Ben küçükken, küçük bir şehirdeydik. Çevremde çalışan anne tek tüktü. Onların çocuklarına da hep apartman görevlilerinin eşleri bakardı. Apartmanımızda bir edebiyat öğretmeni kadın vardı, hiç unutmuyorum. Üç dört yaşlarında sevimli bir oğlu vardı. Ona da apartman görevlisinin karısı bakardı. Oğlan çok ağır bir şiveyle konuşurdu. “Bakaleeeeeeeeeeeee” diye bağırırdı çocuk annesinin arkasından ya da “Abovvvvv bu ne gııızz” falan derdi. Annesi çok utanırdı çocuğun konuşmasından. “Öyle denmez oğlum, böyle denmez oğlum,” diye düzeltir dururdu.

Şimdi ben edebiyat öğretmeni değilim. Ama açık konuşayım, ilkokulda Türkçe dersini daima pekiyi ile geçmiş bir insan olarak bile bazen bebelerimin konuşmasından utanç duyuyorum. Anacım, şimdiye kadar gelen bakıcılar gayet düzgün konuşurlardı. Anası babası desen -bakmayın burada hö mö dediğime- gayet kibar insanlar. Benim bebeler bir konuşuyor, sanırsın doğuştan şiveyle doğdular. Kalıbımı basarım Rus gelin Eva, Alman gelin Helga, kapıcının karısı  Döne bile daha güzel konuşuyor bunlardan. 26 aydır “geldim” diyorum onlara hâlâ “galdim” diyorlar yahu. Bir tek “galdim”le iş bitse…

Bakın evdeki muhtelif konuşmalardan birkaç tanesini dizeyim size:

Geçen gün markete gidiyoruz. Arabadaki konuşma aynen şu:

Kız: Ahmişçim, nareye gidiyoz?

Oğlan: Merkete, Melike, merkete.

Kız: Aaa, evet, merkete galdik.

***

Sabah kız süt içiyor.

Oğlan: Şüppaaaaaaaaaaaaa

Anne: Sen de mi süt istiyorsun, oğlum?

Oğlan: Sen de! (Yani evet, ben de süt istiyorum demek istiyor)

***

İçeri odada bir türlü çözemediğim bir kavga var. Hâlâ da dertleri neydi tam olarak anlamış değilim. Sanırım oğlan sürdüğü arabanın önüne kızın geçmesine kızdı.

Oğlan: Mekkiiiiiiiiii, durma beni.

Kız: Durcam seni!

Oğlan: Mekkiiiiiiiiiiiiiiiiiiii, beni durma

Kız: Seni durcam işte!

***

Bunun benzeri bir kavga da:

Oğlan: Melikeeeeeeeeeeee vurma beni!

Kız: Vurcam seni işte ah ah!

Oğlan: Ah yapma beniiiii!

Kız: Ah yapcam seni!

***

Yine bir gün kavga sırasında:

Kız: Annea, Ahmiş bana tekmek sallıyo.

Oğlan: Hayır, tekmek sallamıyom. Ah vuruyom.

***

 Kız kucağıma çıkmak istiyor:

Annesi beni kuncuma al.

Hadi bunlar anlaşılan konuşmalar. Bir de anlaşılmayanları var. Mesela oğlanın “Annea dardit beniii” demesinden kim ne anlar? (Anne bana yardım et.) Ya da “baaazzz daaaa şüppaaaa” lafını kaç kişi çözebilir? (Biraz daha süt.)

Bazen bu bebeler Türkçe’yi nereden öğreniyorlar diye çok merak ediyorum. Benim daima pekiyi alan şahane Türkçem’den öğrenmedikleri kesin. Benim herif desen tam bir İstanbul beyefendisi. Başka da bir insan gördükleri yok. Peki bu korkunç Türkçe nereden geliyor? Aklıma tek bir cevap geliyor ama söylemeye çekiniyorum: Açıkçası evde gizli bir yatılı yabancı bakıcı varlığından şüphe ediyorum. Bunun başka bir açıklaması olamaz!

Paylaş: