Bebekleri beklerken ne alacağım, ne satacağım derdiyle sürekli internet başındaydım. Çocukların bazı eşyalarını ikinci el almayı düşünüyordum. Sabah akşam sahibinden.com sitesinde istediğim ana kucağından aynı renk bir çift var mı, yok efendim ne zamandır beklediğim bebek arabasının fiyatı düşmüş mü falan diye günü geçiriyordum. İşte tee o zamanlar bir ilanla karşılaştım. Şimdi sizin için aradım buldum. İlan kaldırılmış, ne yazık ki resmi yok ama başlığı şuymuş: komple bebek odası takımı. Aman Allah’ım ne resimlerdi onlar. Oda, oda değil, çarşamba pazarıydı. Yatak yorgan yerle bir, oyuncaklar dağılmış, kıyafetler atılmış, dolabın kapaklarından elbiseler sarkıyor, kitaplar, boyalar….  Yeminle söylüyorum odadaki abajurun sapını uzun süre tuvalet fırçası sandım. Bu kadar pasaktı yani. Bir de satılık oda takımı ha. Kargaşadan takımı görmek ne mümkün. İlan sitede aylarca durdu. Ben de her önüme gelene gösterdim. “Iyy ne karılar var, pasağa bak” dedim. Sonra bir gün durdum duramadım, ilan sahibine mail attım: “Bir zahmet odayı toplarsanız belki alıcısı çıkar,” diye. Cevap gelmedi tabi ki de. Haha şimdi şunları yazarken tekrar düşündüm de ne kınamıştım kadını yaa. Günün birinde dönüp dolaşıp ondan beter olacağımı nereden bilebilirdim ki?

Allah var, yalan söylemeyeyim, hiç bir zaman düzenli, tertipli bir insan değildim. Hele öğrenciyken odam, çalışma masam, yatağım… daima benim olduğunu belli ederdi. Ama evlendikten sonra işleri bir nebze yoluna koymuştum hani. Ne olduysa bu bebelerden sonra oldu. Yine eski düzene döndüm. Ev başını alıp gitmek üzere. Memnun muyum? Asla! Yetişemiyorum. Yani pek de yetişmek istemiyorum açıkçası. Mesela şu anda size ne kadar pasaklı olduğumu anlatana kadar üç odayı toplardım ama ben burada oturup lak lak yapmayım, tüh tüh yetişemiyorum demeyi tercih ediyorum. Çünkü bana da enerji veren tek bu var şu aralar hayatta. E tüm gün bebelerle harala gürele, tepişe tepişe akşamı ediyorum. Onlar uyuduğunda bari kendim için bir şeyler yapayım değil mi ama? Ben insan değil miyim, aloooooo! Hem düzenli bir evim olursa, yazı yazacak vaktim kalmaz. Sonra size ne olacak? Sizi şuraya toplayacağım diye canım çıktı. Aylardır uğraşıyorum. Birer birer yakaladım, getirdim, kaç bin kişi ettim. Ben gidersem siz ne yapacaksınız? Boşluğa düşeceksiniz, peşimden meeeeeeeeeeaaaa diye ağlayacaksınız. Kıyabilir miyim hiç sizlere ha?

Tabi hemen hemen her şeyi sizinle paylaştığım için kaçınılmaz olarak zaman zaman evinin başını almış gitmiş resimlerini de paylaşıyorum. Altına millet genellikle şöyle yorumlar yapıyor: “Aaaa bak kız aynı bizim ev!!! / Aaa bizim evi mi çektin??? / Ay bunun nesi dağınık, sen bir bizim evi gör!” E gösterin de göreyim diyorum, kimseden tık yok. Duydum ki millet anasına benim evin resmini gösterip “Ay annecim baaak, ne pasaklı karılar var, ben ne kadar düzenli kalıyorum yanında,” diyerek analarını rahatlatıyormuş. Bir anamı rahatlatan çıkmadı ya aşk olsun. Üstüne üstlük bir de anama gelip “Ayy senin kız ne resimler koymuş feyse, o nasıl ev öyle?” falan diyorlarmış. Anamı evlat katili edecekler sonunda. Gözünüzü seveyim şu anamı bir rahatlatın arkadaşlar. Anlayacağınız gibi her şey hayatta kalabilmem ve sizlere daha çok yazı yazabilmem için. Bebelerim anasız kalmasın, el kapısında büyümesin. Siz de  nazik kocalı, mükemmel bebeli, on parmağında on marifet olan ayrıca kadın doğum, infertilite, pedagoji ve çocuk gelişimi ihtisaslarını blogunda tamamlamış bloggerların elinde heba olmayın. Gerçek hayatı da görün, sizden beterini de görün, mutlu olun.

Hadi bakayım evinizin dağınık resimlerini bana gönderin, ben de bir yarışma düzenleyeyim, hangi resim en süper seçelim, birlikte eğlenelim, anam da derin bir nefes alsın. Resimlere rumuz koymayı unutmayın. Zira isim yayınlamayacağım. Evin istediğiniz bir karesini gönderin. On beş gün süre veriyorum evinizi yeterince dağıtabilmeniz için. secce81@gmail.com adresim bu konuda size yardımcı olmaktan büyük gurur duyacaktır. Ayrıca en dağınık evin sahibesine de şahane bir ödülümüz var: İçinde temizlikle ilgili bir çok püf noktası bulabileceğiniz, kısa sürede başucu kitabınız olacak, eğlenirken öğreneceğiniz süper bir kitap!

Ta-daaaaaaaaaaaaam

Şimdi de size ilham vermesi için çamaşır odamdan nefes kesen bir kare sunuyorum:

Haydi bakalım, yarışmaya bekliyorum!

Paylaş: