Bir önceki yazıya gelen yorumlar için çok teşekkür ederim. Sayenizde yeni fikirler edindim. Buradan ve diğer yerlerden gelen yorumlara bakılırsa bebelere boyama kitabı vermem pek tavsiye edilmiyormuş. Bakalım ahir zamanda daha neler duyacağız. Boyama kitapları bebelerin hayal gücünü kısıtlıyormuş. O yüzden ellerine verecekmişim kâğıdı kendileri çizsinlermiş resimleri. Valla hayal gücü durumunu bilmem ama boyama kitaplarının el-göz koordinasyonunu geliştirdiği kesin. Önceden kız tavşanın gözünü boyamak için tüm sayfayı badana boya yapardı, şimdi sadece tavşanın kafasını, boynunu bir de havadaki bulutu boyuyor. Yavaş yavaş çemberi daraltmayı öğrendi anlayacağınız.

Dediğim gibi daha minnacıklarken verdim ben boyama kitaplarını ellerine. Sizin yorumlar üzerine de acaba hayal güçlerinde çok zayiat verdim mi diye telaşlandım. Hemen ellerine birer boş sayfa ile kalem vererek durumu ölçtüm. Aha durum budur:

durum

Bu şahane resmi oğlum çizdi. Ve ben ona kesinlikle şunu çiz bunu çiz demedim. Çizince “Bu ne annem?” dedim. Kendisi yorumladı resmini. Sağ baştan sayıyorum: yukarıdaki resimde bir adet kedi, bir ağaç ve bir de ev görüyorsunuz. Muhtemelen kedi intihar etmiş, ağacın dalında sallanıyor, ağaç da evin camından çıkmış. Türkçesi yeterli olmadığı için bu kadar açıklama yapamadı kendisi. Gördüğünüz gibi hayal gücü gayet yerinde. Derin bir nefes aldım.

Feysciğime bu konuyla ilgili bir de video koyuyorum. Az sonra yüklenmesi bitecek. http://www.facebook.com/birkizbiroglan. Git gide feyse de alışıyorum, bakalım. Video için girdiğinizde lütfen daha önce beğenmediyseniz sayfamı beğenmeyi unutmayın. Benim için sorun değil ama feys aleminde önemliymiş böyle şeyler. Biz de raconu bozmayalım.

Paylaş: