Yeni evlendiğimde ilk kapı komşum üç bebeli bir kadındı. Çocuklarının en büyüğü bile okula gitmiyordu. Evlerinde sürekli bağrış çağrış vardı. Kadın resmen yırtınırdı yaa. Kapısının önünden geçerken korkardım valla. Karşılaşmayayım diye hiç ses çıkarmadan parmaklarımın ucunda çıkar girerdim eve. Yine de karşılaştık ama.

İlk karşılaşmamızda biz ev seriyorduk. Daha düğün olmamıştı. Açık kapıdan kadının evini görmüştüm. Aman Allah’ım ne pasaklı kadındı yaa. Ev savaş alanı gibiydi. Yerlere karpuz suları akmıştı. Kapısının önündeki b.klu bezlerin kokusu apartmana yayılmıştı. Hele o bebelerinin hali neydi? Biri evde çıplak geziyordu! Ötekinin saçı yoluk yoluktu. Yüzü kirden görünmüyordu. Üç numarayı göremedim, vitrinin altına girmişti.

Daha ilk görüşümde kadının notunu verip görüşülmeyecekler listesine ekledim. Görüşmedim de. Kırk kere çağırdı ama evine ayak basmadım. Onu da bastırmaya niyetim yoktu ama bir kere kapıdan kendi evime girerken ben, bebesi fare gibi aradan içeri kaçtı. Onu çıkartmak için girmişti bizim eve. Gerçi bu bahanesiydi bence. Girince çıkmadı. Tam 5 saat oturdu! Aman bir çene, aman bir çene. Kaynanası neler etmiş de, görümcesi kocaya nasıl kaçmış da, eltisine neler takılmış da. Ayyy beynimi uyuşturdu be, gittiğinde uzun süre baygın gözlerle ağzım açık duvara baktım.

Sonra bir daha karşılaşmamak için azami gayret gösterdim. Oğlu da tekrar bizim eve kaçmasın diye kapıya fare kapanı kurdum. Kadın kısa bir süre sonra taşındı gitti. Sevincimden arkasından kurban kesmediğim kaldı. Eee yeni gelinler çocukluları sevmez, çocuklular yeni gelinleri. Yalan mı?

Evlendikten sonra çok ev değiştirdim. Değişik değişik komşularım oldu. Her evde kısa süre oturdum. Bebeler doğmadan hemen önce de bu eve taşındık. Çocukların ilk senesinde kimseyle görüşemedim. Karşı komşum üç çocuklu bir kadındı. Çok iyiliğini gördüm sağ olsun. Yaz başında taşındı. Yokluğunu çok hissettim.

Haftalardır karşıma yeni komşu bekliyorum. Kendimce çocukları benimkilerle yaşıt bir komşu için dua ettim. E itin duası kabul olsa gökten kemik yağar diye boşa dememişler. Gele gele karşıma bir yeni gelin geldi! Geleceğini duyar duymaz canım sıkıldı, moralim sıfırlandı, suratım asıldı. Eee bebeliler yeni gelinleri sevmez, yeni gelinler bebelileri. Yalan mı?

Ev sermeye geldiklerinde karşılaştım yeni komşumla ilk kez. Bir gün dışarı çıkıyorduk. Önce oğlanı giydirdim, kızla uğraşıyordum. Soydum, üstünü değiştirecektim ki bezinin kirli olduğunu fark ettim. Tam altını değiştiriyordum elimden kaçtı bacaksız. O sırada oğlan dış kapıyı açtı. Karşının kapısını açık görünce fare gibi oraya daldı. Karşı evdekiler onu görünce güldüler. Ben de yüzümde mahcup bir eda, elimde kızın b.klu beziyle oğlanın peşinden koştum. Kapı arasından çıkması için dil dökmeye başladım. O sırada kızım saklandığı yerden çıktı meydana. Arkamızdan geldi. Çıplak! Karşı evdekilerin suratını görmeliydiniz. İki bebeyi zor bela yakalayıp eve soktum. Bu arada bezi kapımın önündeki içinde karpuz kabukları olan çöp torbamın üzerine koydum. Peh çöpün de suyu akmıştı. Ne gündü ama!

Sonra bir kez daha gördüm gelin hanımı. Dışarıdan geliyorduk. Oğlan kum havuzuna dalmış, çimento torbası rengindeydi. Kız da mütemadiyen zırlıyordu. Sümükleri çenesinden akıyordu. Benim sırtımda tuğla gibi sırt çantası, ayağımda rengi kalmamış pabuçlar, üzerim kan ter içinde, ekşi kokum büyük ihtimalle iki metre öteden duyulur halde iki kolundan bebeleri çeke sündüre eve sokmaya uğraşıyordum. Karı koca kapıdan çıktılar. Merhaba, hayırlı olsun falan diyecektim ama sarı saçlarını savurup gitti Mihriban. Burnuma da mis gibi parfüm kokusu bırakarak. Arkasından ezik ezik bakakaldım. Hey gidi günler, savur bakalım saçlarını dedim.

Sonra bir kere daha karşılaştım. Yine evden çıkıyorlardı herhalde. Mutfakta iş yapıyordum. Bebeler de koridorda kuduruyorlardı. Kavga ediyorlar, bağrışıyorlar ben de çır çır çığırıyorum. Ev de döküm döküm dökülüyordu yine. Karşı kapının açıldığını duyunca benim oğlan da merakla bizim kapıyı açtı. Komşu bir iki laf attı oğlana. Bizimki de şımardı gülüyor. Sonra kız gitti yanına. Benim üstüm rezalet, çıkıp alamadım bebeleri. İçeri girin diye yırtındım olduğum yerden. Hayır, çocuklarımın komşuya bakmaları mesele değil de komşunun kapının arasından bizim ev namına gördükleri şeyler yerin dibine soktu beni. Zor bela kapattırdım kapıyı oğlana.

O son karşılaşmam oldu yeni gelinle. Bir daha sesini bile duymadım. Parmak ucunda girip çıkıyor eve herhalde. Sanırım görüşülmeyecekler listesine tepeden bir giriş yaptım. Oysa ne zamandır komşu bekliyordum laflayacak. Bir kahve yapsa, abla gel iki çene et açılırsın dese çok mu olur ha?

Bir kaç gün daha bekleyeceğim. Baktım ses çıkmıyor, ilk kapıyı açtığında benim oğlanı salacağım aradan. Sonra da onu almaya girerim, bir daha da ne zaman çıkarım Allah bilir. Eee bacım evlendi, kaynımın da düğünü oluyor, dedikodular birikti. Anlatacak çooook şey var.

Paylaş: