İlk emzirme yazımı yazarken bunun finalini ne zaman ve nasıl yazacağımı merak ediyordum. İşte beklenen gün geldi çattı. Görkemli bir finalle emzirme sezonumu açılmamak üzere kapattım.

Çocukları emzirmek garip bir şey. Başta emsin diye ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz, sonra da bıraksın diye uğraşıp duruyorsunuz. Okuduğuma göre doktorlar 1-2 yaş arası uygun bir zamanda çocukları memmeden kesmeyi tavsiye ediyorlar. Herkes kendi uygun zamanını kendisi bilir. Ama yine de benim naçizane tavsiyem şu: Bebeleriniz büyüyüp bakkala çakkala “Benim annemin kocaman memmeleri var,” demeden önce bu işe bir son verin. Rezil oluyorsunuz Allah etmeye.

Açıkçası ben kızı okula gidene kadar emzirmeyi düşünüyordum. Hatta en azından Ramazan ayı kışa denk gelene kadar mübarek aya emzikli kategorisinde girmeyi planlıyordum. Ama bizim kız dokuzunca ay sonunda yeniden emicem diye tutturunca hayatı bana dar etmeye başladı. Memme de memme, memme de memme. Gece yüz kere kalkardı memme diye. Gündüz sürekli memme başına monteli yaşamak isterdi. Keseyim diye çok istedim ama her seferinde vazgeçtim, biraz daha sıkayım dişimi dedim. Sonra bir ara gece emzirmesini bıraktım. Geceler nispeten biraz daha rahat geçmeye başladı. Derken iki yaşına girdiler. Doktor “İki buçuğa kadar emzir, alerjiye çok yatkın vücudu, direnci artsın,” dedi ama uğraşamayacağım valla. Sinir geldi. Hem fiziksel zorluğu var hem de kızım dilleneli el içine çıkamaz oldum. En son benimle kalabalık içinde memme yenilir mi içilir mi konulu bir tartışmaya bile girdi. Artık kafası o kadar basıyor ki süte kendi çapında isim bile koymuş: memmesuyu. Milletin yanında memmesuyu, memmesuyu diye bağırıp duruyordu. Ben de “Hihihi yok meyve suyu diyor yok memba suyu diyor,” diye kandırmaya çalışınca da beni düzeltiyordu: “Hayıyy anneeaaa, meyvesuyu diiiill memmmesuyuuuu, memmeeee.” Bir de emme ritüeli uydurmuştu kendi çapında. Önce emiyor, sonra öpüyor, en sonunda da cici yapıp kendisi kapatıyordu. Biri aksadı mı basıyordu yaygarayı. Sonunda bıçak kemiğe dayandı, benim memmem benim kararım sloganıyla bir Pazar günü aniden sütten kesmeye karar verdim. Ama akşama ateşlenince vaz geçtim. Boğaz enfeksiyonu geçiriyormuş. O haftanın çarşambası baktım ki iyileşti hemen tekrar kesme işine giriştim.

Yaptığım ufak çaplı araştırmalar sonucu Anadolu kadının bebesini sütten kesmek için dört ayrı yöntem kullanmaya eğilimli olduğunu gördüm:

  1. Memmeye salça sürmek: “Kadının kalçası, yemeğin salçası,” sloganından yola çıkılarak üretildiğini düşündüğüm bu yöntemde, memme salça ile marine ediliyor. Bebe de görünce tiksiniyor ve emmiyor. Sonuç garanti. Ama açıkçası şu sıcakta memmeyi salçanın tuzu ile salamura edip pastırma kıvamına getirmeye cesaret edemedim. Ama yine de özellikle emzirmeye balla açılış yapanlar için salça ile kapanışı tavsiye edebilirim.
  2. Memmeye saç yapıştırmak: Tahminimce Türk kadını göçebe olduğu dönemde bu yöntemi kurtlardan esinlenerek geliştirdi. Yöntem kısaca şöyle: bir bukle saçınızı itinayla kesip memmeye yapıştırıyor ve kurt kadın rolü oynuyorsunuz. Saçınızı kesmek istemiyorsanız ya da kafanızda yeterli saç yoksa peruk da kullanabilirsiniz. Çocuk memmeyi saçı sakalı birbirine karışmış halde görünce tiksiniyor, emmeyi bırakıyor. Şahsen ben bebenin yerinde olsam bu sahne karşısında o zamana kadar yediklerimi de iade ederdim.
  3. Memmeyi yapıştırmak: Aha işte ben bu yöntemi kullandım. Bunun ideali yara bandı kullanmak ama ben halihazırda yara bandı bulamadığım için anam babam usulü şeffaf koli bandı kullandım. İyiydi hoştu da sıcakta sera etkisi yaptı, bir ara burnuma yanık kokusu geldi, onu hemen belirteyim.
  4. Karma yöntem: Adı üzerinde, bu yöntemde elinize ne geçerse salça, saç, bant, sarımsak… memmeye kaynak yapıyorsunuz. Çocuk tek bakışta emmeyi bırakıyor, hatta bu sahne karşısında yaşam sevincini de yitirmesi olası. O yüzden çok tavsiye etmiyorum.

Gelelim benim hikâyeme: Memmeyi güzelce bantladım, ilk istediğinde kıza gösterip biraz incelemesi için de zaman tanıdım. “Aaa, bak annecim, memme uf olmuş,” dedim. Cin cin kızım bakıp “Uf diiil anneeeaaa, yapışmııııışşşş,” dedi. “Evet,” dedim, “Hastalandı, yapıştı, doktora gidecek bugün.” Şanstan o gün de oğlan rahatsızlandı, iki bebem ve memmemle doktora gittik. Eve dönüşte kız tekrar emmek isteyince, “bak annecim doktora götürdük ya bugün memmeyi,” dedim. “Hıııı, eveeettt,” dedi. “Ne yaptı doktor memmeye,” dedim. O da başladı klasik doktor senaryomuzu anlatmaya:

“Memmenin ağzına baktıııııı.”

“Eveeeet.”

“Memmenin kulağına baktııııııı.”

“Eveeeet.”

“Memmenin sırtına baktııııııı.”

“Eveeeet.”

“Memmenin karnına baktııııııı.”

“Eveeeet.”

“İlaç verdiiiiiii”.

“Eveeeet.”

Gördüğünüz gibi kız memmenin check-up’a girdiğine yüzde yüz ikna olmuş haldeydi. O yüzden hiç ısrar etmedi. Bir iki kere daha sordu, aynı cevabı aldı. Konu kapandı gittiiiii. Bugüne bugün beş gündür temiz. Açık konuşmak gerekirse kızımdaki memme bağımlılığının bu kadar kolay biteceği aklıma bile gelmezdi.

Gelgelelim bir de bendeki duruma. Ben de bu kadar kolay bu işi bırakacağımı düşünemezdim. E yılların alışkanlığı, ağlarım zırlarım, durduk yere memmemi açar gezerim diye düşünmüştüm ama hiç tahmin ettiğim gibi olmadı. Gayet rahat atlattım bu dönemi. Sadece çocuk emmeyince bir iki gün gerginliğim oldu. Şaşırdım. Hâlâ sütümün olduğunu bilmiyordum. Kızımı sadece dudak tiryakisi sanıyordum. Dayanamadım bir kere rahatlatacak kadar sağdım. O da bitti gitti. İnanılmaz rahatladım. Oh be dünya varmış! Darısı tüm isteyenlerin başına.

Not: Memmenin aslında nasıl yazıldığını biliyorum. Ama sitenin adı, kız, oğlan olunca bir de içinde memme geçince meraklı ergenlerin tövbe estagfirullah çektiren aramalarında gugılda boy göstermek istemiyorum. Bilginize…

Paylaş: