Allah var şimdi, ben biliyordum başıma gelecekleri de daha önceden yazmıştım. Ama yine Allah biliyor ya bu kadar olacağını da tahmin etmemiştim. İki yaş sendromu bizim evi derinden sarstı. Bu gidişle de daha uzun süre de sarsacağa benziyor.

Bizim ev hâlâ bildiğiniz düzen; haremlik, selamlık yatmaya devam ediyoruz. Baba oğlanla bir odada, ben kızla bir odada. Dün sabah 5’te babası “Koş, oğlan çok ateşli” diye yanıma geldi. Bir gittim ki yanına aman Allah’ım, oğlan hakikaten yanıyor, ateşi gölgede rahat 50 derece. Hemen fitil yaptım, biraz suyla serinletmeye çalıştım, o sırada Kleopatra uyanmış, yanında olmadığımı fark etmiş, cızırdayarak geliyor. Beni yanında görememiş ya pek sinirli, olmajj olmajj diye mırıldanıyor. Oğlanı babasına bıraktım, uykusu açılmadan tekrar uyutmak için kızı aldım odamıza gittim. Normalde hemen dalar uykuya. Ben de uyutup oğlana koşma derdindeyim. Yatırdım. “Olmajjjjjjjjjjjjjj” diye bağırdı. “Ne istiyorsun, annecim?” dedim. “İstemiyoruuuuummm” diye bağırdı. Sonra aramızda üç aşağı beş yukarı şöyle bir konuşma geçti. Tabi bu konuşma sırasında  arka fonda kızımın bestelediği olmajjj isimli, içinde olmajjjdan başka kelime olmayan, oldukça yüksek bir perdeden zırıltı olduğunu unutmayın.

“Hadi uyuyalım, annecim,”

“Uyumıycam!”

“Tamam, uyuma canım.”

“Uyuycam!”

“İyi hadi uyu.”

“Uyumıycam işteeee!”

“Tamam, ne halin varsa gör.”

“Görmiyceeeem!”

“Kızım ne istiyorsun?”

“İstemiyoruuuummm.”

“Peki ne istemiyorsun?”

“İstiyoruuuummm.

 “Ayağımda sallayım mı?”

Olmajjjjjjjjjjjjjjjjj”

“Salıncağa koyayım?”

“Olmajjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjj”

“Kucağıma alayım?”

“Olmajjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjj”

“Defol be öf senle mi uğraşacağım!”

Olmajjj nakaratı

Ben daha fazla zırıltıya dayanamayarak:

“Kızım ne istiyorsun?”

“Kuncu” (Kucağıma sarılarak uyumak istiyor.)

“Tamam, gel kuncuma.”

“Olmajjjj”

“Annecim, sen kuncu istedin.”

“Düzgüüüüüüüüüüüüün.” (Düzgün sarılacakmışım.)

E böyle olur mu, şöyle olur mu derken sarıldım. Hâlâ kendini ittiriyor.

“Şimdi ne istiyorsun?”

“Ayak kuncu.” (Bacağımı da bacaklarının üzerine atacağım. O da tamam.)

“Olmajjjjjjjjjjjjjjj!”

“E ayak kuncu diyen sensin, hıyar! Niye beğenmiyorsun?”

“Düzgüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüün.”

La havle çekerek bacağımı hanımın istediği koordinatlara yerleştirmeye çalışıyorum, ama sürekli olmajjj diye zırlıyor. Bacağımı kesip eline veresim geliyor, nereye istiyorsa kendi yerleştirsin. Zor bela bacağımın konumunu beğeniyor. Ama yine bir zırıltı.

“Neeee??????????? Ne istiyorsun?”

“Panda!”

“Tamam, panda anlatayım.”

“Olmajjjjjjjj.”

“Off yettin artık, ona yok buna yok. Zıbar be!”

“Zıbarmıycaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaam.”

Daha bu konuşma ne kadar devam etti bilmiyorum. Tepem iyice attı, bacağından tutup duvarlara çalarım korkusuyla iki kere odayı terk ettim. Her seferinde zırlayarak peşimden geldi. Babası sakinleştiremedi. En sonunda zırlamaktan bayıldı. Tabi bu sırada gün çoktan doğmuştu.

Bir tivit attım, 2 yaş krizi tırmandı diye. Bir arkadaş “Jandarma dediğinde jandarcam diye bağırmıyorsa bil ki daha tepeye ulaşmadın,” yazmış. Hemen denedim, yine sinirli bir anında “Jandarma” dedim, “candarıyoruuuuummmm işteeee,” diye bağırdı. Anladım tepedeymişiz.

Bu ne şimdi? Efendim, iki yaşın bağımsızlık hareketleriymiş, kimlik bunalımıymış, kendini ispat çabasıymış, ilk sosyal gelişimiymiş, küçük ergenliğiymiş (bi de bunun büyüğü var yani), otoriteye dirençmiş… Dün aldım karşıma konuştum: “Bak yavrucum,” dedim “biz anan-baban olarak zaten senin özerkliğini kabul ediyoruz. Kendine milli marş besteleyebilirsin. Hatta istersen donundan da bayrak yaparım. Toprak kaygın varsa beşiğini al, gösterdiğin yere kurarız, içinde mutlu mesut yaşarsın. Bayrağını da tepene dikeriz. Vergi falan da istemiyoruz. Yeter ki bir son ver şu işe.” Cevabı hiç gecikmedi “Olmaaaaaaaaaaaajjjjjjjjjjj.” Sanırım bizi sürgüne göndermeden kendini tam bağımsız hissetmeyecek.

Diyeceğim o ki tıp dünyası uyuyor mu, kardeşim? Ne çektiğimizi görmüyor mu? Artık bu gidişe bir dur deme vakti gelmedi mi? Oturdukları yerden daha kaç çocuğun iki yaş sendromuna girip ailesini mahvetmesine seyirci kalacaklar? Şuna bir çare bulsunlar. İlaçsa ilaç, iğne ise iğne, terapi ise terapi. Bebelere yapılamıyorsa bize yapsınlar bari. En azından sağlık bakanı çıksın, “Araştırıyoruz, ediyoruz, rahat olun, halledeceğiz,” falan desin, halkı rahatlatsın be. Olmaz mı? Durun, durun, biliyorum ben bu sonunun cevabını: OLMAJJJJJJJJJJJ.

not: he bu arada merak edenler için oğlan çok şükür daha iyi.

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
Paylaş: