(Yasal Uyarı: Bu yazı kızımın deyişiyle “iggggrenç” oğlumun deyişiyle “diksinç” olaylar içermektedir. Midesi hassas şahsiyetler okumasın. Sonra “Ay midem bulandı, ay kustum, ay kaka kokusu burnuma geldi, ay Allah belanı versin,” gibi yorumlar istemem ona göre!)

Allah biliyor ya az önce oğlan “Anneaaaa kakam halıya düştü” diye bağırıp beni beyin kanamasının eşiğinden geçirmeseydi bu yazıya şöyle başlayacaktım: Biz bu işi hallettik! Halıdaki b.ku temizlerken bir kez daha anladım ki bu işi halletmemize daha çoook var. O yüzden şimdilik sadece gelişmeleri bildireyim dedim.

Çiş kampına başladığımız geçen salı gününden sonra kız ikinci gün tuvalet alarmı vermeye başladı. Hatta öyle ki ilk gece kuru kalktı. Bir iki gece altını bağlamaya devam ettim. Bazen kuruydu bazen ıslak. İki gündür de bağlamıyorum. Aslında gece kalkıp çiş tutmayı düşündüm ama yatağa traktör tekerindeki ezik kurbağa gibi girdiğimden kalkacak ve yeni bir atraksiyon yaşayacak halim olmuyor. Amaaan işesin, temizlerim, yeter ki uyuyayım mantığıyla yatıyorum. Dün kupkuru kalkan bebe bu gece sabaha kadar şar şar şarlamış. Hiç bir şey demedim ama o kendini savunma ihtiyacı hissetti: “Yanlışlıkla altıma çiş yapmışım. Ama biz küçüğüz annecim, yavaş yavaş öğreniyoruz.”

Oğlana gelince. En son kampın 6. günün kıçını geri kapatmayı düşünmüştüm. O güne kadar yalnızca ben saatli tuvalete tuttuğumda kuru kalıyordu. Kakayı da yakalamak şans meselesiydi. Oğlanın çişini o kadar kendime vazife edinmişim ki bir ara kendimi “Ben bi oğlanın çişini yapıp geleyim,” derken buldum. Durum çok vahimdi ama biraz daha sabretmeye karar verdim. Bu arada farkında olmadan çocuğa o kadar baskı yapmışım ki gece boyunca uyuyamadı zavallı, gündüz tıkı çıkmayan bebe sabaha kadar “Anne çişim var, anne çişim var,” diye yataktan zıpladı durdu.

7. gün artık dayanamadım baktım ki modernite hiçbir işe yaramıyor, en iyisi Anadolu usulü çişten keseyim, ama hangi metodu denesem, poposunu kibritle mi yaksam yoksa ısırgan otuyla mı dalasam mı diye karar vermeye çalışıyordum ki oğlan tuvalet alarmı vermeye başladı. İnanılmaz! Her ne kadar ucundan azcık yaptıktan sonra söylüyor olsa bile hiç dert etmedim. Ne de olsa gelişme var dedim.

Dünden beri de maşallah çişini de söylüyor kakasını da. Kıçını artık galoştan çıkardım. Yine de teyakkuzdayım. Ara ara soruyorum, çiş var mı diye. Var deyince, koooooş diyorum. O da daha hızlı gidebilmek için hemen arabasına atlıyor, lazımlığa yetişiyor.

ayranı yok içmeye, mercedesle gider işemeye…

Sosyal hayatımıza gelince. Şu an tuvalet merkezli yaşıyoruz. O yüzden hâlâ pek bir yere çıkamıyoruz. Çıkarken oğlana alıştırma donu giydiriyorum. Sokakta pet şişeye bile olsa çiş tutmayı sevmiyorum. Bir kaç kere yapmak zorunda kaldım, çok kötü hissettim. Oğlan da gerildi zaten, yapamadı. O yüzden tuvalet çevrelerinde oynuyoruz. Umumi tuvaletlerden nefret ediyorum. Hiç kullanmadım, umarım kullanmam da gerekmez. O yüzden bir yere götürmek zorundaysam önce tuvalet analizi yapıyorum. Telefon rehberimden en yakında kimin evi var, zor durumda kalırsam kime yetiştirebilirim diye bakıyorum. Henüz gerekmedi şükür, ama olsun. Bu arada bir navigasyon cihazı edinsem iyi olacak.

Uzun lafın kısası, inanıyorum ki bu günler kamptaki son günler. Yakında normal hayatımıza bezsiz döneceğiz inşallah. Hadi bakalım.

Paylaş: