduklari icin sabah hastanedeki kizima sut goturuyor ve ardindan sinava gidiyordum. Iki sinavimin oldugu gunlerde de birinci sinavdan sonra hastaneye ugruyordum. Bu arada evdeki kizima esim bakti. Kizim 36. haftasini yeni doldurdugu icin sadece sut icip uyuyan bir bebekti. Bu sayede yedi sinavdan altisini gectim. Sonraki donemi dogum izniyle gecirdim ve 2011 sonbaharinda okula dondum. O donemi ve sonraki donemi sadece yarim gun okula gidip 2 derse girerek, bazi dersleri video kayitlarindan izleyerek ya da derse devam etmeyip evde calisarak gecirdim. Ama isin asli en zoru ilk donemdi. O yuzden esimin de destegi ile idare ettim. Haftasonu o evde iken yatak odasina kapanip calistim. Tezimi yaparken de bahsettigim bakici haftada 2-3 ogleden sonra dorder saat kizlara bakti. Ben de disari cikip tezimi tamamladim.

Bu sorunun cevabini uzattim ama kucuk bebegi olup okumayi dusunenler icin faydali olur diye detayli bilgi vermek istedim. Bunu basarabilmek cok buyuk fedakarlik gerektiriyor. Cunku ben kizlarimin oglen uykulari sirasinda ve onlar uyuduktan sonra geceleri calistim. Bu da kendime hic zaman kalmamasi anlamina geldi. Yani ya cocuk bakiyordum, ya da ders calisiyordum. Kitap okumak, TV izlemek imkansizdi. Uzun dure devam ettirilebilecek bir yasam tarzi degil. Ama basladigim isi bitirmek icin azmetmistim. Bir de isin asli bu, bana bebek bakmanin haricinde yapilacak baska birsey vermesi acisindan faydali oldu.

 

G Betüle bu yoğunluğunda bana da vakit ayırdığı için tekrar teşekkür ederim.

(Daha önceki süpersonik hatunlar için bakıp heyt be ne kadınlar var demeniz için: bkz.  Zeynep Anne, Nilüfer Anne, Betül Anne)

(Siz de ben de süpersoniğim, benim yazım da burada olmalı diyorsanız secce81@gmail.com’a bekliyorum.)

Paylaş: