Tag Archives: ikiz bebekler

Unisex hayatımız

İkizlerim olacağını öğrendiğimde, çocuklarım için ikisinin de aynı cinsiyetten olmasının daha güzel olacağını düşünmüştüm. İkisi de kız ya da erkek olsaydı bence daha “kardeş” olurlardı. Tabi bu çıkarımı yaparken kendi iki bacımı ve didişe didişe büyüdüğümüz ağabeyimle olan ilişkimizi göz önünde bulundurmuştum. Biri erkek, biri kız olduğunu öğrendiğimde de “Yaşasın, ikisini de tadacağım!” diye sevindim. Gelecekte belki –yani inşallah- ikisinin de ayrı cinsiyetten olması hayatımızı daha da zenginleştirecek, tatlandıracak. Açıkçası şimdilik iki ayrı cinsiyet büyütüyormuşum gibi bir hissim yok. Evimizde baştan aşağı unisex bir hayat var.

Pinterest

Hatırlayınca gülmek güzel, yaşamak asla!

Bizim için çok zor olmasına rağmen şimdiye kadar bebeklerimi kontrole doğdukları ve yenidoğan yoğun bakımında kaldıkları hastaneye götürdük. Başka bir doktorda içimiz rahat etmedi. Bugünlerde on sekizinci ay kontrolüne gitmemiz lazım. Dün öğrendim ki yoğunluktan dolayı artık bir yaşından sonra bebeklerin takibi orada yapılamayacakmış. Evimize yakın, güvendiğimiz bir doktora gitmemizi önerdiler. Bir yandan sevindim. Çok zor oluyordu gitmek. Bir yandan da üzüldüm. Her gidişimiz bizim için bir anı oluyordu. Orada tekrar yoğun bakımın havasını solumak, o garip hijyen kokusunu almak “Vay be neler yaşadık burada” dedirtiyordu bize. Bugünden itibaren o dosya kapanmış oluyor. Dosyayı rafa kaldırmadan size hastane yolundaki bir maceramızı anlatmak istedim.

Pinterest

Uykusuzum demiş miydim?

Hep uykusuzluktan şikâyet ettiğimin farkındayım. Aslında bunlar benim süper günlerim. Bundan beter olduğum günlerde bir blogum yoktu da yazamadım. Hoş yazmayı bırakın, bilgisayarın düğmesine bile basacak halim yoktu o zamanlar.

En son uyuduğumda bebekler kuvözdeydi. Ne kadar doğru düzgün bir uyku çekebildiğimi siz tahmin edin. Lohusalığın da etkisiyle durup durup onlar için üzülüyor, ağlıyordum. Ben ağlarım yavruma, anam ağlar yavrusuna misali annem beni düşünüyor ve “Kızım, bunlar iyi günlerin. Hazır bebeler de başında yokken, yat uyu” diyordu. O zamanlar onu zalimlikle suçluyordum ama meğersem haklıymış.

Pinterest

Hık demiş burnumdan düşmüş!

Bebelerimin biri 1500, diğeri de 2000 gramın altında kuvözde yatarlarken ilk kez “Kime benziyorlar?” sorusuna muhatap kaldım. Cevabımı gayet açık ve net hatırlıyorum: “Henüz insana benzemiyorlar!” Gerçekten de benzemiyorlardı. İnsanlar prematüre bebeği normal bebeğin küçük ebatlısı sanıyor. Hâlbuki onlar henüz bebek değil cenin kıvamında. Dediğim gibi bırakın birine benzemeyi, tam olarak insana bile benzemiyorlar. Benimkilerin bazı organları gelişkin, diğerleri geri olduğundan oldukça orantısız duruyorlardı. Bir de anne karnındaki tüy dökme mevsiminden önce doğduklarından acayip tüylülerdi. Zaten bebekten çok dedeye benziyorlardı. Benjamin Button’ın doğum halinden az biraz hallicelerdi yani. Erken doğumun şokuyla istemsiz hareketleri vardı ki gördüğümde gözyaşlarına boğulmuştum. İşte böyle perişan bir haldeyken ilk kez “Kime benziyorlar?” sorusuyla karşılaştım.

Pinterest