Bu aralar her yazdığım yazıdan sonra kendimi yalanlamaya başladım. Bu durumdan hiç memnun değilim, ama şunu yazmadan da geçemedim.

Az önce yatağın tepesinde bebelere yemek yediriyordum. Oğlan su istedi. Tam karşımızda yarım bardak su var. Onu almak için hamle yaptığım sırada kız da suuuuuuuuuuuu diye bağırdı. “Önce kardeşin istedi, ona vereceğim,” dedim. Kız “Annecim, ben vereyim mi kardeşime?” dedi. Yine göğsüm kabardı, “Tabi canım, hadi sen ver kardeşine,” dedim. Bir yandan da ne mükemmel çocuk yetiştirdiğimi düşünüyorum, kendimle gurur duyuyorum filan. Kız koştu, bardağı aldı, sırıtarak bana döndü: “Hele dur bir ben içeyim de, sonra veririm,” dedi. Benim şaşkın bakışlarım arasında bardağı tepesine dikti. Bu sırada oğlan “Benim sıraaaammm. Mekki suyu bitirmeeee,” diye bağırdı. Bardağın dibindeki son yudumu bırakarak kız bardağı oğlana verdi: “Bitirmedim, Ahmişcim, sana da ayırdım, şimdi içebilirsin.”

Kabul ediyorum, bu cadılığı ben bile düşünemezdim. Boynuz daha iki yaşında kulağı geçti. Geleceğimden endişeliyim!

Paylaş: