Küçükken doğum gününüz kutlanır mıydı? Bizim hep kutlanırdı. Aman tabi nerede şimdinin çocuklarına yapıldığı gibi şaşaa. Annem klasik pandispanya kekinden pasta yapar. Üzerine mum bulunamazsa kibrit yakılır. (Bkz. resim 1A) Bir de öyle arkadaş falan çağrılmaz. Anneannemler gelir. Bu kadar. Fazla bir masrafa, tantanaya gerek yok yani. Üstelik annem iktisatlı kadın. Dört çocuk doğurmuş ama ikisini babamın doğum gününe denk getirmiş. Böylece kutlanacak gün sayısını da yarıya düşürmüş.

IMG-20140418-WA0001

Resim 1A – en küçük bacım 1 yaşında!

Peki arkadaşlarımın doğum günü olur muydu? Hatırladığım yalnızca bir doğum günü anısı var. İlkokul ikiye gidiyordum. Sınıf arkadaşımın doğum gününe davet edildiğim için çok heyecanlanmıştım. Annem bir külotlu çorap paketleyip vermişti hediye olarak, kullanacağı bir şey olsunmuş, işe yararmış, annesi sevinirmiş. Ay ne sevinmiştim hediye götürüyorum diye. Özel bir yere gittiğim için şık giyinmem gerekiyordu tabi. Tek “gezmelik” giysim de o sene 23 nisanda okul töreni için alınan ceket etekti. Mutlulukla onu giydim. Doğum gününe bir gittim ki ahahhaha doğum günü kızı da dahil herkes aynı şeyi giymiş. Geçit töreninde gibiydik. 80’ler işte 😉

Bizim bebelerin doğum günleri bizimkilerden çok farklı tabi. Gerçi ben anamın kızıyım, kendisine uydum, evin bebelerinin hepsini aynı gün doğurarak ekstra masraftan kurtuldum. Ayrıca büyük bir kutlama da yapmadım şimdiye kadar. Ama gel gör ki arkadaşlarının ya da internetteki akranlarının doğum günlerini görünce ister istemez vuuuuhuuuu diyorum.  Mekanlar, temalar, kostümler, palyaçolar, hayal ötesi pastalar, envai çeşit yiyecek – içecek, şeker/kurabiye köşeleri, müthiş hediyeler, gelenin getirdiği yetmiyor bir de ev sahibinden gelenlere hediyeler, süsler, balonlar, fotolar, fotolar, fotolar… Ayh! Bu neslin düğünleri nasıl olacak acaba?

Dün benim doğum günümdü. Çocuklarım kaç gündür hummalı bir çalışma içerisinde. Odalarına girmem yasak. Bana hediye yapıyorlarmış, görmeyecekmişim, sürprizi bozulurmuş. Sabah okula hazırlanmaları gerektiğinde “Ama anneciiiimm, bugün senin doğum günün, okulda ne işimiz var?” dediler. Birlikte pasta yapacakmışız. Okul için bahane miydi, yoksa harbiden bana mı değer veriyorlar bilemedim. İyi dedim, madem doğum günüm öyleyse dans. 😉

Aslında hiç niyetim yoktu doğum günü falan kutlamaya, anneannemin deyişiyle “İlaa gızııım, goca gadına doğum günü de niimiş,” modundaydım ama bebeler de isteyince kıramadım, birlikte pasta yaptık. Tabi ki annemin klasik pandispanya tarifiyle. (Sanki yapacak gibi “Secce kuzuuu tarif” diyenlere: 4 yumurta, 4 fincan un, 4 fincan şeker, kabartma tozu.)

20160210_131928

Yumurta yetmedi, komşudan aldım. Şeker yetmedi, onu da komşudan aldım. Valla kremasına un da yetmeyince komşunun kapısını çalamadım artık. Bir avuç unla kremayı yaptım. O da pastayı örtmedi. 😉 Pastayı ikiye kesip içine de koyacaktım ama olmadı. Tepesini anca kapattım. Üç kutu bonibonla da süsledi bebeler. Sözde benim resmimmiş. Kollar, bacaklar, parmaklar tamam da kafamı koymayı unutmuşlar. 😉

20160210_151214

“Annecim, niye senin doğum gününe kimse gelmiyor?” dediler. Şans işte bu ara bizim sülalenin bir yarısı hasta, öteki yarısı da hasta bakıyor. Müsait kimseyi bulamadık çağıracak.

Tam pastayı kestik, iki arkadaşım sürpriz yaptı, geldi. Hediyeli mediyeli, çiçekli miçekli, ayy çocuklar gibi şendim. Sonra bebelerim hediyeleri döküldüler. İşte günlerdir uğraştıkları hediyeler:

Kızımdan, oyuncak çamaşır makinesinin deterjan gözüyle sunulmuş ay yıldızlar. 😉

20160210_102919

Oğlumdan güneşli bir günde dağın başında bir çiçekle baş başa olduğum bir resim. Yazık olur diye çiçeği koparıp elime vermemiş, uzaktan bak da çiçek ölmesin dedi. E peki. 😉 Çiçekle niye aynı boydayım diye sormadım artık.

20160211_133403İşte böyle, 80 kuşağı için gayet tantanalı bir kutlama yaşadım. Pasta, çay, hediye, sevgi, dostluk, neşe, kahkaha… hepsi vardı. Bir de Elsa kostümüm olaydı, 2000’lerin veletlerine bile taş çıkarırdım valla. 😉

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
Paylaş: