Yıllar önceydi. Daha öğrenciyim. Bir gün bir telefon geldi. Bir tanıdığımızın bir tanıdığı İstanbul’a gelmiş. İlle de bizimle görüşmek istiyor. Hemen hemen hiç tanışıklığımız yoktu, tuhafımıza gitti ama tabi geleyim diyene yok denmez, buyur ettik.

Bir adam, karısı, üç çocuk geldiler. Yemekler yendi, çaylar içildi, meyveler yendi… Saat gece 11’e geliyor, ev halkı olarak uyuklamaya başladık. Artık ne zaman gidecek bu misafirler diye düşünüyoruz, bahaneleri de kalmadı, karpuzu da kestik, kapıdan çıktıkları an balıklama atlayacağız yatağa. 11’i de geçti, 12’ye geliyor saat. Lan yarın okul var lan, gidin gari de uyuyalım. O sırada kadının büyük oğlu geldi. “Anneciğim, çok uykum geldi artık,” dedi. Kadın da gayet rahat, “Babana söyle de valizimizi çıkarsın artık arabadan,” dedi. AHAHAHHAHAHHAH! Biz tabi dumur! Anamın bir “Ay buyurun, buyurun, yatın tabi, ne iyi ettiniz,” değişi vardı ki görmeliydiniz. Hatırladıkça gülerim.

Aradan yıllar geçti. Benim bebeler doğduktan sonra anamın o günkü yüz ifadesini pek sık görür oldum. Tabi ki de ben Anaevi Dinlenme Tesislerine kapak attıkça!

Siz de evdeki rutininizden bunaldıysanız, bebeleri ananıza atıp rahat bir nefes almak istiyorsanız, “Sabah kahvaltım önüme gelsin, yemek derdinden de kurtulayım,” diyorsanız, şöyle hazır tertemiz, sıcacık bir yuva hayali kuruyor ama bir türlü ananızdan yüz bulamıyorsanız doğru yazıyı okuyorsunuz bacılar!

İşte ananızın evine kapağı attıracak taktikler:

1.  Bebeleri ananıza götürürken üst giysilerinin altından pijamalarını giydirin. Böylece ananızın olası bir “İsterseniz burada ya…” teklifini duyacak olursanız, kadın vazgeçmeden hatta cümlesini tamamlamadan derhal soyup bebeleri yatağa atabilirsiniz.

2. Arabada mutlaka ufak da olsa bir valiz bulundurun. Temiz çamaşırlar, yedek bez, mama, biberon… artık ne gerekiyorsa. Hatta ben bir ara mama sandalyesini bile yanımda taşıyordum, anamın bizi postalamak için bir bahanesi kalmasın diye. 😉

3. Kalkma vaktiniz yaklaştığında çaktırmadan bebelerden en az birini uyutun. “Ayyy yazık uyumuuşşş, tüh nasıl götüreceğiz uyandırmadan garibanı, sefil olacak yollarda,” cümlesi bir anneanneyi daima kalbinden vurur. Gerisini merak etmeyin.

4. Gitme vaktinize doğru hasta rolü yapın. Hay Allah, bir anda bir üşüme geldi, niye ola? Hemen bir battaniye altına girin, sıkıca battaniyeye sarılın. Aşırı ısınmadan kısa zamanda ateşiniz yükselecektir. Biraz sabrederseniz az sonra ananız dayanamayıp, “Gidemeyecek gibiysen ya…” diye bir cümle kurmaya başlar. Hemen kocanıza işaret edin de arabadan valizi çıkarsın. Artık battaniyenin altından çıkabilirsiniz. Hadi geçmiş olsun.

5. Anneanneye gitmeden bebeleri örgütleyin. “Hadi annecim, gidiyoruz,” dediğiniz anda düğmelerine basılmış gibi bağıra çağıra ağlamaya başlasınlar. Kendilerini yerden yere atsınlar. “Ama anne, nütfen gitmeyelim, lolur gitmeyelim, o bizim en sevdiğimiz anneannemizdii hüüüü,” cümleleri sayesinde en az iki gün tesise kapak atabilirsiniz.

6. Ananızın evinde size yardım ve yataklık yapacak birini bulun. Evdeki öğrenci kardeşiniz 100 liraya fit olacaktır. Tam siz kalkacağınız vakit “Abilaaa yeaa bizde kalsaniza, ne güzel olur yeaa,” desin. Gerçi ‘Ben 200 lira vereyim, sen evine git,’ de diyebilir. Şimdiden söyleyeyim de dumur olmayın.

7. İbb trafikten günün en yoğun saatinde istikametiniz için aldığınız bir ekran görüntüsü işi çözecektir. Kalkma saatinde durup durup telefonunuz kontrol ediyor gibi yapın, korkunç trafik durumunu ananıza göstererek “Off yaa daha trafik açılmamış, açılsın da öyle gidelim, perişan olmayalım yollarda” ayağına yatın. Bebelerden biri sızana kadar bu numaraya devam edin. Bebe sızar sızmaz 3. maddeyi uygulayın. Sabah yol açılınca gidersiniz, ne aceleniz var canım. Tabi yol açılırsa NİHAHHAHAH!

8. Anaevi Tesislerinde önemli bir şey unutun. Onu almak için tekrar gitmek zorunda kalın. Mesela çocuklardan birini unutabilirsiniz. Aa şimdi düşündüm bunu valla. Harika fikir! Gelecek sefere ben de deneyeyim.

9. Ananız bir şeyi unutup geri gelme ihtimalinize karşı eşyalarınızı kendi eliyle hazırlıyorsa, hmm, bu sefer de oradan önemli bir şeyi “yanlışlıkla” alın. Verme bahanesiyle geri gidersiniz. Ben mesela son üç seferdir anamın gözlüğünü götürmek için gidiyorum. Her seferinde de gözlüğü yanıma almayı unutuyorum, hay Allah!

10. Tam kalkacağınız anda arabanın ya da evin anahtarını bulamamak da iyi fikir. Şu saatte çilingir bulunamayacağına göre siz en iyisi yatın. Ama dikkat edin ananız da size çaktırmadan kayıp ihtimaline karşı anahtarlardan birer yedek yaptırmamış olsun.

11. Unutmayın, önemli olan ilk gece kapağı atabilmektir. Ananızı yorganları dökmeye, yatakları kurmaya ikna ettikten sonra gerisi zaten gelir. Hele bir içeri girin, gerisi kolay.

Gerçi bir süre sonra ananız geçen benimkinin de bana yaptığı gibi “Madem siz gitmiyorsunuz, sizin evin anahtarını verin de ben bari oraya gideyim,” diyebilir. Ya da bu hafta sonu bize yaptığı gibi aniden bir şehir dışı gezisi çıkarabilir. Böyle bir durumda apartmanın bir köşesine saklanıp siz gidince eve çıkacak da olabilir. Sakın yutmayın! Apartmanın öbür köşesine de siz saklanıp bekleyin. Bahse girerim suç üstü yakalarsanız   “Ay buyurun, buyurun, yatın tabi, ne iyi ettiniz de geldiniz,” diyecektir. 😉

Haydi, kolay gelsin. İçeri sızınca işaret verin, biz de gelek 😉

Paylaş: