Bebeler doğduğundan beri kendime ait tek vaktim onlar uyurken işleri bitirince bana kalan üç beş dakika. O da ne yapsam diye karar verinceye kadar bitiyor zaten. Sabah çok erken kalkıyorlar. Öğlen geç ve uzun uyuyorlar. Onlar kalkmaya neredeyse akşam olacak oluyor. Gece de bir türlü yatmak bilmiyorlardı. Radikal bir karar alarak kış saati uygulamasına geçip öğle uykusunu kaldırmaya karar verdim. Yine tüm düzeni kökünden sarsıp köklerimden sarsıldım!

İlk gün öğlen uyutmadım. Uyku saatlerinde parka çıkardım çocukları. Güzel oynadılar. Sadece altı gibi oğlan otu b.ku bahane etti korkunç bir ağıt tutturdu. Neyse güç bela sakinleştirdim. Eve getirdim. Ağızlarına yemeklerini tıktım. Sıcak suda iyi bi haşladım bebeleri, yorulmadık hücreleri kalmasın diye. Babaları geldi. Biraz da onunla oturdular. Saat sekiz gibi bebelere tulumlarını giydirdim. Yataklarına bastım. Ben de bir yandan hayal kuruyorum, bebeler uyuyunca ne yapsam diye. Bol köpüklü bir banyo yapayım dedim. Ardından bol köpüklü bir kahve içeyim. Artık biraz dizi mi izlerim, kitap mı okurum… diye düşünürken tahmin edeceğiniz gibi tek köpüren ağzım oldu. Bebeler uyumadı! Saatlerce zıplamaya devam ettiler. Beni kudurttular. Babaları baktı ki ben öldüreceğim, devraldı çocukları. Birkaç saat de o uğraştı. Ben de köle izavra modunda mutfağı falan topladım. Sonuç: Bütün gün çektiğim çilenin üzerine bebeler sadece yarım saat erken uyudular iyi mi? Ağzımı açacak halim kalmamıştı. Yatağa düştüm. Bekliyorum ki geç yattılar, gündüz de uyumadılar, ertesi sabah dokuza ona kadar uyurlar. Anacım, nerdeeee. Sabah yedide oğlan, yedi buçukta kız pörtledi.

Ama yılmadım. Feysten kızlar akıl verdi. Bir hafta dene diye. Deneyeyim dedim. İddilara göre bebelerin uykusunu erkene çekebileceğim.

İkinci gün yine uyku vakitlerinde parka götürdüm. Dönüşte bir arkadaşa uğradım. Akşam eşimle eve girdim. Bebelerin yemeklerini yedirdim. Babalarının işi vardı, o çıktı. Ben de bebeleri yatağa bastım. Zıplayacaklar diye bekliyorum. İsyan edecekler. Bir iki mızırdandılar. Hiç yüz vermedim. Birden fıss diye sızdılar. Hatta oğlan “Ben biraz oyun oynayaca…” derken uyuyakaldı. Saat 21.27. Yihuuuuuuuuu!

Yine çok yorgundum. Hemen yatayım dedim. Sonra mutfak geldi aklıma. Koşarak orayı topladım. Ütü yapılacaktı. Onu hallettim. Makinede çamaşır vardı. Onu kurutmaya attım. Kurutmadakileri katladım. Bir iki ufak iş daha. Saat on buçuk. Yatsam mı dedim. Uykum da açılmıştı. Lan bebelerin erken yatması şerefine biraz keyif yapayım dedim. Ne yapsam diye düşünüyorum. Alışık değilim tabi keyfe meyfe. Yanıma çayımı aldım, dertleri zevk edindim, ben de neşe ne arar şarkısını mırıldanarak interneti açtım. Sağa sola baktım. Sonra geçenlerde final yapan daha benim üç sezon geriden geldiğim sevgili dizim Dexter aklıma geldi. Bir bölüm açtım. Anüvvv çok heyecanlı yerde kaldı. Bir bölüm daha izleyip izlememeyi çok düşündüm. Dayanamadım. Kırk yılın başı keyif yapıyorum dedim hemen çayı ısıttım, bir bölüm daha izledim. O sıra eşim geldi. Ne zamandır işten güçten görmemiştim adamı. Tipi bile değişmiş valla. İki çene ettik. Derken benim uykum iyice açıldı. O yattı, anında uyudu. Ben yatakta dönüp durmaya başladım.

Tam uykuya dalacağım haydaaa kız gelmez mi yatağıma. Yürü git dedim. Oralı bile değil. Girdi ikimizin arasına. “Bana bak ya hemen çeker gidersin ya da ben giderim” dedim. Kıçına bile takmadı. Foss diye uyudu. Kucağıma alıp götürecektim. Ama omurgam yeni düzeldi. Riske giremedim. Bebeyi bıraktım, yastığımı aldım, onun yatağına geçtim.

Bebenin yatağı da büyüyen yatak. Ama daha büyütmedik yatağı. Ayaklarım çıktı dışarı tabi. Sinir oldum. Cenin pozisyonu aldım, uyumaya çalışıyorum. Yeni uyku partnerim oğlum da bir deli uyuyor. Kâh nara atıyor, kâh yatakta yuvarlanıyor. Deli dumrul. Ay benim de uykum çok hassastır. Bir türlü uyuyamıyorum. Tam dalacaktım ki oğlan yataktan kalkmasın mı çiş diye. Onu götürdüm artık. Baktım çok terlemiş. Üstünü değiştirdim. Geri yatırdım. O geri uyudu. Ben dön Allah dön yatakta.

İyice uykum kaçtı. Sinirlerim bozuldu. Gözümü açmıyorum ki dalayım diye. Gözümü sıkmaktan göz kapaklarım ağrıdı. Derken sabah ezanını duymayayım mı? Sabah oldu lan ben uyumaya çalışırken! Hepten sinirlerim bozuldu, bir ağıt tutturdum. Keyif senin neyine eşşoğlueşek dedim kendime. Hüüüü. Vakit bulunca yatsaydın ya. Hüüüüü. Bak sabah oldu, az sonra çocuklar kalkacak. Hüüüü. Sen tüm gün uykusuz ne yapacaksın. Hüüüü.

Zırlarken uyuyakalmışım. Birkaç saat sürmedi bebeler kalktı. Ben de sürünerek çıktım yataktan. Şu an tam bir zombiyim. Saçlarım diken gibi. Kafamda kaynar su kazanı taşıyor gibi bir his var. Uykusuzluktan ateşim bile yükseldi. Kendime küfredip duruyorum. Hiç alışmadık g.tte don durur mu? Benim naçiz vücudum bu kadar keyfi kaldırır mı? Tükürdüm yine tüm sistemimin içine!

Bugünden tezi yok keyif meyif rafa kalktı. Prime timeda eğlence daha başlamadan sona erdi. Bebeler zıbardığı an zıbarmazsam bana da Secce kuzu demesinler. Secce eşek desinler. Kabul!

Paylaş: