Hayatta neden nefret edersen başına gelir derler. O yüzden nefret edeceği şeyi iyi seçmeli insan. Ben mesela taşınmaktan nefret ederim. Hay etmez olaydım, bir insan bu kadar mı sık taşınır yaa? Aslında evlenmeden önce taşınmak gibi bir durumum hiç olmadı. Sadece bir kez taşındık. Onda da ben anneannemlerde kaldım. Annemler taşınınca ben kendilerine katıldım. Gayet tosba gibi atraksiyondan uzak bir hayatım vardı yani. Evlendikten sonra birinin bedduasını mı aldım nedir, zırt pırt taşındık. Öf bee.

İlk dört yılda dört ev değiştirdim. İşte ondan, bundan zırt pırt taşınmak zorunda kaldık. Sonunda zor bela bir ev aldık. Tabi ev aldık dediğime bakmayın, borcunu aldık. Ama ben hemen havaya girdim. Nasıl olsa ev aldık, artık hayatta buradan çıkmam, ancak kefenle çıkarım, bir daha asla taşınmam diye ötüp duruyordum. Nasip işte. Bir Pazar günü eşimi ekmek almaya gönderdim. Epey gecikti. Zaten evden tüydüğü anda bir evi, kendisini bekleyen dünyalar tatlısı bir eşi, öhöm, ve dünya güzeli iki bebesi olduğunu unuttuğu için alışkınım gidip de gelmemesine. Çocuklara kahvaltılarını yedirdim. Bir iki saate geldi. “Anahtar aldım, hadi eve bakalım,” dedi. “Ne evi?” dedim. Efendim, ne zamandır gözünde bir ev varmış da bugün fırsat bulmuş da sahibiyle konuşmuş da evi gezmiş de beğenmiş de taşınmaya karar vermişiz. (Son kısmı çoğul yalnız) “Şaka mı bu?” dedim. Yooo, şaka da değilmiş. Odadaki koltuğun yerini değiştirmek için altı ay düşünmesi, plan yapması, prova etmesi gereken bir insan olduğumdan şok oldum. E bu ev, dedim, kredisi dedim… hallederiz dedi. Ben de ne diyeyim, iyi dedim. Şu kışın ortasında bizim ev satılacak da o sırada o ev daha satılmamış olacak da biz de alacağız da… Oooo ölme eşeğim ölme. İki bebeden zaten canım çıkmış bir de gelip gelmeyeceği belli olmayan bir gelecek için kavga edecek halde değildim. Sesimi çıkarmadım. Tabi geleceğin de bu kadar çabuk geleceğini, evimizin birkaç haftada satılacağını hiç tahmin edemezdim!

Evi satışa çıkardık sözde. Emlakçı resim istedi. Yani Allah sizi inandırsın on gün içinde evi bir türlü toplayıp da iki kare resim çekemedim. Sağdan soldan duyanlar oldu. Gelip eve bakacaklar diye aklım çıkıyor. Hayır, gelseler de döküntüden evi göremezler. Salonda bir hela taşı eksik yemin ederim. Her taraf döküm döküm. Cama bile satılık yazısı yapıştırmadım ki evi görmeye gelen olur, rezil olurum diye.  Ama işte birilerinden duyup gelenler oldu. Her birinde ayrı ecel terleri döktüm. Hatta bir sefer bir kadın geldi hiç unutmuyorum. Ev göçüyor. Kadın kapının önündeki yığından zıplayarak girmek zorunda kaldı. Bizim duvarları gördü hmmm dedi. Çok manidardı yalnız. Nereye baksa hmm diyor. Ben de evi anlatıyorum, “İşte teyze şu an görmesi biraz zor ama yerlerdeki parke harika, kapılar on numara, camlar süper, izolasyon desen ben böylesini Evrupada görmedim, duvarlar da şey ımmm biraz boya istiyor.” En son duramadım “Ya evim biraz dağınık, kusura bakmayın,” dedim. “Biraz mı?” diye bir bakış attı kadın. “Aslında ev değil, ben biraz dağınığım, evi alıyorsun, beni değil,” dedim espriye vurmaya çalışarak. “Seni alan yanmış zaten” der gibi ikinci bir bakış attı kadın. Aaa üzerime iyilik sağlık, orada kızdım işte. Ben de ona “Hadi oradan uyuz karı, bi kerem kocam bayılır bana, sen kendine bak,” bakışı attım. Uzun bakışmaların ardından ayrıldık. Bir daha görmedim kadını şükür. Olayın hemen ardından gurur meselesi yapıp evi toparladım ve birkaç poz resmini çektim. Aha size de bir poz koyayım, hatıra olsun, ara sıra evi topladığım da kayda girsin böylece, millet beni hepten pasaklı sanmasın. Evin şu anki haliyle bu resim arasında yedi benzerlik bulmak harbiden zor kabul ediyorum ama, eşya çıkınca normale dönecek, hiç şüphem yok:) Derken efendim, daha biz resimleri emlakçıya veremeden ev satıldı. Yani iş ciddiye bindi. Taşınıyorum. Alıcı gözüyle yeni evi bir gezdim. Evin salonunun durumu şu: Gördüğünüz gibi salondaki eksik hela taşı da yerini bulmuş yerleşmiş. Bir biz eksiğiz evde, o da kısa zamanda tamamlanacak inşallah.

Diyeceğim o ki dostlar bir iki haftaya taşınıyorum. Eşyaları yavaş yavaş toplamaya başladık. Bu aralar yazılar biraz aksayabilir. Girip de yeni bir şey bulamazsanız, halimi düşünüp bu tarafa bir dua üfürmeyi unutmayın. Haydi, sağlıcakla kalın.

Paylaş: