Bebeler ortaya çıktığından beri en büyük zevkim oyuncakçı ve çocuk kitapçısı gezmek oldu. Maşallah benim çocuklarım da hiç yapışmazlar, onu al bunu al diye. Fırsat buldukça birlikte oyuncaklara bakarız. Çok nadir olsa da ara sıra çocuksuz çıktığım oluyor dışarı. Onda da ne kadar direnirsem direneyim ayaklarım beni alıp oyuncakçıya götürüyor yahu!

Bayramdan önceki son hafta sonu, kafayı oynatacaktım. Bayrama giyecek bir şeyim yok. Eşim rahatsız, çocuklarla çıkamam, çıksam da bir şey alamam. Anam zaten bayram temizliğine düşmüş. Ne yapsam, ne etsem derken bebeleri babaya bırakıp kaçmaya karar verdim. Soluğu en yakın AVM’de aldım. Ne aradığımı da biliyorum. Hızlı hızlı girip çıkıyorum dükkanlara. Bir baktım, iki baktım derken karşımda koskoca Toyzz Shop’u gördüm. Görmemezlikten geldim. Ama ayaklarım o tarafa gidiyor. Neyse sadece vitrine bakayım dedim. Sonra bir de ona bakayım, buna bakayım derken kendimi içeride buldum!

Ne zamandır ağız tadıyla bir oyuncakçı gezmemiştim. Bir uçtan başladım, öbür uca kadar, aman şu neymiş, ay şu ne güzelmiş, şundan kıza mı alsam, oğlan buna bayılır diye diye bana ayrılan bütün sürede oyuncakçıda kaldım! Saate baktım ki zaman bitmiş! Koştur koştur eve döndüm. Bayramı örümcek adam kostümüyle geçirmek zorunda kaldım ama değdi doğrusu, uzun süredir hiç bu kadar eğlenmemiştim.

Bir kaç oyuncak beğendim çocuklara. Ama hangisini alacağımı onlar seçsin istedim. Akşam Toyzz Shop’un internet sitesine girdim. Oradan gösterdim bebelere, size şunu mu alayım bunu mu alayım diye. Oğlan hiç oralı olmadı. Kız uzun uzun inceledi benimle birlikte.

Sonuç olarak iki olta, bir havaalanı seti, bir kutu da oyun hamuru siparişi verdim. Sipariş çok güzel bir zamanda elimize ulaştı. O sıralar oğlan çok hastaydı. İğneciden döndüğümüz akşam kocaman kolimiz geldi. Ay sevinçten deliye döndük.

Tahmin ettiğim gibi ilk önce Sevimli Balık Olta Seti‘ne atladılar. Uzun süre kamyon damperinde, küvette, lavaboda, leğende… balık tuttular. Yavrularımın emeği boşa gitmesin diye tutulanları ızgara yaptım. Akşama levrek yedik, çupra yedik, denizatı yedik, tosbağa yedik…

Sonra sıra geldi havaalanı oyun setine. Bunu da özellikle aldım. Kuzenlerinin hediyesi bir havaalanı kitapları var. Oradan aşinalar uçaklara, havaalanı araçlarına, hostese, pilota… Sete de en çok oğlan bayıldı. E tabi bir sürü tekerlek var. O günden beri evde epey hareketli bir hayatımız oldu. Gece gündüz uçaklar iniyor kalkıyor, pistte hummalı bir çalışma… İlk fırsatta ben de karambole getirip Hawaii’ye kaçmayı planlıyorum. Alet edevat hazır ne de olsa.

Son olarak da tabi ki Play Doh oyun hamuru. Daha önce başka markaların hamurunu almıştım. Bununla daha birkaç ay önce tanıştım. Bayıldım valla. Kesin KonyaOva unla yapılmış. Hıyır hıyır. Keki, böreği çok yumuşak düşüyor. Kurumuyor da. Parçalanıp dağılmıyor da. O günden beri katmerler açtık, bazlamalar pişirdik, gözlemeler döşedik…

Şimdiden öbür bayram kaçamağımı beklemeye başladım. Bu sefer de kendime güzel bir Prenses Fiona kostümü almayı düşünüyorum. Hem en azından daha feminen. 😉

 

Paylaş: