Ben yemek yapmayı çok severim. Ama Allah şahit şimdi hiç yalan konuşmayayım, hayatta uğraştırıcı yemekler yapamam. Hep basite kaçarım. Onu koy, bunu koy, altını aç, iki karıştır, piştiiii. Anlatmıştım ya ömrümde bir kez yaprak sarmışlığım var, onun sonucu olarak da neredeyse dul kalıyordum, Allah korudu. Bence zor, zahmetli yemekler annelerde yenir. Bak şu son cümleyi kurunca bir an durdum, düşündüm, vay beee, parmaklarımın ucundan ne çıktı: Bence zor, zahmetli yemekler annelerde yenir. İşte şimdi anladım, benim de anne olduğumu!

Bizim oğlan, malum, mantı manyağı. Ne zaman sorsan canı mantı çeker. Bazen can çekmenin ötesine de geçiyor. Resmen aşeriyor bebe. Mantı, mantı, mantı, mantı… Dibimde uluyor, başımın etini yiyor. Hazır mantı almıyorum, zira gerçek mantıyı bilene hazır mantı küfürden farklı değil. Ben yiyemiyorum, yiyemediğimi bebelerime de yedirmem. E annem de vırt zırt mantı yapmıyor ki onda yumulalım. Anlayacağınız, iş yine başa düştü.

Bir Pazar günü bebe yine mantı aşkıyla uyandı. O gün de akşam dışarıda yemek yiyecektik sözde. Öğle uykusuna yatırdım bebeleri. Akşama yemek derdim de olmayacak diye rahatım. Sonra bir şey için mutfağa geçtim. Aklıma mantı geldi. Baktım, un var, su var, kıyma var… “Mantı yapsanaaaaaaaa” diye bir türkü geldi kulağıma gaipten. Hazır ayağımın altında yoklarken bir deneyeyim dedim. Anama telefon açtım. Dalga geçti. “Sen ver tarifi, ver,” dedim. Hiç yapmışlığım yok ama yapılırken çok gördüm. Geçtim masanın başına. Aldım elime kanepenin altından bulduğum oklavamı. Ya Allah, bismillah, hadi bakalım oğlumun şansına dedim, giriştim. “Bir mantı açtım, bir mantı açtım… Şahane oldu,” demek isterdim ama açıkçası olmadı. Hiç bir Kayserili’ye yutturamayacağım bir mantı çıktı ortaya. Ama benim bebe yuttu valla. Hem de ne yutuş. Nam nam naaaam dedi, yerken tutkudan nefesi kesildi, gözlerini kapattı, ağzında tadını iyice almak istercesine yavaş yavaş çiğnedi… O nasıl bir sahneydi öyle. Keşke kameram yanı başımda olsaydı da yakalasaydım diye çok hayıflandım. O günden beri o sahneyi tekrar görme aşkıyla ne zaman fırsat bulsam mantı yapmaya çalışıyorum. Evlat böyle bir şey işte, neler yaptırıyor insana.

Mantılarımı henüz istediğim kıvama getiremedim. Bir ustanın yanında staj yapmam gerektiğine karar verdim.

İşte bu hedefle, Allah nasip ederse, birkaç gün içinde mantı stajı yapmak üzere Kayseri’ye anneanneciğimin yanına yamak olarak gidiyorum. Şimdilik planımız iki haftalık ama kısmet tabi. Gittiğimiz yerde ne yazık ki internetim olmayacak. Ve nasıl bir internet fenomeniysem (öhöm) artık, cep telefonumda da internet tarifem yok. Anlayacağınız, bir süre benden ses çıkmayabilir. Bunu okuyunca çok üzüleceksiniz biliyorum ama söz veriyorum dönüşte size mantılar açacağım, baklavalar dizeceğim… Belki böylece affettiririm kendimi. Haydi, şimdilik kalın sağlıcakla!

Paylaş: