Ramazandan hemen önce pikniğe gittik. Kene korkumdan giderken bebelere uzun pantolon ve çorap giydirmiştim. Eve dönünce banyoya soktum. Kene kontrolü yaptım. Bir şey yoktu.

Ertesi sabah kalktım. Bir kontrol daha yapayım gündüz gözüyle dedim. Ayyy oğlanın kaburgasının altında. Minnacık. Bit gibi. Ayakları dışarıda. Kafayı sokmuş içeri. Cuk cuk cuk oğlumun kanını emiyor. Iyyy! Nasıl fena oldum. Kızı da kontrol ettim. Allah’tan onda yok.

Sonra bir de kendime baktım. Iyyy. Bende de var. Bacağımda. Oğlanınkiyle aynı model. Aynı boy ve aynı renk. Büyük ihtimalle tek yumurta ikizi.

Babaları tabi hemen olaya el attı, çıkarayım diye. Geeeet dedim. Uzmanlar asla kendiniz çıkarmayın diyor. Hastaneye gidiyoruz!

Sağlık ocağına gittik. Demesinler mi biz çıkarmıyoruz, acile götüreceksin. Geçenlerde kenelenen bir arkadaş vardı. Onu aradım. En yakın özel hastanede 70 TL’ye çıkarmışlar. Ve sigorta kapsamına da girmiyormuş.

70 TL! Yuh! Ulen eti ne budu ne bunun? Tamam organik morganik olabilir ama minnacık keneye de 70 TL istenir mi bre insafsızlar? Üstelik verilen fiyat da kelle başı fiyatı. Bizde iki kene olduğuna göre 140 TL. Belki kenelere kardeş indirimi yapabilirler ama yine de en aşağı 100-120 TL. Hemen anam usulü bu paraya neler alınır hesabı yapıp özel hastaneye gitmekten vazgeçtim. Beleş hizmet alabilmek için en yakın devlet hastanesine gittik. Tabi devlet hastanesinde de ucuz etin yahnisi kıvamında hizmet alacağımızı biliyorduk da bu kadar da ucuzunu tahmin etmiyorduk.

Babaları arabaya park edecek yer ararken ben iki bebeyle koştura koştura acile girdim. Kene deyince birden kırmızı alarmla aldılar bizi içeri. Çok forsluyduk valla. Naani naani. Herkes önümüzden kaçıştı. Sanırsın ki beş dakika sonra astronot kıyafetli bilim adamları gelecek, kenemizi inceleyecek, bizi kapsüle koyup uzaya gönderecek. Ama umduğumuzu bulamadık içeride.

Acile bir girdik ki aman Allah’ım. Kan revan içinde insanlar. Girdiğim an pişman oldum. Çocuklar etrafı görmesin diye ne yapacağımı şaşırdım. Doktor sordu neyin var, dedim böyle böyle. Şöyle geçin dedi. Tam o sırada biri öldü mü ne oldu, onu alıp götürdüler. Onun yatağını bize verdiler. Örtü falan değiştirmek yok tabi.  Ucuna iliştirdim bebeleri.

Yan tarafımızda trafik kazası. Adamcağız sargılar içinde, kan revan üstü başı. Allah şifa versin. Oğlan onu görünce “Anne bu adam ölü mü?” dedi. Ayy hemen çektim perdeleri. Kızımın rengi falan attı zaten. Çok canım sıkıldı. Yok yerden çocukları soktuğum yere bak.

Allah için doktor iyi adamdı. Sekiz dakikada sekiz kişi bakıyordu. Gayet de sabırla, ilgiyle.

Bu arada gelen giden benim perdeleri açıyor. Ben kapıyorum, onlar açıyor. Lan açıp durmayın şunu, çocuklar etkileniyor diyorum. Hayatın gerçeğiymiş, görsünmüş, ne varmış onda. Oldu, çıkışta da morga götüreyim bari.

Neyse ki bu arada babaları arabayı park edebilmiş, geldi kızı aldı, çıktı onlar. Keneli kuzumla baş başa kaldık içeride. Etraftakiler de hep gerçekten acil durumluk. Bizimle ilgilenen yok. Gelen giden soruyor ne var diye. Kene diyorum, heaa tamam deyip gidiyorlar.

Neyse yanımıza bir delikanlı geldi. Hemşireymiş. Sizin neyiniz var dedi. Kene dedim. Bakabilir miyim dedim. Açtım oğlanın göğsünü. “Aaaa” dedi hemşire “kene bu kadar küçük mü oluyormuş?”

HÖNK!

Meğer sağlık liselerinin staj ayıymış. İçerideki herkes bebe belik. Lise öğrencileri. Ayyy. Şansa bak.

Bekledik, bekledik, kenenin de keyfi yerinde tabi, lukur lukur emiyor kanı. Baktım böyle olacak gibi değil. Biraz çığrındım, bizimle ilgilenin lütfen falan diye. Oflaya poflaya bir adam geldi. Bütün stajyerler de başına toplandı. Adam biraz önceki hemşireye demesin mi çıkar keneyi yerinden diye. Höyyytt dedim, neler oluyor, ellettirmem o çocuğu bebeme. Böyle çıkarılacak olsa ben evde çıkarırdım. Çok istiyorsan kene çıkınca kendine yapıştır, orada talim yaptır stajyerlere.

Neyse bebemi kurtardım hemşirenin elinden. Adam naylon bir ip getirdi. Düğüm attı. Tam ortaya keneyi yerleştirdi. Sıktı çıkardı. Aynı işlem bana da tabi.

Keneden kurtulduk şükür de şimdi de kan vermemiz lazımmış. Allah korusun hastalık falan kaptık mı diye.

Oğlan için çocuk müşahedeye gittim. Bebek hemşiresi bulduk. Orası da ayrı facia. Sıra sıra bebeler. Kimi ağlıyor, kimi bağırıyor, kimi tepiniyor. Allah şifa versin. Neyse oğlanın kan alındı. Tık etmedi yavrum, maşallah. Sonra da ben gittim kan verdim. Ayy oydu resmen hemşire kolumu. Oğlumdan utandım ses çıkaramadım ama çok acıdı valla. 1,5 saate alırsınız sonuçları dediler.

Öğleden sonra kan sonuçlarını almaya gittik. Adaklar adadım tabi. Oğlanın sonucu aldım. Negatif. Oh elhamdülillah. Sıra geldi benim sonuca. Adam baktı, sizin sonuç yok dedi. Nasıl olur yav? Birlikte geldik, birlikte verdim. Yok dedi. Bi şuraya git bak. Şuraya gittim. Bi buraya git bak. Buraya gittim. Bi oraya git bak. Oraya gittim. Bir aşağı, bir yukarı, iki aşağı, beş yukarı, kan veznesi, bilmem ne merkezi derken en sonunda kendimi laboratuvarda idrar kutuları arasında kanımı ararken buldum. Ögh! Yok yok yok. Asil kanım ortada yok!

Neyse dedim yaa, oğlanınkiyle kardeş keneydi zaten. Kanı bozuk olmayan bir aile demek ki. Bende de bir şey yoktur dedim ama kocam razı olmadı. Ölecek miyim ölmeyecek miyim belli olsun istedi sanırım. İşini şansa bırakmayı hiç sevmez.

Söylene söylene yine gittim mi acile? Bu sefer bebeler yanımda yok Allah’tan. Çok daha fenaydı acil. Bir adam düşmüş inşaatten. Ahh. Öte tarafta vurulmuş biri. Ahh. Bir kadın ağlar bebem bebem diye. Ahh. Yine aynı doktor koşuşturuyor. Bir o tarafa bir bu tarafa. Nasıl dayanıyorlar bu tempoya? Allah yardım etsin.

Neyse yine alındı benim kan. Bu sefer de öteki kolumu oydu hemşire. Bir buçuk saate sonuç alırsınız dedi. Hee hee biliyom biliyom.

Akşama sonucu aldık. Doktora ulaşamadık. Ertesi gün burada sağlık ocağına götürdüm testi. Yanlış değerlere bakılmış. Kesin emin olmak için yine yaptır dediler!!!

Öfff gidemem valla. Bu gidişle kırım kongolu muyum anlayana kadar ya verem olacağım ya anemiden öleceğim. Varsa bir şey çoktan çıkardı zaten. Ayrıca temiz aile kenesiydi. Bir şey olmaz.

Olmaz olmaz.

Olmaz di mi?

Olmaz yeaaaa.

Olacak olsa duramazdım zaten.

Olmaz olmaz.

Yani inşallah. :/

Paylaş: