Meraklı bir millet olduğumuz malum. Merak aslında güzel ve gerekli bir şeydir. Tabi önemli olan neyi merak ettiğimiz. Ne yazık ki biz üstümüze hiç vazife olmayan şeyleri merak etmeye pek bir meraklıyız. Bu özelliğimizin üzerine bir de muhabbete meraklı olma sıfatımız eklenince ortaya olmadık muhabbetler çıkabiliyor. Özellikle yanınızda ikiz bebek arabasında bir çift bebeyle dolaşıyorsan. Mesela mı? Hmm şöyle:

İkiz bebeklerinizle gezerken en çok aldığın tepki “Hiiiiiiii ikizler mi?” oluyor. E aynı bebek arabasında, aynı boyda, aynı ende, benzer ya da aynı giyside, birbirinin karbon kopyası gibi bakan iki bebe ne olabilir? Tabi ki ikizler! Şimdiye kadar bir şey yoktu. Asıl muhabbet sırıtarak verdiğin “Evet, ikizler” cevabından sonra başlıyor:

–         “Ayyy ne güzeeeeel. Ben de hep ikiz istemişimdir.” Araştırmalarıma göre Türk kadının %99.99’a varan bir kısmı hep ikiz istiyor. Yani ne sanıyorlarsa ikizi. Gerçi ben de hep ikiz isterdim, o ayrı konu. Sanırım burada “Ne güzel işte ikisi birden aradan çıkıyor,” fantezisi devreye giriyor. Tabi o ikisi birden aradan çıkarken kaç kişinin canının çıktığından kimsenin haberi yok.

–         “İkisi de mi?” “Ha?!” Evet, yanlış duymadın. Az önce ikisi de mi ikiz sorusuyla karşılaştın. Buna ne cevap versem diye düşünme. Zaten karşı taraf sırf laf olsun diye sordu. “Evet,” de “İkisi de ikiz.

–          “Aaaaa ikisi birlikte mi ağlıyor bunların?” Niye ikisi birlikte ağlasın, kardeşim? Fark ettin mi bilmiyorum ama bunlar farklı organizmalar. Biri ağlarken öteki gülebiliyor. Biri ıkınırken öteki yemek yiyebiliyor. Gerçi biri ağlayınca özellikle ilk zamanlarda korkup ikincisi de ağlıyor. Hmm. Sanırım bu soruya kısmen evet cevabı vermek gerekiyor. Evet, bazen ikisi birlikte ağlayabiliyor. Ama bazen. O da ikiz oldukları için değil, bebek oldukları için.

–          “Aaa hangisi büyük?” İşte bu soru dangalaklığın daniskası olan soru. İkizler dedik ya, büyüğü küçüğü olur mu ikizin? Meğersem olurmuş. Ama bu konuda çok çelişkili ifadeler var. Kimine göre önce doğan büyük olurmuş. Tabi bir dakika önce geldi ya dünyaya, kim bilir kardeşi gelene kadar neler öğrendi bıdırık. Kimine göre de –sakın gülme gayet ciddiyim, bunu diyen koca koca insanlarla tanıştım, gayet de ciddi diyorlardı – evet, kimine göre de büyük olan küçüğe yol verirmiş. “Büyüklük bende kalsın, önden sen buyur, kardeşim,” dermiş. Bu durumda önce doğan küçük olurmuş. Anlayacağın gibi “Hangisi büyük?” sorusuna verilecek kesin bir cevap yok. İstersen konuyu hemen kapatmak için şu büyük deyip geç. İstersen de yukarıda açıkladığım felsefeler ışığında düşünüp bir açıklama yap. Ama sakın “Yaa bunlar ikizler, ikizin büyüğü küçüğü mü olur?” deme. Muhabbeti en az on beş dakika daha uzatırsın, benden söylemesi. “Hangisi önce çıktı? O çıkar çıkmaz öbürü çıktı mı?” gibi salak sorulara maruz kalabilirsin.

–          “Hangisi önce doğdu? Ne kadar önce doğdu?” Valla ben baygındım, bilmiyorum. Bu soruyla karşılaşacağımı bilsem normal doğumda ısrar eder, bir kronometreyle içeri girerdim. Doktorun dediğine göre Bebek A, 1 dk önce doğmuş. Yine de ben tam bilmiyorum, doktorun yalancısıyım.

Elbette bu kadar değil, devam edecek…

Paylaş: