Sanırım ben hiç abur cubur yemeden büyüdüm. Annem aldırmazdı. Markete giderdik birlikte. Bir şey istemeyi de bilmezdik öyle. Hadi o gün arsız günümüzmüş, diyelim ki canımız çekti, kek istedik, “Ooo” derdi annem, “Ben size evde âlâsını yaparım.” Ya da bisküvi isterdik, annem hemen atlar, “Ben size börek yaparım.” Hazır meyve suyu eve sokulmaz zaten. Annem evde yapar. En kötü ihtimal reçel sulandırır verir. Pasta mı istedin? Yine annem yapar! Düdüklüde pandispanya. Biraz un, şeker, süt ile de krema. Al sana pasta. Cips mi? O da ne? Evde patates kızartılır! Demezdik ki anne, bu ne biçim cips böyle / senin bu pastan pastanedekine benzemiyor / hiç bisküvinin yerini börek tutar mı / bu meyve suyu güzel olmamış… Kakalardı annem bize, yutardık ayol. Küçükken çok merak ederdim bu marketlerin abur cuburlarını kim alıyor? Anası olan alamaz, karısı olan alamaz, herhalde bekârlar alıyor derdim.

Benim bebelerin de akılları kesmeye başlayınca markette gördüklerini istemeye başladılar. Ben de anamın taktiğiyle hayata devam ediyorum tabi. Kek mi istediler, “Aaaa anneciiiim, ben evde yaparım.” Bisküvi mi? “Aaa kurabiye yaparız.” Meyve suyu zaten asla alınmaz. Portakal sıkılır, pekmez konulup içilir. Cipisi de anne yapar… Bir çubuk kraker alıp konuyu kapatıyordum.

Geçen gün yine marketteyiz. Elimize pakmayanın tarif kitabı geçti. O günden beri kız elinden düşürmüyor onu. Hatta gece onunla yatıyor! Sürekli resimlerine bakıp iç geçirip “Ay anneciiiim, şunu yapalım, bunu yapalım,” deyip duruyor. En son şu resme taktı kafayı. Girip çıkıp istedi.

2014-02-05 13.47.11

Zor bir şey olduğunu düşünmedim Allah için. Tamam, yaparız dedim. Nasıl yapıldığını okuyunca hemen vazgeçtim tabi. Öf o ne be? Tabanına şu, arasına şu, üstüne şu… Hiç uğraşamam valla. Gidip hazır pasta alayım dedim. Ama anam zamanında bilincimin altına etmiş olduğundan ona da elim varmadı. Dünyanın parası verilir de pasta alınır mı ayol? Ay hem de nasıl zararlı onlar. Kim bilir nerelerde pişti de geldi? Ne yapsam, ne yapsam diye düşünürken, kafamda bir ışık yandı. Sanki annemin yaptığı kurabiye bisküviye benziyor muydu? Ya da yaptığı kek, dışarıdaki kek gibi miydi? Kanıyorduk işte. Benimkiler de bebe değil mi? Yutarlar elbette!

Bir zamanlar yaptığım ve milletin beğendiği bir tarif vardı. Tepsiye burçak bisküvi diziyorsun. Üzerine muhallebi. Üstüne vişne atıp vişneli jöle koyuyorsun. Ay şahane bir görünüm. Zaten biliyorsunuz sunuma çok önem veririm ben. Ondan yapayım dedim. Tabi vişne vakti değil. E ne olur? Muz olur! Harika. Bisküviyi de aldım. Muhallebiyi kim pişirecek? Tarifi bir türlü bulamamıştım zaten. Çikolatalı puding aldım. Onu pişirdim. Sütünü çok koymuşum. Hiç bekletmeden döktüm bisküviye. Vıcık vıcık oldu. Neyse. Bebe değil mi? Yutar! Dilimlenmezse kaşıkla yesin, boğazından eğri geçecek değil ya. Üzerine muz dizdim. Bak burada çok da cömert davrandım ha. Üstüne de muzlu jöle. Oy harika. Ortaya çıkan şeyi çekmeyi unutmuşum. Biraz beklemiş haliyle şöyle oldu:

2014-02-07 19.39.48

Soğuyunca bebeleri çağırdım. Anneeciiiim, gelin bakın, siz pasta istiyorsunuz ya size pasta yaptım! Koşarak geldiler. İkisi de önce pastaya, sonra bana baktı. Kız dedi ki, “Sen yanlış anlamışsın galiba anne. Bu ne biçim pasta? Ben böyle bir şey istemedim.” Oğlan da dedi ki “Senin kafan mı karıştı, anne?” Ve ikisi de yemedi! Lan tamam görüntüsü çok iştah açıcı durmuyor ama aslında harika bir pasta bu. Bi tadına bakın hele. Çok seveceksiniz, yemin ederim! Tık yok. Lan hiç olmazsa puding niyetine yiyin bari, siz pudingi çok seversiniz dedim. “Buna muz koymuşsun ıyyyy berbat olmuş” dediler. Çok moralim bozuldu yemin ederim.

Bir haftadır şoktayım. Lan diyorum ne saftirik bebeymişim. Anam ne verse sorgusuz sualsiz yutardım.  Ne anama kafa tutardım, ne bozuk atardım. Eline sağlık der, otururdum. Benim bebeler için o kadar uğraştım, burun kıvırıp yemediler, iyi mi?Bir de hakaret ettiler güzelim pastaya. Merak ediyorum, bu cingöz bebeler gerçekten de benden mi çıktı? Yoksa ben hastanede mi karıştım? Bu cinlikle onlar karışacak değil ya :/

Paylaş: