Bebelere sürpriz yapmaya bayılıyorum. O gözlerinin ışıldaması, mutlulukla zıplamaları, sevinç çığlıkları yok mu! Onlardan çok ben seviniyorum!

Hep maddi sürprizler değil tabi kastettiğim. Sürpriiiiiz kuzeniniz geliyor! Sürpriiizzz tünelli parka gidiyoruz! Sürpriiizzz sizin için harika bir şey pişirdim!

Benim bebelere sürpriiiz de, ellerine birer lazımlık tutuştur, zıpzıp zıplarlar mutluluktan!

Ne zamandır büyük bir sürpriz peşindeydim. Oğlana bir araba yolu almak istiyordum. Birkaç arkadaşında gördü Hot wheels setlerini, deli oldu.  Gerçi Hot wheels setlerinin yolları bence çok dar, çok da işlevli değiller. Ben şöyle geniş yollu, üzerinde farklı oyunlar kurabileceği bir şey arıyordum.

Birkaç gün önce yine internette bebeye otoban arayışına düştüğümde Toyzz Shop‘un internet mağazasında katlı bir garaj seti gördüm geniş yollu. Tek kelimeyle bayıldım. Gerçi benim kafamda hep bir ahşap set vardı. Ama bulamayınca aradığımı, plastik mlastik demedim, atladım buna.

Geldik işin en zor kısmına. E şimdi oğlana bir şey alınır da kıza alınmaz mı? Aslında normalde kimin ihtiyacı varsa ona alıyoruz ama kargodan koca bir kutu gelecek, içinden oğlana oyuncak çıkacak. Kız melül mahzun bakacak. Hiç olacak şey mi?

Kıza ne alsam, ne alsam diye düşünürken onlarca pencere açtım. Bir sürü oyun seti, bebek, bilmem ne… Baktım ki kendim karar veremiyorum, kızı yanıma çağırdım. “Annecim, hangisini alayım?” diye tek tek gösteriyorum. Bazılarına heyecanlandı, bazılarını istemem dedi, kimini görünce burun büktü, kimine biraz düşüneyim dedi. Ben de onun tepkisine göre eliyorum açılan sayfaları. En sonunda bir tarakla ayna çıktı karşısına. Amanın kızının çığlığını duymalıydınız, “Bunu al” diye öyle bir bağırdı ki yerimden zıpladım. Aha o da şu:

ayna ayna söyle bana

ayna ayna söyle bana

Kızın çığlığına oğlan geldi yanımıza neler oluyor diye. Tabi ben söylemek istemedim, başıma neler geleceğini bildiğim için. Ama yine çenem durmadı işte, bir gever verdim ağızlarına, size bir sürprizim var dedim. Oğlan yerlerde yuvarlandı sürpriz ne diye. Ööff sırf başımdan gitsin diye yumurtlayıverdim, bak sana şu oyuncağı alıyorum diye. Ve işkence başladı!

Oyuncak ne zaman gelecek tutturdu oğlan. Kız da durur mu? O da başladı sorup durmaya. “Hemen yatın, belki sabah gelir,” dedim. Koşarak yattılar. Yataktan bağırıyorlar. “Anneaaaaa, oyuncaklarımız güneş doğunca mı gelecek?” E inşallah yavrum. “Anneaaaa, ya biz okuldayken gelirse?” Güvenliğe bırakırlar, dert etmeyin siz. “Anneaaaa, yatağına gelebilir miyim, bir şey sorıcaaam.” “Neaaa?!” “Şey, kargo sabah mı gelecek?” “Anneaaaaa, kargocu sabah erken mi kalkıyor?” “Anneaaaa, kargocu uyanamazsa ne olacak.” “Anneaaa, kargocu uyumuş mudur?” “Anneaaa, sürprizimiz ne zaman gelecek?”

Sabahı sabah ettim yine yemin ederim. Hay ağzıma tüküreyim! Ne diye karıştırırım sürprizi müprizi. Üstelik daha kaç gün var!

Ertesi sabah okula götürüyorum, kargocu diye tutturdular yine. “Ya biz okuldayken gelirse ne olur?” “Ben evdeyim, merak etmeyin,” dedim.

Okuldan almaya gittiğimde ilk soru: “Anneaa, sürprizimiz geldi mi?” “Henüz değil.” “Yeaaaaaa :((”

Oğlan içeride oyuna dalıyor, iki dakika sonra bağırıyor, “Şey annea, ben oyuna dalmışken kargocu geldi mi acaba?” HAYIIIRRRR! “Şey annea, bugün şimdi yarın mı? Yarın gelecek demiştin ya. Yarın oldu mu? Yoksa bugün daha bugün mü?” DAHA YARIN OLMADI! BUGÜN DAHA BUGÜN! On dakika sonra “Şey annea, yarın oldu mu? Daha bugünde miyiz?” Ve on dakika sonra…

İnanmayacaksınız ama böyle böyle üç gün geçirdim. Sabır taşı olsa, kalkar kendi gümmm diye inerdi bebelerin kafasına. Ama ben dayandım!

Derken bir gün kapı çaldı. KARGOCU! “Koşun bebeler,” dedim, “kargo geldi!” Amanın bir de bebelerdeki mutluluğu görmeliydiniz. Göbek attılar, gerdan kırdılar kapıda. Bir yandan da “Yaşasın kargo, kargo!” diye tezahürat yapıyorlar. Yerde takla atıp sevinçle haykırıyorlar. Evde tam bir bayram havası! Kargocu ömründe görmüş müdür böyle tezahürat acaba?

Hele kolinin açıldığındaki çığlıkları görmeliydiniz! Bir yandan mutlu oldum, bir yandan da içim burkuldu yaa. Ayy sanki hiç bir şey almadık şimdiye kadar. Ay sanki ilk kez oyuncak görüyorlar. Bu ne kadar sevinç böyle?

Kız hemen çıkardı tarağını. Küpelerini taktı, neşeyle hart hart diye saçını taramaya başladı. Ayy meğer aynası da konuşmuyor muymuş? Cıngıl cıngıl bir müzik çalıp çok güzel oldun demiyor muymuş? Ben bile heveslendim valla. Fırsat bu fırsat, ben de güzeliğimi tescillendireyim bari dedim, hemen tarakla hart hart kafamı kaşağıladım. “Ulan ayna, söyle bana, var mı benden güzeli bu dünyada?” diye sordum aynaya. Tam da tutukluk yapacak vakti buldu şerefsiz! Salladım havada bir iki. “Konuş ulen, konuş!” diye haykırdım. Tak tak tak elime vurdum. Nutku tutuldu güzelliğimden herhalde. Çıtını çıkarmadı! Kıza gelince ötmeyi biliyor ama!

Gel gelelim oğlana. Onun oyuncağı parçalar halinde çıktı tabi. Ben de hiç beceremem böyle şeyleri. İki oğullu, bol idmanlı komşumu çağırdım. Birlikte kurduk. Sonra oğlan düştü oyuncağın içine, bütünleşti resmen, onu oradan çıkarabilene aşk olsun!

IMG_0284

Ben de sevinçle kuruldum kanepeme. Bir elime çayımı, bir elime kitabımı aldım. Artık birkaç yüzyıl oynar bebeler bu oyuncaklarla. Az beklemedik tabi. Nereden baksan koskoca üç gün! Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi, ama değdi doğrusu. Gari onlar içeride takılır, ben de keyfimi çatarım diye düşünüyordum.

O sırada oğlan geldi yanıma koşarak. “Anneciğiiim, harika bir fikrim var!” dedi. Merakla baktım yüzüne. “Sen en iyisi yine bilgisayarı aç, bize oyuncak seç, sürpriz yap, biz yine çok sevinelim, sen de mutlu ol!”

Hö?

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
Paylaş: